Haber Mynet
DTP Grup Başkanvekilleri Selahattin Demirtaş ve Gülten Kışanak, dün İzmir'de DTP konvoyuna yönelik gerçekleştirilen saldırıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.
Halk toplantısı yapmak amacıyla dün İzmir'e bir ziyaret gerçekleştiren Genel Başkan Ahmet Türk'ü karşılamak için yola çıkan partililerden oluşan araç konvoyunun, şehir merkezinde iki ayrı yerde taşlı sopalı saldırılara maruz kaldığı belirtilen açıklamada, bu saldırılarda 1'i ağır olmak üzere 20 den fazla insanın yaralandığı ve araçların büyük bir kısmının tahrip edildiği belirtildi. İzmir'de yaşanan olayların, bir grup vatandaş ile vatandaş olmayan DTP'liler arasındaki kavga olmadığı ifade edilen açıklamada, "Bu saldırıların son derece organizeli ve hazırlıklı olduğu, DTP'ye ve Kürtlere yönelik örgütlü linç girişimlerinin bir devamı olduğu bilinmelidir. Konvoyda bulunan kadın ve çocukların da hedef seçildiği saldırılar, güvenlik güçlerinin gözü önünde cereyan etmiştir" denildi.
İzmir polisinin, saldırganlara müdahale edip saldırıyı önlemediği gibi ırkçı saldırıları 'vatandaşın haklı tepkisi' gibi gösterip saldırganları kendince ikna etmeye çalıştığı öne sürülen açıklamada, elinde taş ve sopalar bulunan saldırganların, polisle pazarlık ederek saldırılarını sürdürdükleri iddia edildi. Polise taş attığı gerekçesiyle Kürt çocuklarına panzer eşliğinde gaz bombaları ve coplarla saldıran polisin, aralarında çok sayıda kadın ve çocuğun da bulunduğu DTP'lilere yönelik saldırıyı izlemekle yetindiği bildirilen açıklamada, elindeki taş ve sopalarla DTP'lileri linç etmeye çalışan saldırganlara karşı İzmir polisinin gösterdiği hoşgörünün hem suç, hem vicdansızlık, hem de etnik çatışmayı körükleyen bir tutum olduğu kaydedildi.
Daha önce Sakarya'da, Altınova'da, Eskişehir'de, Antalya'da ve daha bir çok yerde benzerleri sahnelenen bu linç girişimlerinin neredeyse tümünde, güvenlik güçlerinin seyirci kalmasının, bu saldırıların desteklendiği kanaatine neden olduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Eğer bir yerde güvenlik güçleri halkın canını ve malını korumak yerine, saldırılara göz yumuyorsa, orada saldırı altındaki kişilerin kendini savunmak amacıyla karşılık vermeleri halinde ortaya çıkacak toplumsal çatışmanın hesabını kim verecek? Bu sorunun yanıtını güvenlik kuvvetlerinin bağlı olduğu İçişleri Bakanı vermek zorundadır. Bundan sonra gelişecek her türlü ırkçı saldırı ve linç girişimi karşısında, eğer güvenlik güçleri saldırganlara müdahale etmez ve saldırıya uğrayanlar hukuk çerçevesinde kendilerini savunmak zorunda kalırlarsa, Türkiye bir kaosa sürüklenir. Bundan da başta, hiçbir uyarımızı ve başvurumuzu dikkate almayan AK Parti Hükümeti ve İçişleri Bakanı sorumlu olacaktır. Ayrıca halklarımız bir çatışma ortamına sürüklenirse, bunun sorumlusu, 'İstanbul, Silopi değildir' gibi sorumsuz açıklamalarda bulunarak halkı kışkırtan siyasi partiler ve siyasetçiler olacaktır. Siyaset kurumunu bir bütün olarak, iktidarı ve muhalefetiyle, hükümeti ve Parlamentosu ile toplumu kutuplaştıran, karşıtlaştıran, vatandaşların birbirine karşı öfke ve tepki duymasına neden olan yaklaşımlardan uzak durmaya çağırıyoruz. İzmir'de yaşanan ırkçı-faşist saldırıları Meclis gündemine taşıyarak, linç girişimleri konusunda araştırma komisyonu oluşturulmasını isteyeceğiz. Aynı zamanda İzmir Emniyet Müdürü ve Valisi hakkında da soruşturma açılması için başvurularda bulanacağız. Ancak acil olarak, başta İçişleri Bakanı olmak üzere tüm sorumlu ve yetkilileri, benzer olayların yaşanmaması için acil önlemler almaya çağırıyoruz"
İHA'ya açıklama yapan İzmir İl Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, olayların büyümesini polisin önlediğini söyledi. İl Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz İHA'ya telefon aracılığıyla yaptığı açıklamada, "İzmir polisi olarak insanları korumak için çaba sarf ettik. Görevimizi en iyi şekilde yaptığımıza inanıyoruz. Böylesine büyük bir olayı en az zararla atlatmaya çalıştık. Polisin bu noktada daha büyük olayları önlediğini söyleyebilirim" dedi.
Beşiktaş, 'Mehmet Akgün'ü transfer etti
Beşiktaş, yeni sezon öncesi kadrosunu güçlendirmek için transfer çalışmalarına aralıksız devam ediyor.
İşte Beşiktaş'ın toplam borcu!
Beşiktaş Kulübü'nün 2012 yılı ilk olağan Divan Kurulu Toplantısı başladı. Kulübün toplam borcunun 482 milyon 295 bin 629 lira olduğu bildirildi. Başkan Fikret Orman, önemli açıklamalarda bulundu.
'FEDA' tişörtleri şimdi her yerde!
Beşiktaş Kulübü'nün taraftarların beğenisine sunduğu ''FEDA'' tişörtlerinin yurt genelinde satışa çıkarıldığı duyuruldu.