Galeri
Yarışma
Erkek
Kadın
Teknoloji
Beyazperde
Kent Rehberi
Otomobil
Online Akademi
Arşiv 
Mynet haber bugün 5,756,955 kişi, bu haber 973 kişi tarafından okundu.
   

Erdoğan'dan muhalefete: Temelden yoksunsunuz

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''anlamsız, fikri, entelektüel ve hatta hissi temelden yoksun'' bir muhalefet iddiasında bulundu.

Güncelleme:07 Kasım 2009 13:33

Erdoğan, Türkiye'nin bugün en büyük, önemli ve kronik meselelerinin çözümü için ortaya koydukları samimi iradenin, ''anlamsız, fikri, entelektüel ve hatta hissi temelden yoksun'' bir muhalefetle karşılandığını belirtti.

Başbakan Erdoğan, ''Milliyetçiyim diye muhalefet edenler, millet ve milliyet tasavvurundan yoksun, sosyal demokrat olduğunu iddia edenler dünya gerçeğinden, sosyal demokrasinin fikri temelinden yoksun. Mukaddesatçıyım diyenler manevi geleneğin irfan ve hikmet anlayışından yoksun. Değeri, ideali, erdemi, aşkı ve düşünceyi ihmal eden kim olursa olsun, yüzeyselliğe, çapsızlığa ve ilkesizliğe mahkum olmaktan kurtulamaz'' dedi.

Türkiye Milli Kültür Vakfının 40. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Haliç Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''40 Vakıf İnsana Vefa'' toplantısının açılışında konuşan Erdoğan, son 200 yıl içinde yaşanılan, değişik buhranların, Türkiye'nin fikir iklimi üzerinden adeta bir silindir gibi geçtiğini söyledi. Kamplaşmalar yaşandığını, bloklar oluştuğunu, savrulmalar, dalgalanmalar ve kutuplaşmalar meydana geldiğini belirten Erdoğan, ''hakikat ışığının'', fikirlerin çarpışmasından doğduğunu vurguladı. ''Ancak bizde, fikirler çarpışmadı, ne yazık ki ayrı kutuplara savruldu'' diyen Başbakan Erdoğan, bu zor süreçte, Türkiye'nin kimi meselelerinin ihmal edildiğini, üzerinde yeterince durulmadığını, yeterince önemsenmediğini gördüklerini ve görmeye de devam ettiklerini kaydetti.

Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Şu öz eleştiriyi yapmanın zamanıdır inancındayım: Tarih ve medeniyet tasavvurumuzdan mülhem bir mimari anlayış, halen şehirlerimize nüfuz etmiş değil. Mirasımız ve medeniyetimiz üzerine bina edilmiş bir ekonomi, bir iktisat teorisi oluşmuş değil. Dış politikada bugün bile Türkiye'nin ekseni, yönü tartışma konusu yapılıyorsa, Doğu ile Orta Doğu ile münasebetlerimiz soru işaretleri doğuruyorsa, burada da bir tefekkür zemini noksanlığı olduğu aşikar.

Biz ne Batı'ya ne Doğu'ya ne Kuzey'e ne Güney'e bir tercih yapamayız. Biz hem Doğu'ya hem Batı'ya, hem Kuzey'e hem Güney'e yönelmek suretiyle normalleşmeyi yakalamış bir milletiz, bir Türkiye'yiz.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, vakıf gibi dünyaya örnek teşkil eden emsalsiz bir dayanışma medeniyetine sahipken, sosyal politikaların sorgulanmasının manidar olduğunu ifade ederek, ''Bir taraftan demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti diyeceksiniz ama sosyal etkinliklere gelince 'Hayırdır ne oluyor, bunun altında bir şeyler mi var?' diye bunun altında bir şeyler aramaya çalışacaksınız. Olacak şey değil'' diye konuştu.

Ahilik gibi köklü bir kültüre sahipken, sokak çocukları, işçi hakları, işçi- işveren ilişkileri üzerine fikirler ve eserler ortaya konulmasının düşündürücü olduğunu kaydeden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

''Her fırsatta dile getirdiğimiz bin yıllık bir ortak yaşama rağmen, millet meselesi, millet kavramı, millet tasavvuru üzerine dört başı mamur kuşatıcı, kapsayıcı analizlerin oluşmamış olması işte bugün de sıcak bir şekilde hissettiğimiz gibi önemli bir nokta. Azınlıklar meselesi gündeme geliyor, hemen feryat figan. Onların hukukunu korumak da bizim görevimiz. Aydınlarımız kendi kutuplarına çekiliyor. Alevi vatandaşlarımızın meseleleri gündeme geliyor. Taraflar hemen gardlarını alıyor. Sosyal ve ekonomik meseleler gündeme geliyor. İdeolojiler fikirlerin önüne geçiyor. Adına her ne derseniz deyin. İster Kürt meselesi, ister Doğu, Güneydoğu Anadolu meselesi... Bakıyorsunuz aydınlarımız uç noktalara savruluyor. Siyaset ve siyasetçi ister istemez bu iklimden etkileniyor. Çünkü o da rant peşinde. Rant denilince sadece akla para gelmesin. Siyasetin de bir rantı var. Onun peşinden koşanlar da var.

Türkiye'nin bugün en büyük, önemli ve kronik meselelerinin çözümü için ortaya koyduğumuz samimi irade, anlamsız, fikri, entelektüel ve hatta hissi temelden yoksun bir muhalefetle karşılanıyor. Milliyetçiyim diye muhalefet edenler, millet ve milliyet tasavvurundan yoksun, sosyal demokrat olduğunu iddia edenler, dünya gerçeğinden sosyal demokrasinin fikri temelinden yoksun. Mukaddesatçıyım diyenler manevi geleneğin irfan ve hikmet anlayışından yoksun. Değeri, ideali, erdemi, aşkı ve düşünceyi ihmal eden kim olursa olsun, yüzeyselliğe, çapsızlığa ve ilkesizliğe mahkum olmaktan kurtulamaz.''

Başbakan Erdoğan, siyasetçi olarak, ne kadar zor, riskleri ve belki ağır bedelleri olduğunu bile bile bu yola çıktıklarını ifade ederek, ''Bugün anılan değerli fikir ve ilim insanlarından aldığımız ilhamla, onların hayatlarından tevarüs ettiğimiz samimiyet ve cesaretle yola çıktık'' dedi.

Toplumda, bu noktada, bu meselelerde çok geniş mutabakat zemini oluştuğunu, geleceğe ilişkin umutların yeşerdiğini ve güçlendiğini vurgulayan Erdoğan, bu sürecin üzerinde daha fazla durulması gerektiği inancında olduğunu söyledi.

Sürecin bilimsel ve düşünsel temellerinin güçlendirilmesi için bin yıllık kardeşliği pekiştirecek, kuşatıcı, kapsayıcı, kucaklayıcı bir aydın bakışın ortaya konulması gerektiğini belirten Erdoğan, ''Merhum Özal'ın o zaman gördüğü, üzerine gittiği, cesaretle savunduğu fikirlerin uzun bir kesintinin ardından bugün yeniden cesaretle savunuluyor olmasının sahiplenilmesi gerektiğine inanıyorum. Bugün, siyasetçi olarak, bizim üzerimizdeki mesuliyet, aynı şekilde, hatta misliyle ilim ve fikir adamlarının üzerindediror ve teşekkür ediyorum. Bugün vefa gösterdiğiniz 40 vakıf insanına bizim manevi borcumuz var ve bu borcu ülkemiz, milletimiz ve genç nesiller için çalışarak ödemeye devam edeceğiz.''

Erdoğan, ''Geçmişte yaşadığımız ve bugün yaşamakta olduğumuz birçok meselenin temelinde aydınlarımızın ve onlarla birlikte yönetici kitlenin kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden kopuşunun etkili olduğunu da belirtmek durumundayım'' dedi.

AA

Okuyucu Yorumları
Yorum girebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız.
Toplam 4 yorum
Sevdim (1) Sevmedim (0)

g_mazi - 08/11/2009 15:22:37

Diğer partileri bilemem ama ,AKP nin Demekrot parti,MSP,anap,DYP,Refah,Fazilet döneminden beri tarikat ve dinci grupların desteklemesi ile uzun zamandır desteklendiğini söylemek yanlış olurmu o yorumu sizlere bırakıyorum....

Sevdim (2) Sevmedim (1)

mdmf - 07/11/2009 19:32:14

KISA SÜRE SONRA ANAP GİBİ OLACAKSINIZ. SONUNUZ YAKINDIR.

Sevdim (1) Sevmedim (4)

ma_ho_ni_35 - 07/11/2009 15:06:15

sayın başbakanımız sonuna kadar arkandayız..muhalefet kuru iftiradan başka bir çözüm üretemiyerek kendi sonunu hazırlıyor..

Sevdim (3) Sevmedim (1)

mehmet_ali_ceylan - 07/11/2009 13:58:15

yapma sn.Başbakan,adama gülerler.sen daha yokken bu partiler senin geleceğini hazırlıyordu.senin partinle bu partileri bir tutamazsın.onlar misyonu olan parti derleme toplama değil.ha AKP HA ANAP ne farkınız varki.

Mynet Aramada Günün Popülerleri: Beşiktaş | Cep Telefonu | Fenerbahçe | Ucuz Tatil
Diğer Politika Haberleri