Galeri
Yarışma
Erkek
Kadın
Teknoloji
Beyazperde
Kent Rehberi
Otomobil
Online Akademi
ArÅŸiv 
Mynet haber bugün 5,786,360 kişi, bu haber 176 kişi tarafından okundu.
   

IMF: Politikanızda hataya az yer var

Güncelleme:11 Mayıs 2008 08:50

WASHINGTON (ANKA) – IMF uzmanları bundan sonraki dönemde makroekonomik disiplin ve reformların Türkiye'yi "rotasında tutacağını" belirttiler. Kurumun Avrupa Bölümü'nde görevli ekonomistler Prakash Kanan ve Andre Meier "Türkiye'de seçilen ekonomik politika karışımı hataya az yer bırakıyor" dediler. Son gözden geçirmenin onaylanmasından sonra IMF Survey dergisinde yayınlanan bir deÄŸerlendirmede Türkiye'ye "Mali Kural çerçevesinde mali politika için kurumsal çerçevenin geniÅŸletilmesi, esnek iÅŸgücü piyasası oluÅŸturulması, elektrik darboÄŸazının giderilmesi ve mali aracılığın derinleÅŸtirilmesi" tavsiyelerinde bulunuldu.

IMF İcra Direktörleri Kurulu Uluslar arası Para Fonu ile yürütülen stand-by düzenlemesinin Yedinci Gözden Geçirmesi'ni onaylayıp 3.6 milyar dolarlık kredi dilimini serbest bıraktıktan hemen sonra, kurumun Avrupa Bölümü ekonomistleri Prakash Kanan ve Andre Meier "IMF Survey Magazine" için bir Türkiye değerlendirmesi kaleme aldı.

"Türkiye - Çalkantılı Sularda Seyir" başlıklı incelemede, geçen altı yıllık güçlü performanstan sonra Türk ekonomisi karşısında daha zorlu bir dönem bulunduğu belirtildi. Küresel gelişmelerin büyüme, enflasyon ve dış finansman açısından "dik gelen rüzgara" benzediği kaydedilen makalede, "Makroekonomik disiplin ve reform Türkiye'nin rotada durmasına yardım edecek" denildi.

- UZMANLARDAN DÖRT TAVSİYE –

Makalede yeni dönem için dört tavsiye şöyle ifade edildi:
"-Bir Mali Kural kabul ederek, mali politika için kurumsal çerçevenin genişletilmesi;
-İşgücü piyasalarının daha esnek hale getirilmesi;
-Elektrik arzındaki darboğazın üzerine gidilmesi;
-Mali aracılıkta derinleşme sağlanması."

- DAHA AZ ELVERİŞLİ KOÅžULLAR –

"Türk ekonomisi 2001 krizinden bu yana olumlu bir performans gösterdi, fakat şimdi daha az elverişli dış koşullarla karşı karşıya" diyen IMF ekonomistleri, şu görüşleri savundu:
"-Olumlu politikalar ve iyi huylu dış ortam dolayısıyla Türkiye, benzer yükselen piyasa ülkeleriyle kıyaslama sonuçları dahil, altı yıllık güçlü ve istikrarlı bir ekonomik performans deneyimi yaşadı.
-Ancak daha sonra, küresel ortam kararlı bir şekilde daha az elverişli hale geldi. ABD mortgage piyasası kökenli mali kriz, rekor yükseklikteki hammadde fiyatları küresel enflasyon baskısını körüklerken, kredi koşullarında daha geniş bir sıkılaşmaya ve dünyada büyüme için daha düşük beklentilere yol açtı. Bu eğilimler Türk ekonomisi de etkilemeye başladı."

- "UFUKTAKİ BULUTLAR" –

Makalenin "Ufuktaki Bulutlar" baÅŸlıklı bölümünde ise enerji ve gıdada yüksek küresel fiyatların, iç kuraklıkla birleÅŸerek enflasyonu yüzde 9'un üzerine çıkardığı, bu ÅŸokların daha geniÅŸ tabanlı bir fiyat baskısına yol açma ve eski resmi yüzde 4 enflasyon hedefine ulaÅŸmayı önemli ölçüde geciktirme riskine yol açtığı kaydedildi. IMF Survey'deki yeni Türkiye deÄŸerlendirmesinde ÅŸu "Aynı ters arz ÅŸokları geçtiÄŸimiz aylarda Türkiye'nin de ekonomik büyümesini yavaÅŸlattı. 2006'da yüzde 6.9, geçen yıl yüzde 4.5 olan büyümenin 2008'de yüzde 4'e ineceÄŸi tahmin ediliyor. Küresel ekonomik etkinlikte beklenen yavaÅŸlama nedeniyle kısa vadeli tahminler daha ‘bulutludur'" denildi.

- "PİYASALARDAN ESEN TERS RÜZGARLAR" –

Türkiye'de varlık fiyatlarının küresel piyasa iniş çıkışlarına, diğer büyük yükselen piyasalardan daha güçlü bir şekilde tepki verdiğine değinilen makalede, "Bu bağlamda küresel kredi koşullarında devam eden sıkılaşma, Türkiye'nin 2008'de GSYİH'sının yaklaşık yüzde 17.5'i düzeyinde olan büyük dış finansal gereksinimi üzerinde özellikle zorluk oluşturmaktadır. Tarihi eğilimlere göre sıkı küresel likidite koşulları, normal olarak Türkiye için, son iki yılki veriler her ne kadar bir miktar bundan etkilenmediğine işaret etse de, sermaye akışında azalmayı gerektirmektedir" denildi.

- MAKROEKONOMİDEKİ OLUMLU ÖZELLİKLER –

Makalede, "Olumlu tarafta, Türkiye'nin dış finansmanı son yıllarda, doğrudan yabancı yatırımlarla gelen akışla açık biçimde iyileşmiş ve benzeri görülmemiş düzeylere yükselerek 2007'de cari işlemler açığının yarısını karşılar hale gelmiştir. Ayrıca Türkiye'nin brüt dış borcu (GSYİH'nın yüzde 34'ü) gerçekte birçok diğer yükselen piyasalardan daha düşüktür. Bu, kamu sektörü bilançolarında, kısmen geniş şirket borçlanmalarına bağlı özel sektör dış borçlarındaki artışla karşılanan net bir güçlenmeyi yansıtmaktadır" denildi.

- SEÇİLEN POLİTİKA KARIŞIMI HATA İÇİN KÜÇÜK MARJ BIRAKIYOR -

Türkiye'nin bugün, birçok alanda dışarıdan esen "dik rüzgarlarla" başa çıkma konusunda, 2001 öncesi tüm tarihi boyunca olduğunda çok daha güçlü konumda bulunduğu belirtilen makaleye şöyle devam edildi:
"IMF'yle birbirini izleyen iki stand-by AnlaÅŸması'nın yardımıyla –sonuncusu 10 Mayıs'ta bitti- ilgili makamlar etkileyici bir mali konsolidasyon baÅŸarmışlardır, büyük döviz rezervleri oluÅŸturulmuÅŸ, merkez bankasına bağımsızlık verilmiÅŸ ve enflasyon hedeflemesine geçilmiÅŸtir, özelleÅŸtirmede geliÅŸmeler saÄŸlanmış ve özellikle sosyal güvenlik, vergi yönetimi ve bankacılık sektöründe önemli reformlar üstlenilmiÅŸtir."
Bununla birlikte, diğer birçok yükselen piyasada olduğu gibi hali hazırdaki zorlu dış ekonomik ortamın Türkiye'deki kısa vadeli makroekonomik politikalar için bir zorluk oluşturduğuna değinilen makalede, "Türk yetkililer, büyüme kaygısıyla dezenflasyon ve dış uyum sağlama gereksinimi arasında denge bulmayı deniyorlar. Seçilen politika karışımı hata için küçük bir marj bırakıyor. Özellikle geçen yılki mali kaymalardan sonra bu yılki mali hedefe sıkı sıkıya bağlı kalmak (GSYİH'nın en az yüzde 3.5'u düzeyinde bir faiz dışı fazla) ve gelecek aylarda para politikasının derece derece sıkılaştırılmasına yönelik bir mühendislik ortaya koymak kritik olacaktır" denildi.

- ORTA VADEDE SINAV DİSİPLİN VE REFORMLARIN BİRLEÅžTİRİLMESİ –

Åžimdiki dönemden sonrasına bakıldığında Türkiye'nin orta vadede karşılaÅŸacağı sınavın, "makroekonomik politikada devam eden bir disiplin (ilan edilen orta vadeli ekonomik programa yakından baÄŸlılık ve yüzde 4 enflasyon hedefine uyum)" ve "doÄŸru hazırlanmış bir ‘mikroekonomik' reform paketi"nin, potansiyel büyümeyi canlandırırken ekonominin ÅŸoklara karşı esnekliÄŸini artıracak ÅŸekilde "bir araya getirilmesi" olduÄŸu kaydedilen makale şöyle sona erdi:
"Daha önceki bir IMF Survey çalışmasında ayrıntılandırıldığı gibi, IMF dört temel alanda çalışma tavsiyesinde bulunmuştur:
-Bir Mali Kural (gelir ve harcama politikalarının belirlenmesinde hükümetin yetkisini azaltarak onları sınırlandırmak için oluşturulan kurallar) kabul ederek, mal

Okuyucu Yorumları
Yorum girebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız.
Toplam 0 yorum
Mynet Aramada Günün Popülerleri: Otomobil | Netbook | Kredi Faizleri | Zayıflama
DiÄŸer Finans Haberleri