Galeri
Yarışma
Erkek
Kadın
Teknoloji
Beyazperde
Kent Rehberi
Otomobil
Online Akademi
ArÅŸiv 
Mynet haber bugün 5,938,819 kişi, bu haber 199 kişi tarafından okundu.
   
İlk tokatı esnaf yedi

İlk tokatı esnaf yedi

Güncelleme:15 Temmuz 2008 12:18

Sanayi ve Ticaret Bakanı  Zafer ÇaÄŸlayan, siyasi istikrar konusundaki şüphelerin Türkiye ekonomisini durgunluÄŸa sürüklediÄŸini, durgunluk dönemlerinde de ilk tokadı esnaf kesiminin yediÄŸini söyledi. Türkiye'de bir ekonomik kriz yaÅŸanmasının mümkün olmadığını belirten ÇaÄŸlayan, "Kriz kelimesi çöpe atılmıştır. Kriz konusunda aksini söyleyecek kim varsa tartışmaya hazırım" dedi.

 Sanayi ve Ticaret Bakanı ÇaÄŸlayan, MYNET HABER'den Emin Pazarcı'nın sorularına ÅŸu cevapları verdi:

 Soru: Türkiye'de muhalefet de dahil pek çok çevre, "Türkiye'nin çok sıkıntılı ve buhranlı bir döneme girdiÄŸi" yorumunda birleÅŸiyor. Türkiye'nin içinde bulunduÄŸu sıkıntılar ekonomi ve sanayiyi nasıl etkiliyor?


 Ã‡aÄŸlayan: Türkiye, son 5,5 yılda ekonomik anlamda son derece önemli geliÅŸmeler kat etti. Ben bir sanayici olarak bunları filan yaÅŸadım ve gördüm. Gerek Türkiye'nin dünyadaki ekonomik sıralamasında, gerek ihracat performansında, gerek kiÅŸi başına milli gelirde çok önemli geliÅŸmeler kaydedildi. Bunların temelinde tabii ki siyasi istikrar vardı. Bunların hepsi, siyasi istikrarın sayesinde oldu. Siyasi istikrarla birlikte ekonomik istikrar da saÄŸlandığı zaman, iÅŸ aleminin önü açıldı, ona gerekli güven ortamı saÄŸlandı. Yapısal reformlar yapıldığında ve rekabet edebilecek bir noktaya kavuÅŸturulması yolunda yapılan düzenlemeler olduÄŸu zaman, Türk özel sektörünün de baÅŸarısı ortaya çıktı. Burada, bu iÅŸin birinci derecede pay sahibi siyasi istikrardır. O saÄŸlandığında ekonomik istikrar gelir. Ancak bir laf vardır, "Tarlada izi olmayanın, harmanda sözü olmaz" derler. Dolayısıyla Türk Özel Sektörü de bu dönemde siyasi istikrarın kendisine saÄŸladığı avantaj ve bir bir önündeki önündeki problemlerin kaldırılması ile özellikle Ak Parti hükümetlerinde özel sektör-kamu diyalogunun yüksek bir ÅŸekilde tesis edilmesiyle baÅŸarısını ispatladı. Bugün 659 milyarlık gayri safi milli hasıla Türk Özel Sektörü marifetiyle olmuÅŸtur. İhracat Türk Özel Sektörü marifetiyle olmuÅŸtur. Yani, Trük Özal Sektörü'nün önünü açtığınız zaman tutana aÅŸk olsun. Yeter ki ona uygun ortamı saÄŸlayalım.

 Soru: Ancak bu siyasi istikrar bozulma noktasına geldi. Önümüzde bir kapatma davası var…

 Ã‡aÄŸlayan: Åžuna geleceÄŸim… Bu istikrarın saÄŸlanması ile beraber, Türkiye'ye dışarıdan gelen yabancı sermaye de ilgi gösterdi, Türk Özel Sektörü'nün dışında. Yıllardır 1 milyar doları görmeyen yabancı doÄŸrudan sermaye biliyorsunuz geçen yıl 22 milyar dolara çıktı. Türkiye, ihracatta çok önemli aÅŸamalar kat etti. Burada tekrar söylüyorum, bunların hepsinin altında birinci derecede siyasi istikrar ve siyasi istikrarın getirdiÄŸi ekonomik istikrar var. Yani iÅŸ alemi önünü gördü. Bugün Türkiye'ye dışarıdan doÄŸrudan yabancı sermaye gelmiÅŸse, Türkiye'nin geleceÄŸine güvenerek geldi ve Türkiye gerçekten çok önemli bir konumda. Bugün rekabet imkanını kaybetmiÅŸ bir Avrupa ve yüksek anlamda rekabet imkanını yakalamış Uzak DoÄŸu arasında çok önemli bir koridoruz. Türkiye bugün lojistik alt yapısı ve bu coÄŸrafi konumuyla baktığınız z aman çok önemli avantajlar elde edebilecek bir konumda.

 

 Soru: Benim soruma gelirsek…

 Ã‡aÄŸlayan: Åžimdi geliyorum sizin sorunuza… Tabii, ÅŸu andaki geliÅŸmeler ister istemez ekonomiyi etkiliyor.

 

 Soru: Nedir bu etkiler?

 Ã‡aÄŸlayan: Birincisi, bir kere dünyada çok önemli bir ekonomik kriz yaÅŸanıyor. Türkiye bir dünya ülkesi. Dünyanın 17. büyük ülkesi ve Haziran sonu itibariyle 124 milyar dolar ihracat yaptık. İhracatımızın yüzde 60p'ını Avrupa BirliÄŸi'ne yapıyoruz.

 Soru: Ama bunun büyük bir bölümü de ithalata dayalı. İhracat artarken, ithalat da artıyor.

Çağlayan: Katılmıyorum. Artacaktır, mutlaka. İthalatın tamamını getirip ihracat şeklinde koyarsak, yanlış bir yönlendirme olur. Tabii ki burada faizin yüksek olması ve dövizin düşük olmasının getirdiği bir dezavantaj var. İthalatın fazla olması bu yüzden. Ancak, otomotiv sektöründe yapılan her 100 dolarlık ihracata karşı 43 dolarlık ithalat söz konusudur. Bakın ben size Türkiye'nin ihracat birincisi sektörden bahsediyorum. Olaya böyle bakmak lazım. İthalattaki sebep kur politikasıdır. Kurun düşük tutulup, Türk lirasının aşırı değerlenmesidir, diğer taraftan faizlerin yüksekliğidir. Tekrar şuna geleceğim, dünyada çok önemli bir ekonomik kriz yaşanıyor. Bugün Amerikan ve İngiltere merkez bankaları banka kurtardılar. Böyle bir alışkanlıkları yoktu onların, bizde vardı bu eskiden. Niye, çünkü mortgage kaynaklı kriz çok önemli gelişmeler yaşattı. Bununla beraber gerek şu anda Amerikan ekonomisinde devam eden sıkıntılar, gerek Avrupa ekonomisindeki durgunluklar, biliyorsunuz ABD'de Başkan Bush bu durgunluğu aşmak için 150 milyar dolar para dağıttı. Faizler 5,25'ten 2'lere düştü. Yüzde 60 mertebesinde bir düşüş bu. Niye, bir durgunluk söz konusu. Türkiye, böyle bir ortamda bugün içinde bulunduğumuz maalesef problemlerle karşı karşıya kaldı. Bunlarla birlikte yabancı doğrudan sermayenin Türkiye'ye gelişinde bir kararsızlık başladı.

 

 Soru: Çıkış da var mı?
 Ã‡aÄŸlayan: Çıkış sıcak portföyde, doÄŸrudan sermayede yok. Yatırım çünkü öyle kısa vadeli gelip çıkamaz. Onlar para hareketi, sermaye hareketi. Ben onlardan bahsetmiyorum. Benim bahsettiÄŸim Türkiye'ye yatırım için gelecek olan yabancı doÄŸrudan sermayede ÅŸu anda "acaba"lar var. Onlar Türkiye'nin siyasi istikrarına geldiler ve serbest piyasa ve liberal ekonominin kurallarını uygulayan bir hükümet olduÄŸu için geldiler. Olmazsa yine gelmezler. Tek başına siyasi istikrar da yetmez. Ekonomik mantalitenin koymuÅŸ olduÄŸu ÅŸartlar da önemlidir. Bunların hepsini alt alta koyduÄŸumuzda, evet sıkıntının birincisi dışarıdaki ekonomik menfi geliÅŸmelerdir, Türkiye'nin de bir dünya ülkesi olması, ihracatıyla ve gerek ithalatıyla. İkinci olarak içerideki bu sıkıntı.Üçüncüsü de faizlerin yükselmesidir.

 Soru: Ne kadar Türkiye'nin faizlerin yükselmesindeki kaybı?
 Ã‡aÄŸlayan: Ben onu bilmem. O konuda bir rakam getirirsek yanlış bir yorum olur. Çünkü bu çok göreceli bir uygulamadır, bugün böyledir, yarın deÄŸiÅŸir. Faizlerin yüksek olduÄŸu ortamlarda insanlar tüketim taleplerini ertelemeye baÅŸlarlar. İster istemez ilk sıkıntısı da bunun esnafta ortaya çıkar.

 

 Soru: Pek çok çevre "Türkiye'de kriz var ve krizin ilk vurduÄŸu kesim de esnaf" yorumunu yapıyor. Siz buna katılıyor musunuz?
 Ã‡aÄŸlayan: Yani kriz kelimesi çok yanlış bir kelime. Ben kesinlikle kriz kelimesine katılmıyorum. Krizin insan vücudunda çok önemli hasarlar getireceÄŸi aÅŸikardır. BaÅŸ aÄŸrısına kalkıp "kriz" demek doÄŸru olmaz. Bugün siyasi istikrar konusunda şüphelerin sıkıntıların olduÄŸu, diÄŸer taraftan faizlerin yüksek olduÄŸu ortamda insanlar alış-veriÅŸ yapmazlar. Elbise almazlar, ayakkabı almazlar, yiyecek içeceklerini kısarlar, ev ve araba almazlar. Bu yüzden ekonomi süratle durgunluÄŸa gider. GirdiÄŸi zaman da ilk tokadı esnaf kesimi yer.

 

Soru: Şu anda esnaf tokat yemiş durumda mı?
 Ã‡aÄŸlayan: Berberdir, kasaptır, manavdır, küçük tadilatçıdır bunlar. Esnaf kesimindeki sıkıntılar bir deÄŸiÅŸim ve geliÅŸimle ortaya çıkmıştır. 5 yıl öncesinde Türkiye'de ikinci el otomobiller satılırdı. Bu insanlar da giderler atölyelerde tamirat yaptırırlardı. Bugün Türkiye otomobil üretimi ve satışında çok önemli bir merhale kat etmiÅŸ durumda. Satılan bu otomobillerin yüzde yüzü 2 yıldan baÅŸlayan ücretsiz bakım garantisine sahipler, yedi yıla kadar gidiyor bu. Böyle bir ortamda oto sanatkarlarının iÅŸ yapması mümkün deÄŸildir. Bugün 249 YTL'ye 8-10 taksit gülmek ve kravat dahil elbise satıldığı bir ortamda bir 300 YTL'ye elbise dikmesi mümkün deÄŸildir.

 Soru: Bu durum iÅŸsizliÄŸi de körüklüyor.
 Ã‡aÄŸlayan: Her ÅŸeyi körükler. Bakın bugün kuraklık olması ve çiftçinin sıkıntıya girmesi de ister istemez esnaf kesimini etkiler. Çiftinin elinde para olacak ki, gidip esnaftan alış-veriÅŸini yapsın. Burada bütün mesele ÅŸu: Türkiye önü açık bir ülke. Ben bunu 27 yıl sanayicilik yapmış bir insan olarak söylüyorum. Ayrıca Türkiye ekonomik anlamda çok önemli kazanımlar elde etmiÅŸtir. Gerek turizmde, gerek sanayide, gerek ticari potansiyelinde. Biz bunları tek tek görüp, tek tek fotoÄŸraflıyoruz. Trük müteÅŸebbisi dünya ile tanışmış, dünya ile kucaklaÅŸmış. 2008 yılında 125 milyar dolarlık ihracat hedefimizi Haziran ayında yakaladık, biliyorsunuz. 124 milyar dolarlık rakam yakaladık. Bu tablo içinde biz uygun ortamı, uygun iklimi yakalarsak, inÅŸallah çok kısa süre içinde daha iyi yerlere gelir. Yargı, tabii ki yargıya karşı saygımız sonsuzdur, en önemli temel unsurlarımızdan biridir, yargının bağımsızlığı son derece önemlidir, inanıyorum ki Türkiye için en doÄŸru karar verilir.

 

 Soru: Peki bir kapatma kararı Türk ekonomisini ve sanayisini nasıl etkiler?
 Ã‡aÄŸlayan: Ben olumsuz bir ÅŸey olmayacağı kanaatindeyim. Ben hukukla ilgili bir konuda ÅŸunu söylüyorum: Benim temennim inÅŸallah Türkiye için en doÄŸru ÅŸey neyse onun olacağıdır.

 Soru: Siz Türk ekonomisinin ayaklarının saÄŸlam bastığını söylüyorsunuz. Olumsuz bir durumda ciddi bir kriz çıkar mı?
 Ã‡aÄŸlayan: Olmaz, hayır. Bakınız niye olmaz. 2001'de kriz olduÄŸunda bir kere koalisyon hükümetleri vardı. Koalisyon ortakları arasında da sorun bulunuyordu hatırlarsanız. Dışarıdan bakan getirilmek zorunda kalınmıştı. DiÄŸer taraftan 2001 yılındaki Türkiye'nin borç yapısı ile bugünkü borç yapısı birbirinden çok farklı. 2001 yılındaki Merkez Bankası'ndaki stokla bugünkü stok çok farklı. Bugün kamunun net iç ve dış borcunun Gayri Safi Milli Hasıla'ya oranı yüzde 30'un altındadır. Avrupa BirliÄŸi kriterleri yüzde 60'dır. DiÄŸer taraftan bugün Türkiye'nin bütçe açığı Gayri Safi Milli Hasıla'nın yüzde 1,5'inin altındadır. Mastrich kriterleri yüzde 3'tür. Bütçe açığınız fazla deÄŸilse, borcunuzun Gayri Safi Milli Hasıla'ya oranı çok düşükse, ekonomik anlamda bir stabilite saÄŸlamışsanız ve Merkez Bankası'nda da 75 milyar dolarlık bir döviz rezerviniz varsa niye kriz çıksın?

 

 Soru: Zaman içinde ortaya çıkabilecak siyasetteki bilirsizlikler bir sıkıntı ortaya çıkartmaz mı?
 Ã‡aÄŸlayan: Sıkıntı ayrı, kriz ayrı. Kriz kelimesi bana göre çöpe atılmıştır. Bu konuda aksini söyleyecek kim varsa da tartışmaya hazırım. Bugün saniyede Cumhuriyet tarihinin çok önemli bir çalışmasını yapıyoruz. Ben yıllarda Sanayi Odası BaÅŸkanı olarak bunu çok istedim. Åžimdi sanayi envanteri çalışması yapıyoruz. Türkiye'nin neresinde ne kadar sanayi tesisi var, ne üretiyor, ne kadar insan çalıştırıyor, bunların karlılığı ne kadardır, aktif pasif dengesi nedir, hepsini tek tek ÅŸu anda inceliyoruz. Ondan sonra sanayi stratejisini bu YILIN Eylül sonuna kadar bitireceÄŸiz, Sanayi envanteri ve sanayi stratejisi, Cumhuriyet Tarihi'nin ilk çalışmasıdır. Bu bittikten sonra hangi sektörü nerede ve nasıl destekleyeceÄŸimizi Ekonomik Koordinasyon Kurulu'nda belirleyeceÄŸiz. Yeni bir teÅŸvik sistemi ortaya çıkaracağız. Bu yıl sonuna kadar Türkiye ilk olarak bir sanayi envanteri ve sanayi stratejisini belirleyecek. İlk defa sanayi bilgi sistemine sahip olacak. Bu canlı bir ortam olacak ve bunun üzerine yeni bir teÅŸvik sistemi getireceÄŸiz. Yeni teÅŸvik sistemi sektörel, bölgesel ve proje bazında olacak.

 

 Soru: Tabii Hükümet'in ömrü vefa ederse…
 Ã‡aÄŸlayan: Hükümet'in ömrü yeter.

Okuyucu Yorumları
Yorum girebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız.
Toplam 0 yorum
Mynet Aramada Günün Popülerleri: Blackberry | Laptop | İddaa | Beşiktaş | Kız Arkadaş
DiÄŸer Finans Haberleri