Doktorlara saldırıların ardı arkası kesilmiyor. Son olarak ‘'Giresun Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nde görevli Dr. Ali MenekÅŸe' nin hastanede M.Y. isimli ÅŸahsın silahlı saldırısına uÄŸrayarak ağır yaralandığı ve doktoru vuran ÅŸahsın ise daha sonra intihara teÅŸebbüs ettiÄŸi'' haberini okuduk.
Bundan önceki ‘'Doktorlar neden vuruluyor'' baÅŸlıklı yazımda doktorlara yönelik saldırıların adeta sistemli bir ÅŸekilde sürdüğünü ve durumun gerçekten çok ‘vahim' olduÄŸunu anlatmaya çalışmıştım. CerrahpaÅŸa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Mynet okurları için yazdı.
Bugün de konuyu irdelemeye devam ediyorum:
Doktorların çoğu zor durumda. Moralleri bozuk, çok çalışmak zorundalar, nöbet tutuyorlar, uykusuz kalıyorlar. Ama ne bakanı, ne müsteşarı, ne dekanı, ne başhekimi, ne hastaları, ne hasta yakınlarını bir türlü memnun edemiyorlar.
Aldıkları maaş, nöbet parası, performans yetersiz. Kredi kartının limitleri çoktan aşılmış. Ek iş yapsalar da ay başını zor getiriyorlar.
Kendileri de aileleri de, çocukları da mutsuz, pek çoÄŸu ‘tükenmiÅŸlik sendromu' dan muzdarip, ‘Doktorum ama tedavi görüyorum' modundalar. Mühim bir kısmı ancak anti-depresanlarla ayakta durabiliyor. Hastalar da doktorlarından farksız. Onlar da memnun deÄŸiller hayatlarından.
Hapşırdığı için beyin MR' ı çekilmesine raÄŸmen, gelip geçen kalp çarpıntısı için her ihtimale karşı ‘anjio' yapılmış olmasına raÄŸmen… mutsuzlar. SSK'lı veya BaÄŸ-Kur' lu iken kapısının önünden bile geçemedikleri üniversite kliniklerinde özel servislerde yatmalarına, özel hastanelerde by-pass olmalarına raÄŸmen mutsuzlar.
Sağlık ocağında bedava muayene olup istedikleri her türlü tahlili yaptırıp her seferinde bir torba ilaçla eve döndükleri hâlde. İlaç almak için kuyrukta saatlerce beklemedikleri hâlde, mutsuzlar.
İki taraf da mutsuzları oynuyor
Doktor tarafında da hasta tarafında da bir karış surat, çatık kaÅŸlar…afra-tafra, döver gibi, azarlar gibi, haÅŸlar gibi konuÅŸmalar, sinir geren sorular, asap bozan cevaplar, hatta ‘çemkirmeler'.
Nerede o hastasının gözlerinin içine bakan moral veren hastasının elini tutan, hastasının saçlarını veya yanağını okşayan gözlüklü, ak saçlı, sevecen doktorlar ? Nerede o gülümseyen, hastanın içini ısıtan babacan tavırlar?
Ve de nerede o doktorunu daha uzaktan gördüğünde ceketinin düğmelerini ilikleyip ayağa kalkan yürekten saygı duyan hastalar ? Nerede çift sarılı yumurtaları, yoğurdun, sütün kaymaklısını doktorunun oğluna ayıran, kovanın en güzel balını doktoru için saklayan yemeyip yediren, içmeyip içiren fedakâr hastalar, neredeler ?
Meslektaşım Prof. Dr. Levent DoÄŸancı Medimagazin isimli dergideki yazısında ne güzel anlatmış olanı biteni: ‘'Bundan on yıl önce bir yakınının ölüm haberini verdiÄŸimizde bize yine de şükranlarını sunan, elimizden geleni yaptığımız için bizlere müteÅŸekkir olan ve üzüntüsünü bize yansıtmaktan utanır bir halde ölüm acısını bile içine gömebilen halk, deÄŸiÅŸik bir formata sokulmuÅŸ maalesef. Yürümeyen, aksayan veya sistem nedeniyle çalışmayan her ÅŸeyin sorumluluÄŸu hekimin sırtına yüklenmiÅŸ bir halde. Politik kararların uygulanabilirliÄŸi olmadan yürürlüğe konulmasıyla oluÅŸan kaosların da sorumluluÄŸu hekimin üstüne yığılıyor. Ve hekim bunalıyor; mesleÄŸinden soÄŸuyor, iÅŸinden bir zevk duymuyor ve büyük bir tatminsizlik içinde ruhsal yıkıma doÄŸru yol alıyor "tam yol".
Derdime bir çare
Sanki doktorlar ve hastalar iki ayrı cephenin elemanları olmuÅŸlar, aralarında sanki ‘düşük yoÄŸunlukta sürekli soÄŸuk bir savaÅŸ' var; hatta zaman zaman resmen ‘sıcak çatışmalar' bile oluyor. Yumruklar, tekmeler konuÅŸuyor bazen. Bıçaklar, sustalılar çekiliyor. Tabancalara kurÅŸun sürülüyor.
Peki, ama kimdir sorumlusu bu mutsuzluğun ? Nedir sebebi bu çekişmenin ? Pozitivist ve materyalist tıp mı, eğitim eksikliği mi, doktor azlığı mı, teknolojik yetersizlik mi, teknolojinin doktorun yerini alması mı, ilaç ve tıbbi alet endüstrisi mi, iş yoğunluğu mu, yorgunluk mu, alt yapı problemleri mi, kanunlar mı, yönetmelikler mi, bürokrasi mi, sistem mi, iç ve dış mihraklar mı?
Netice şu ki bu mutsuzluk beni korkutuyor. Behemehal sebepleri sorumluları ve çareleri bulunmalı bu meselenin daha da büyümeden.
ahmetrasimk@mynet.com