MUSTAFA KEMAL’İ ANARKEN; 1854’den beri aldığı borçları ödeyemeyen Osmanlı Devleti,.Yabancıların kurduğu borç tahsil kurumu olan, Düyunu Umumiye” ye devleti teslim etmiştir. Trablusgarp’a almak için Osmanlı’ya savaş açan İtalya masraflarını bu kuruldan yani, Türk’ün alın terinden karşılıyordu. Korkunç bir yokluk, devlet yok, ulus yok, ordu yok para, yok silah yok. Toplumsal ruhiyatın laboratuarında bir MUSTAFA KEMAL; iç, dış düşmanlarının dahi O olmasaydı olmazdı dedikleri, yokluktan acıdan, kandan ve terden beni bir ulus, yeni bir devlet, çağdaş bir Cumhuriyet yaratan, olağanüstü kişiliği ile YİRMİNCİ YÜZYILA damgasını vurmuş büyük asker ve devlet adamına sahip olduğumuz için gurur duyuyoruz. Kurtuluşu küçümseyen ve tarih bilgisinden yoksun olan kişilere , bunun kolay olmadığını anlamaları için ; Gelin 1920 yılına dönelim, ARAP, İNGİLİZ’le birleşmiş Türk’ü arkadan vurmuş, ERMENİ, RUS’la birleşmiş , DOĞU ANADOLU’yu kana bulamış. RUM YUNAN’la birleşmiş BATI ANADOLU’yu ele geçirmiş, Ülkenin mahvolmadık, yıkılmadık, yanmadık, kan dökülmedik, kül olmadık hiçbir yeri kalmamış. Kalan ne; sade elde bir iç Anadolu nun bir kısmı kalmıştı, İstanbul bile işgal altındaydı ANADOLU’nun altı yedi milyon nüfuslu en yoksul bölümüyle, Yüzde 95’i okuma yazma bilmez yorgun, yoksul, bitkin, ezik bir halk. Nasıl kurtulmuşuz ? şaşırıp kalıyoruz… YUNAN’ı nasıl denize döküp hizaya getirmişiz, İNGİLİZ’i İSTANBUL’dan nasıl çıkarmışız, Dünyanın süper güçleriyle masaya nasıl eşit oturmuşuz, inanılır gibi değil. YIL 1923 ; ANADOLU’da 10-11 Milyon savaş artığı yaşıyor, hastalıklı aç, bilaç, parasız yüzde 95’i alfabesiz, Hangi Devlet Sistemini kuracaksın ?, nasıl yapacaksın? 2000’li yıllarda hala tarikatların ardına bu kadar adam takılmışken, 1923’ün yanmış yıkılmış ANADOLU’sunda nasıl bir devlet yapısı kuracaksın ? Komşusun komşuyu boğazladığı iç savaşlardan, ANADOLU’yu mezbahaya döndürün dış savaşlardan yeni çıkmışsın, Fabrikan yok, İşçin yok, İşadamın yok, Mühendisin yok, Doktorun yok, Uzmanın yok, tüccarın yok, öğretmenin yok,. Mimarın yok, yolun yok, suyun yok, barajın yok, elektriğin yok, kadınların kara çarşaf içinde erkeğin dört karı alıyor, yurttaşlık yasası yok, Üniversiten yok, Bankan yok, ihracatçın yok, ithalatçı yok, sermayen yok. Kalkın bakalım, nasıl kalkınacaksın. Mustafa Kemal kuşağı ne yapmış? Ekonomik gelişme nasıl sağlanmış, yeni devlet nasıl kurulmuş, çağdaş öğretime nasıl geçilmiş, 1920’de 10-11 milyon nüfusun yüzde 95’i alfabesiz savaş artığı bir toplumla okuma yazma seferberliği nasıl açılmış, kitaplıklarda kitap yokken Ulusal Kütüphane nasıl kurulmuş? Okullarda tarih kitabı bile yokken tarih nasıl yazılmış? Yok olmanın kuyusundan çıkıp var olmanın doruğuna nasıl tırmanılmış ? Aklın bilimin ışığında, çağı aşacak, varlığını tam bağımsız, çağdaş uygarlığın son verilerini amaç edinmiş gelece koşan bir ulusu tüm dünyanın saygı duyduğu bir yeni devlet nasıl oluşturulmuş Şaşıp kalıyoruz. 2009 yılında 75 milyon Türkiye’nin haline bakıyor, hiç bir şeyimiz yokken neler yapmışız , her şeyimiz varken neler yapamıyoruz. Bir de bu ortamda ; Tutsaklıktan, özgürlüğe, kulluktan vatandaşlığa, “mal” olarak görülen kadını en ileri kişiliğe ulaştıran, (Atatürk ; “Hiçbir Dünya kadını diyemez ki ben ülkemin kurtarılması için Türk Kadınından fazla çalıştım” sözü Türk Kadınına ne kadar güvendiğini göstermiştir.) Anadolu’da Sevr ile doğacak sayısız kiliseyi camiye döndüren ve Cuma namazlarının kılınmasını sağlayan bu kurtarıcı; Mustafa KEMAL’ saldıranlara bakıyoruz. Şaşırıp kalıyoruz. Atatürk’ün 6 MART 1922 yılında, söylediği “Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak gibi bir takım zihniyetler belirdi. Halbuki; Hangi İstiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle , ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin?. Tarih, böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir. “ sözüne bakıyor, birde Günümüze bakıyor Artık nasıl bu hale geldik, hiç şaşırmıyoruz.
ATAM SENİ ÖLÜMÜNÜN 71 .YILINDADA SAYGIYLA ANDIK.BİRİNCİ VAZİFEMİZ TÜRK İSTİKLALİNİ,TÜRK CUMHURİYETİNİ ÖMRÜMÜZÜN SONUNA DEK KORUMAKTIR.NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE..
ATAM SEN RAHAT UYU!!!ONLAR SİMDİLİK MECLİSTEYSE DE BİZ HER ZAMAN BURADAYIZ
ATAM OLMEDI ATAM BU ULKENIN TOPRAGINDA TASINDA HERYERINDE HALEN BIZIM ICIN BEKLIYOR. EVLADI CUMHURIYETI MUHAFAZA ETMEK BORCUMUZDUR.
Tüm yorumları okumak için tıklayınız.


sereftas - 10/11/2009 17:22:04
ATAM SEN RAHAT UYUMA KURTARDIĞIN TOPRAKLARI KARIŞ KARIŞ SATIYORLAR ATAM... BİR GÜN GELECEK O KARIŞ KARIŞ SATMAYA BÖLMEYE KALKIŞILAN TOPRAKLARI SENİN ADINA TEKRAR KURTARACAĞIZ BUNDAN HİÇ ŞÜPHEN OLMASIN...