Anasayfa Son Dakika Güncel Finans Politika Dünya Yaşam Magazin Sağlık Teknoloji Bilim-Eğitim Spor Günün Özeti Galeri Yarışma
28.01.2008 01:23 - Bu haber 3828 kişi, Mynet Haber bugün 3.612.742 kişi tarafından okundu.


Kromozomlardaki farklılıklar kanser riskini artırıyor
Kök hücreni sakla geleceğini kurtar
Röntgen filmlerine dikkat
Uyku sorunu çekenlere hayati öneriler
Horlayan erkekler iktidarsız oluyor  
DİYARBAKIR (İHA) - Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 276 kişi üzerinde yapılan araştırmada horlayan her 3 erkekten 2'sinde erkeklik hormonun etkilendiği tespit edildi.
 
Horlayan orta yaşlı erkeklerde cinsel açıdan karşı cinslere ilginin azaldığını belirten Yard. Doç. Dr. Gökhan Kırbaş, "Uykuda nefes duraklama hastalığını sıklıkla yaşayan kişilerde testestron dediğimiz erkeklik hormonu ileri düzeyde azaldığı için bu kişiler cinsel açından iktidarsız oluyor. Ancak tedavi olduktan sonra eski
sağlıklarına kavuşabiliyor" dedi.

Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezi tarafından yapılan araştırmada ilginç sonuçlar ortaya çıktı. 3 yıl içerisinde çoğunluğu erkek bin 500 kişinin tedavi gördüğü, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tek uyku bozukluğu merkezinde yapılan araştırmada 'Uyku apnia sendromu' hastalığı geçiren erkeklerin cinsel güçlerini kaybettiği tespit edildi. Araştırmayı yapan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezi Sorumlusu Yard. Doç. Dr. Gökhan Kırbaş, horlama nedeniyle yörede cinsel güçlerini kaybeden erkeklerin bu sorunu artık rahatlıkla dile getirdiğini söyledi. Uyku sırasında horlayan kişilerde erkeklik hormonu denilen testestronun etkilendiğini ifade eden Kırbaş, "Uykuda nefes duraklama hastalığı sıklıkla orta yaşlı erkeklerde görülen bir hastalık. En önemli belirtisi horlama, yani horlayan kişilerde uykuda nefes duraklaması oluşuyor. Erkekler için en önemli etkisi ise cinsel iktidarsızlık. Bu hastalıkta erkeklerdeki testestron dediğimiz erkeklik hormonu ileri düzeyde azalıyor. Bunun sonucunda her 3 erkekten 2'sinde karşı cinse ilgide, cinsel arzularda azalma oluyor ve cinsel iktidarsızlık gelişiyor. Hastalarımız için erkek ve bayan arasında fark var. Bu genelde orta yaşlı erkeklerde görülen bir hastalık. Menopoza kadar süreç devam ediyor ancak menopozdan sonra kadın ve erkeklerde görülme oranı eşitleniyor. Menopoza kadar kadınlar erkeklere göre daha şanslılar" diye konuştu.

İKTİDARSIZ OLAN ERKEKLER SİBOP YÖNETEMİYLE CİNSEL GÜÇLERİNE TEKRAR KAVUŞUYOR

Uyku Bozuklukları Merkezi'nde 3 yıl içerisinde bin 500 kişinin tedavi edildiğini kaydeden Yard. Doç. Dr. Gökhan Kırbaş, "Uyku apnia sendromu teşhisi koyulan hastaları hastanemizin uyku laboratuarlarında bir gece misafir ediyoruz. Vücuda taktığımız farklı elektronik cihazlar sayesinde hastanın, beyin dalgalarını, göz hareketlerini, nefes alma, horlama sesi, göğüs, kalp solunumlarını kandaki oksijen düzeyini ve vücut hareketlerini ölçüyoruz. Bu parametreleri bilgisayara kaydediyoruz daha sonra hasta sabah uyanırken kaydı bitirip incelemeye alıyoruz. Bu kayıt hasta uyurken vücuttaki hareket sonuçlarını bize gösteriyor. Eğer hasta normal ise o zaman sibop dediğimiz maske tedavisi uyguluyoruz. Hasta uyurken maske kullanıyor. Bu maskenin içerisinden istediğimiz oda havası hastanın burnu üzerinden akciğerlerine üfleniyor. Burada amaç hasta uyurken tıkanan bölgesine solunum yolu mekanik basınçla havanın akciğerlere ulaşmasını sağlamak. Altın tedavi yöntemi sibop dediğimiz bu hava üfleyen maskeli cihaz bütün dünyada kullanılmaktadır. Hastalar bu yöntemle yüzde yüz tedavi oluyor tedavi olan hastalarda sevindirici olan erkeklik hormonun düşüşü geri geriliyor. Yani kalıcı bir hasar oluşmuyor. Vücutta maske tedavisiyle hastalarımızdaki erkeklik hormonu tekrar normal olması gereken seviyelerine geliyor ve erkekler tekrar cinsel güçlerine kavuşuyor" dedi.

UYKUDA BOĞULMA TEHLİKESİ GEÇİRENLERDE KALP VE YÜKSET TANSİYON GÖRÜLÜYOR

'Uyku apnia sendromu' yaşayan kişilerin gece uyurken boğulma tehlikesi geçirdiklerini belirten Kırbaş, "İnsanlar gece uyurken farkına varmadan akciğer nefes almak istediği halde üst solunum yolları ve boğazda bir takım mekanizmalardan dolayı tıkanma meydana geldiği için insanlar nefes alamıyor, dolayısıyla kandaki oksijen oranı düşüyor. Hasta 2 dakikalık aralarla sabaha kadar boğulma tehlikesi geçiriyor. Genelde bu tür hastalarda uyku apnia sendromu oluyor. Uyurken boğulma tehlikesi geçirdikleri için kalp sanki daha fazla kanı vücuda pompalarsa eksikliği dolduracakmış gibi bir mekanizma ile devreye giriyor ve daha fazla kan pompaladığı için yüksek tansiyon görülmeye başlıyor. Klinikte bu kez yüksek tansiyonlu hasta olarak karşımıza çıkıyor. Zamanla bu hastalarda bu kez kalp yetmezliği görülüyor" dedi.

Uyku Bozuklukları Merkezi Sorumlusu Yard. Doç. Dr. Gökhan Kırbaş, "Vücutta gece boyunca kandaki oksijen oranının düşmesi nedeniyle vücuttaki pek çok organ etkileniyor. Bunların en başında beyin geliyor. Bu kişiler unutkan oluyorlar her şeyi unutur hale geliyorlar. Not almaya başlıyorlar ileriki zamanda aldıkları notları bile unutur hale geliyor. Bunun yanı sıra bu hastalar dikkatsiz oldukları gibi kişilik değişikliği meydana geliyor. Artık en küçük şeylere bile kızan agresif kişiler haline geliyorlar. Evde eşleriyle dışarı da iş arkadaşları ile geçinemeyecek duruma geldikleri için toplumdan dışlanmaya başlıyorlar" şeklinde konuştu

Mynet Aramada Günün Popülerleri: Kız Arkadaş | Tatil | Spor | Sevgili | Gazeteler | Seksi Kadınlar | Kredi Kartı | Rejim | iPhone
Bu haberle ilgili yorum bulunmamaktadır
Kromozomlardaki farklılıklar kanser riskini art... 18:06
Kök hücreni sakla geleceğini kurtar 10:45
Röntgen filmlerine dikkat 09:26
Uyku sorunu çekenlere hayati öneriler 14:50
"Prostat kanseri ömürden 9 yıl çalıyor" 13:17
Yanlış beslenen anneler, bebeğini emzirirken ki... 12:34
Güneş kremini ovalayarak sürmeyin 11:58
Cinsel güç için bir dilim karpuz 01:20
Uykusuzluk ciddi bir sağlık tehlikesi 14:58
Türkiye'nin yarıya yakın nüfusu hipertansiyon h... 14:19
Eşinden destek görmeyen hamilelerde depresyon r... 11:16
Sağlık bakanlığı:''Paresetemol ilacı güvenli'' 18:45
Şizofreni ve manik depresif genleri benziyor 14:03
Fazla kilo beyni de olumsuz etkiliyor 10:48
Astım hastaları yaza dikkatli girin 10:47
Zayıflatıcı ürünler uyarısı 10:27
Türk doktorun büyük başarısı 07:24
AIDS tedavisinde yeni umut 20:03
Kızlık zarı tamiri; Hymenoplasti 16:55
Vejetaryenlik kanseri önlüyor 15:49
Verem aşısı AIDS'li bebekleri öldürebilir 13:09
Güneş yanıklarına yoğurt sürmeyin 11:39
Radyoterapi tedavi süresi bir dakikaya iniyor 18:21
Bin yıllık korku geri mi dönüyor? 17:36
Hafızayı artıran 5 teknik 18:27
İzmirli erkekler seks şampiyonu 14:14
Sık cinsel ilişki sperm hasarını onarıyor 14:59
Kozmetikler sperm kalitesini tehdit ediyor 13:18
Havuzlar hastalığa davetiye çıkarıyor 13:13
Kanser hastaları dikkat 11:20
Yaza girerken diyet yerine sağlık beslenmeyle z... 10:17
Türkiye'ye UNICEF'ten uluslararası takdir 17:02
Kan şekerini kontrol etmenin 4 yolu 14:12
Cep telefonu sinir sıkışmasına neden oluyor 13:12
Sezaryen büyük tehlike 12:08
Çin tıbbı ile modern tıp birleşiyor 11:52
İlk MR uyumlu kalp pili takıldı 13:48
Karpuz, kanserin de kilonun da panzehiri 12:56
Obezite diyabeti tetikliyor 10:25
Kemik erimesinden korunmak için güneşlenin 10:21
Bebek ölümleri hızla azalıyor 13:47
Yaz zatürresi uyarısı 13:13
Kemik tümörlü hastalar artık uzuvlarını kaybetm... 12:10
Bebeğinize işitme testi yaptırın 11:25
Sünnette dikkat edilecek hususlar 11:24
Hamilelik boyunca eşler arasındaki duygu paylaşımı 11:20
Domuz gribi yayılıyor! 11:18
Deniz mevsiminde bunlara dikkat 10:26
Kanser için mucize ilaç keşfedildi mi? 11:14
Tuzun cilde yararları 10:46
Mynet Haber servisini kullanmak Kullanım Şartları'nı kabul etmek anlamına gelir.
Web sitemizde yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Mynet haber yorum içeriklerini benimsememektedir. Yorumlardan Mynet veya www.mynet.com sorumlu tutulamaz.