Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Su Kullanım Hakkı Anlaşması ile özel sektörün bin 461 hidroelektrik santrali için başvuru yaptığını belirterek, ''Bunun toplam kurulu gücü 20 bin 646 megavattır. Yani 65 milyar kilovat/saat yılda enerji elde edilecek. Yani nereden bakarsan 58 milyar dolarlık bir gelir, yılda boşa akan sulardan elde edilecek'' dedi.
Ülke genelinde inşa edilecek 61 hidroelektrik santralinin temeli, DSİ Genel Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen törenle atıldı. Törene Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Dengir Mir Mehmet Fırat, Necati Çetinkaya, projeyi hayata geçiren firma temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Bakan Eroğlu, suların boşa akması nedeniyle yılda yaklaşık 8 milyar dolarlık enerjinin boşa aktığını belirterek, ''Bu bir milattır. Çünkü düşünün 50-60 yıldan bu yana potansiyelin ancak 12 bin megavatlık bir kısmı değerlendirilebilmiş. Bu da yüzde 20-25'e tekabül ediyor. Yani 130 milyar kilovatlık potansiyelin ancak 30 milyar kilovatlık kısmı kullanılabilmiş" diye konuştu.
Türkiye'de inanılmaz birçok yönde değişim olduğunu söyleyen Eroğlu, enerji ihtiyacının kalkınma hızına paralel ve onun üzerinde seyrettiğini kaydetti. Türkiye'nin 2010 yılı enerji ihtiyacının 230 ila 237 milyar kilovat/saat, 2020 yılında ise 406-499 milyar kilovat/saat olacağının tahmin edildiğini belirten Eroğlu, enerji talebindeki yıllık artışın yüzde 8 civarında olduğunu dile getirdi. Bakan Eroğlu, iş adamlarının yatırım yapacakları en önemli alanın enerji sektörü olduğunu ifade ederek, Su Kullanım Hakkı Anlaşması ile özel sektörün bin 461 hidroelektrik santrali için başvuru yaptığını belirtti. Eroğlu, ''Bunun toplam kurulu gücü 20 bin 646 megavattır. Yani 65 milyar kilovat/saat yılda enerji elde edilecek. Yani nereden bakarsan 58 milyar dolarlık bir gelir, yılda boşa akan sulardan elde edilecek'' dedi.
Özel sektörün başvurduğu hidroelektrik santral projelerinin yapım maliyetinin 25 milyar doları bulacağını dile getiren bakan Eroğlu, şöyle konuştu: ''Yani 25 milyar dolarlık bir yatırımı merkezi yönetim bütçesinden alıp özel sektöre devretmiş oluyoruz. Bunun şu faydası var; şu ana kadar 13 bin megavatı merkezi yönetim bütçesiyle gerçekleştirmişiz. 20 bin megavatı gerçekleştirmek için de en az 50-60 yıl gerekiyordu. Tahmin ediyorum ki şu anda müracaat eden şirketler bu büyük projelerin 4-5 yıl içinde yüzde 80'ini tamamlayacaklar.Özellikle hayalimde olan iki proje vardı; Boyabat ve 7 Göze. Onların da gerçekleşmiş olması benim mutluluğuma mutluluk kattı. Çünkü Boyabat projesinin gerçekleştirileceği yeri gördüğüm zaman gecikmiş olması yüreğimi dağlamıştı. Saçımı başımı yolmuştum adeta. Ayrıca, sulamayı bekleyen fakat bir türlü birtakım ihtilaflar nedeniyle yapamadığımız 7 Göze Barajı'nın da -ki 75 bin hektarlık alanı sulayacaktı- önünün açılması ve kısa zamanda yapılacak olması gerçekten bize mutluluk veriyor. Benim birkaç talebim var buradan; ilgili bakanlıkların mutlaka özel sektöre yardımcı olması gerekiyor. Onların önündeki engelleri aşmamız gerekiyor. Artık bu mantıkla çalışmamız lazım. Bizim bakanlığımızla ilgili problemleri hallediyoruz."
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, devletin ekonomiden elini çekmesi gerektiğini belirterek, "Ekonomik faaliyetlerde özel sektörün olması gerekiyor. Enerjisi olmayan bir ülke, çek kuyruğunu bir işe yaramaz" dedi.
61 hidroelektrik santralinin temel atma töreninde konuşan Bakan Unakıtan, 61 adet hidroelektrik santrali yapılarak Türkiye'nin enerji atılımı gerçekleştirdiğini belirterek, "Türkiye nasıl kalkınır, ama mevzuatı müsaade etmiyor. 61 barajın aynı anda inşaatı başlıyor ve elektrik enerjisine dönüşüyor. Enerjisi olmayan bir ülke, çek kuyruğunu gitsin, bir işe yaramaz. Hükümet kalkınmanın temeline özel sektörü koyuyor. Özelleştirmelerde yapısal reform şart. Kalkınmayı sağlayabilmek için ekonomiyi özel sektöredevretmek gerekir. Rekabetin olmadığı bir yerde gelişme ve kalkınma olmaz. Rekabeti sağlamak gerekiyor. Ekonomik faaliyetlerde özel sektörün olması gerekiyor. Devletin ekonomiden elini çekmesi gerekiyor. Hükümet olarak üretim tesislerini özelleştireceğiz" diye konuştu.
Türkiye'nin enerji açısından dışarıya 52 milyar dolar para ödediğini ifade eden Unakıtan, "Hükümetin çalışması ile enerjimizi kendimiz üretiyoruz. Kendi imkanlarımızı harekete geçiriyoruz. Dünya enerji krizine karşı harıl harıl çalışıyor. Elimizde imkan var ama kullanamıyoruz. Özel sektörün önünde hangi imkanlar varsa kaldırmak gerekiyor. Ülkemizi seviyorsak engelleri ortadan kaldıralım. Dışarı para ödemekten kurtulacağız. İşte cari açık böyle önlenir. Neden petrolü olan ülkeler cari fazlalığı veriyor" dedi.
Su kullanım hakkını genişletmek gerektiğini belirterek ormanların özeleştirilmesini isteyen Unakıtan, "Sayın Eroğlu, Türkiye'de ormanları hiç iyi işletemiyoruz. Kanada'ya gittim, ormanları çok iyi işletiyor. Kuzey ülkelerde çok güzel yapıyorlar. Türkiye'de ormanları ve madenleri verip işletelim. Mesela Çinli gelmiş Afyon'da mermercinin dükkanında kapıda bekliyor. Burası Afrika değil ki, işletip batalım. Diğer milletler işletiyorsa biz de işletelim. Onlar gökten zembille mi iniyor? İşte Türkiye'de işsizlik böyle giderilir. Fransa 6 misli üretim yapıyor. Katma değer yüksek ürünler yapıyor. Türkiye niçin yapmasın?" şeklinde konuştu.
Enerji Bakanı Hilmi Güler ise, "Enerjide hiçbir şey yapılmıyor" diyenlere bu toplantının örnek olacağını belirterek, bu projeyle 30 milyar doların yönetileceğini söyledi. Güler, "Kemal Unakıtan ağabey bu projeyi çok seviyor. Çünkü devletten bu proje için para almadık. Çevreci bir yatırım. Bu çalışma insana rağmen değil, insan için bir projedir" dedi.
Türkiye olarak 21. yüzyılda enerji anlamında her şeyin farkına yeni vardıklarını ifade eden Güler, "Hükümet olarak 3 rüzgar santralini tekrar açacağız. Rüzgar eserken es geçmeyeceğiz. Kurulu gücümüzün 3 katı kadar proje gerçekleştiriyoruz. Yanlış yöne giden trenin raylarını değiştirdik. Bununla birlikte 3 bine yakın enerji KOBİ'sini devreye soktuk. Yatırım Anadolu'ya yayılıyor. Bu çalışmalarla suyu son damlamıza kadar kullanacağız" diye konuştu.
Bakan Güler, hükümet olarak 2023 projesini 2013 yılına çektiklerini belirterek, Türkiye'nin tükettiği elektrikten iki kat güneş enerjisi olduğuna dikkat çekti. Devrim niteliğinde çalışmaların olduğunu anlatan Güler, bu projeyle kurtuluş savaşını gerçekleştirmiş olacaklarını dile getirdi.
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ise konuşmasında, dünyanın 1930 yılından sonra en büyük krizleri yaşadığını belirterek, "Dünyada gıda, enerji ve kredi krizi yaşanıyor. Kaynakları çeşitlendirme ve verimliliği artırma kararlılığı gösteriyoruz. Dünyada enerji önemli bir unsur. Kaynakların ön plana çıkması için özel sektör aracılığıyla yapılması gerekiyor. Uzun soluklu kalıcı adımlar atılması gerek. Türkiye'de 1 aydan bu yana güzel şeyler oluyor. İş gücü piyasasında büyük reform yapıldı. Elimizde imkan var ama devletin imkanı mümkün değil. Özel sektörle ilgili engelleri ortadan kaldırmak gerekiyor. Dışarıya para ödememekle cari açığı ortadan kaldırmış olacağız" şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından bakanlar, canlı yayın aracılığıyla hidroelektrik santrallerinin temelini attı.