28.01.2008 01:23 - Bu haber 3523 kişi, Mynet Haber bugün 7.077.267 kişi tarafından okundu.
Horlayan erkekler iktidarsız oluyor  
DİYARBAKIR (İHA) - Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 276 kişi üzerinde yapılan araştırmada horlayan her 3 erkekten 2'sinde erkeklik hormonun etkilendiği tespit edildi.
 
Horlayan orta yaşlı erkeklerde cinsel açıdan karşı cinslere ilginin azaldığını belirten Yard. Doç. Dr. Gökhan Kırbaş, "Uykuda nefes duraklama hastalığını sıklıkla yaşayan kişilerde testestron dediğimiz erkeklik hormonu ileri düzeyde azaldığı için bu kişiler cinsel açından iktidarsız oluyor. Ancak tedavi olduktan sonra eski
sağlıklarına kavuşabiliyor" dedi.

Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezi tarafından yapılan araştırmada ilginç sonuçlar ortaya çıktı. 3 yıl içerisinde çoğunluğu erkek bin 500 kişinin tedavi gördüğü, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tek uyku bozukluğu merkezinde yapılan araştırmada 'Uyku apnia sendromu' hastalığı geçiren erkeklerin cinsel güçlerini kaybettiği tespit edildi. Araştırmayı yapan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezi Sorumlusu Yard. Doç. Dr. Gökhan Kırbaş, horlama nedeniyle yörede cinsel güçlerini kaybeden erkeklerin bu sorunu artık rahatlıkla dile getirdiğini söyledi. Uyku sırasında horlayan kişilerde erkeklik hormonu denilen testestronun etkilendiğini ifade eden Kırbaş, "Uykuda nefes duraklama hastalığı sıklıkla orta yaşlı erkeklerde görülen bir hastalık. En önemli belirtisi horlama, yani horlayan kişilerde uykuda nefes duraklaması oluşuyor. Erkekler için en önemli etkisi ise cinsel iktidarsızlık. Bu hastalıkta erkeklerdeki testestron dediğimiz erkeklik hormonu ileri düzeyde azalıyor. Bunun sonucunda her 3 erkekten 2'sinde karşı cinse ilgide, cinsel arzularda azalma oluyor ve cinsel iktidarsızlık gelişiyor. Hastalarımız için erkek ve bayan arasında fark var. Bu genelde orta yaşlı erkeklerde görülen bir hastalık. Menopoza kadar süreç devam ediyor ancak menopozdan sonra kadın ve erkeklerde görülme oranı eşitleniyor. Menopoza kadar kadınlar erkeklere göre daha şanslılar" diye konuştu.

İKTİDARSIZ OLAN ERKEKLER SİBOP YÖNETEMİYLE CİNSEL GÜÇLERİNE TEKRAR KAVUŞUYOR

Uyku Bozuklukları Merkezi'nde 3 yıl içerisinde bin 500 kişinin tedavi edildiğini kaydeden Yard. Doç. Dr. Gökhan Kırbaş, "Uyku apnia sendromu teşhisi koyulan hastaları hastanemizin uyku laboratuarlarında bir gece misafir ediyoruz. Vücuda taktığımız farklı elektronik cihazlar sayesinde hastanın, beyin dalgalarını, göz hareketlerini, nefes alma, horlama sesi, göğüs, kalp solunumlarını kandaki oksijen düzeyini ve vücut hareketlerini ölçüyoruz. Bu parametreleri bilgisayara kaydediyoruz daha sonra hasta sabah uyanırken kaydı bitirip incelemeye alıyoruz. Bu kayıt hasta uyurken vücuttaki hareket sonuçlarını bize gösteriyor. Eğer hasta normal ise o zaman sibop dediğimiz maske tedavisi uyguluyoruz. Hasta uyurken maske kullanıyor. Bu maskenin içerisinden istediğimiz oda havası hastanın burnu üzerinden akciğerlerine üfleniyor. Burada amaç hasta uyurken tıkanan bölgesine solunum yolu mekanik basınçla havanın akciğerlere ulaşmasını sağlamak. Altın tedavi yöntemi sibop dediğimiz bu hava üfleyen maskeli cihaz bütün dünyada kullanılmaktadır. Hastalar bu yöntemle yüzde yüz tedavi oluyor tedavi olan hastalarda sevindirici olan erkeklik hormonun düşüşü geri geriliyor. Yani kalıcı bir hasar oluşmuyor. Vücutta maske tedavisiyle hastalarımızdaki erkeklik hormonu tekrar normal olması gereken seviyelerine geliyor ve erkekler tekrar cinsel güçlerine kavuşuyor" dedi.

UYKUDA BOĞULMA TEHLİKESİ GEÇİRENLERDE KALP VE YÜKSET TANSİYON GÖRÜLÜYOR

'Uyku apnia sendromu' yaşayan kişilerin gece uyurken boğulma tehlikesi geçirdiklerini belirten Kırbaş, "İnsanlar gece uyurken farkına varmadan akciğer nefes almak istediği halde üst solunum yolları ve boğazda bir takım mekanizmalardan dolayı tıkanma meydana geldiği için insanlar nefes alamıyor, dolayısıyla kandaki oksijen oranı düşüyor. Hasta 2 dakikalık aralarla sabaha kadar boğulma tehlikesi geçiriyor. Genelde bu tür hastalarda uyku apnia sendromu oluyor. Uyurken boğulma tehlikesi geçirdikleri için kalp sanki daha fazla kanı vücuda pompalarsa eksikliği dolduracakmış gibi bir mekanizma ile devreye giriyor ve daha fazla kan pompaladığı için yüksek tansiyon görülmeye başlıyor. Klinikte bu kez yüksek tansiyonlu hasta olarak karşımıza çıkıyor. Zamanla bu hastalarda bu kez kalp yetmezliği görülüyor" dedi.

Uyku Bozuklukları Merkezi Sorumlusu Yard. Doç. Dr. Gökhan Kırbaş, "Vücutta gece boyunca kandaki oksijen oranının düşmesi nedeniyle vücuttaki pek çok organ etkileniyor. Bunların en başında beyin geliyor. Bu kişiler unutkan oluyorlar her şeyi unutur hale geliyorlar. Not almaya başlıyorlar ileriki zamanda aldıkları notları bile unutur hale geliyor. Bunun yanı sıra bu hastalar dikkatsiz oldukları gibi kişilik değişikliği meydana geliyor. Artık en küçük şeylere bile kızan agresif kişiler haline geliyorlar. Evde eşleriyle dışarı da iş arkadaşları ile geçinemeyecek duruma geldikleri için toplumdan dışlanmaya başlıyorlar" şeklinde konuştu

Mynet Aramada Günün Popülerleri:
Bu haberle ilgili yorum bulunmamaktadır
Artık dişçiden korkan çocuk kalmayacak09:49
Sıcak havalarda beslenmenize dikkat edin05:25
Uzun süre tok kalmak için posalı yiyecekler tük...15:38
Bebek mamasına "anne sütü" ambargosu13:26
Oruç tutarken ağız kokusuna dikkat16:12
Hurma, oruç halsizliğini gideriyor12:58
Ramazan'da ağız ve diş sağlığına dikkat12:06
Sigara içen kadınların kalp krizi riski yüksek11:53
Egzersiz hafızayı güçlendiriyor11:38
Tatil sonrası cilt hastalıklarına dikkat12:00
Yatak odalarındaki teknoloji çocuklar için zararlı10:26
Oruç hangi hallerde bozulur?10:18
Kredi kartları psikolojimizi bozuyor!08:50
Kanser araştırmalarında yeni adım13:25
Oruçta su kaybı uyarısı10:52
İşsizlik kalp krizlerine iyi geliyor10:45
Ramazan ayında taş hastalığına dikkat10:42
İzmir çernobil gibi10:41
Belinizdeki 'Amortisörleri' patlatmayın!09:54
Kansere 750 yeni ilaç adayı15:56
Sakız çiğnemek stresi ve endişeyi azaltabilir10:59
Göz bozukluğu okul başarısını azaltabilir12:47
Ramazan ayında beslenme nasıl olmalı12:02
Kahve, rahim ağzı kanserini azaltabilir11:30
Sağlık Bakanlığı'ndan obezite atağı10:48
Kolesterolünüzü ''çeşni bahar'' ekmeği ile düşürün10:29
Türkiye'de kalp krizi yaşı giderek düşüyor11:33
İftarda içilen sigara daha zararlı10:50
Parkinson hastalarına oruç uyarısı09:23
Beyin tümöründe devrim!07:22
Ramazan'da mutlaka sahura kalkılmalı12:01
Sıcak havada oruç tutmak korkutmasın06:40
Ramazan Ayı'nda beslenmenize dikkat edin!13:25
Uzmanlardan güneş çarpması uyarısı11:05
Kalp krizinden sonra kolesterol ilacına devam13:11
Meme kanseri erken tanısında ipuçları15:58
Depresyon ilaçları cinsel isteği yok eder mi?01:26
Türkiye'de her yıl 100 bin kişi kansere yakalan...11:23
Bel fıtığına 15 dakikada çözüm10:39
Oruç tutulması riskli beş hastalık09:48
Deri kanserine umut20:33
Bebeklerde aşırı ağlama14:54
Doğumsal kalça çıkığı önlenebiliyor12:50
Sağlık Bakanlığından ramazanda beslenme uyarısı10:38
Kolestrol hakkında yanlış bilinenler13:52
Parkinson tedavisinde umut veren gelişme13:49
Bebeğinizi masaj yaparak mutlu edin11:54
Oruç tutacaklara uyarı10:52
Ağır metaller ve kanser10:42
Türkiye'de keşfedilmemiş tat: mavi yengeç10:41
Mynet Haber servisini kullanmak Kullanım Şartları'nı kabul etmek anlamına gelir.
Web sitemizde yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Mynet haber yorum içeriklerini benimsememektedir. Yorumlardan Mynet veya www.mynet.com sorumlu tutulamaz.