Son Dakika:
Haber Video
Galeri
Erkek
Kadın
Teknoloji
Yurt Haber
Sinema
Şehir Fırsatları
ArÅŸiv 
Mynet Haber > Güncel Haberler > Gül'e 'Ermenistan'a gitmeyin' çağrısı
Mynet haber bugün 11,116,414 kişi, bu haber 300 kişi tarafından okundu.
   

Gül'e 'Ermenistan'a gitmeyin' çağrısı

Güncelleme:02 Eylül 2008 15:39

ANKARA (İHA) - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Atila Kaya, Cumhurbaşkanı Abdullah Güle yazdığı açık mektupta, "Ermenistan'a gitmeyin' çağrısında bulunarak, "İki ülkenin futbol takımlarını eşleştiren kura sizin iradenizle belirlenmedi ama gitmemek sizin iradenizdedir" dedi.
MHP'li Kaya, Türkiye ile Ermenistan A Milli Futbol Takımları arasında yapılacak maçı izlemek üzere bu ülkeye gitmeye hazırlanan Cumhurbaşkanı Gül'e açık bir mektup yazdı.


Gül'e cumhurbaşkanı yeminini hatırlatan Kaya, Ermenistan Devletinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin toprak bütünlüğünü tanımadığını vurguladı. Ermenistan'ın başka bir Türk toprağının halen işgalcisi olduğunu da tekrarlayan Kaya, mektubunda şu ifadelere yer verdi:


"Ermenistan'ın AÄŸrı'yı, Van'ı 'KarabaÄŸ' yapmaya gücü yetmese de, 'KarabaÄŸ' örneÄŸi niyetinin, hedefinin ve gücü yettiÄŸinde yapacaklarının bir göstergesidir. Ermenistan, Türkiye'nin ve Azerbaycan'ın tarihini birbirinden ayırıyor deÄŸildir. Bu asıl başında bulunduÄŸunuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tavrı olmalıdır. Unutulmamalıdır ki; MehmetçiÄŸin Azerbaycan'ın koynunda yatması nedensiz deÄŸildir. Ankara toprağının Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kurucusu Mehmet Emin Resulzade'yi baÄŸrında taşıyor olması da nedensiz deÄŸildir. Ermenistan'ın tavrı Türk tarihinin 1915 yılına karşı olmak deÄŸil, bütününe karşı olmaktır. Ermenistan konusunda inisiyatif almaya meyyal oluÅŸunuz halen dışiÅŸlerinde hevesiniz kaldığının bir göstergesi olsa gerektir. Zaten, dışiÅŸleri koltuÄŸuna oturttuÄŸunuz halefiniz de bu hevesin önünde en az engel teÅŸkil edecek kimsedir. Nitekim Kafkaslar yanarken o da siz ve BaÅŸbakanı'nız gibi tatil yapmayı tercih etmiÅŸti. Sahi, bu hevesinizi o konjonktürde tatmin etmeyi neden düşünmediniz? Yoksa zengin iÅŸadamlarının yatlarında geçirmeyi tercih ettiÄŸiniz tatiliniz sadece Serj Sarkisyan'la maç seyretmeyi mi telkin etti size? YokluÄŸunuzu aratmayacağı anlaşılan halefiniz, MHP Genel BaÅŸkanı'nın gitme ihtimalinizi eleÅŸtiren beyanatı üzerine, 'Alparslan TürkeÅŸ de zamanında Erivan'a gitmiÅŸ ve Petrosyan'la görüşmüştü' demiÅŸ. DışiÅŸleri Bakanı'nın Alparslan TürkeÅŸ'i anlamaya ihtiyacı olduÄŸu fakat niyetinin olmadığı bu sözleriyle ortaya çıkmıştır. Alparslan TürkeÅŸ'in devlet geleneÄŸini temsil ettiÄŸi muarızlarınca da teslim edilmiÅŸtir. Ne var ki; rahmetli BaÅŸbuÄŸumuz anayasal bir yetki olarak devleti temsil ediyor deÄŸildi. Ayrıca, TürkeÅŸ'in yapmaya çalıştığını anlayıp devam ettirebilmiÅŸ olsaydınız, siz de bugün Sarkisyan'la deÄŸil Petrosyan'la görüşmeye hazırlanıyor olurdunuz. Aradaki farkı anlatmaya yarayan ve devletin elinde bulunan bilgiler en çok da size ve halefinize yakındır. Bilinen nedenlerden dolayı kamuoyunun 'tarafsız cumhurbaÅŸkanı' konusundaki şüphelerini sineye çekmek durumundasınız. Böylesi bir durumda ÅŸahsınızın eylemlerinin de AK Parti'nin devlet görüşü çerçevesinde deÄŸerlendirilmesi eleÅŸtirmeye hakkınızın bulunduÄŸu bir tutum olmamalıdır. Yahut, Türkiye gündemini uzun süre meÅŸgul etmiÅŸ olan 'cumhurbaÅŸkanlığı tartışmaları'nı yok sayarak makamınızda AK Parti zihniyetinin en üst düzeydeki bir temsilcisiymiÅŸ gibi oturmayı tercih etmemelisiniz. Anayasamızın 104. maddesi 'CumhurbaÅŸkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk milletinin birliÄŸini temsil eder' der. Ne var ki AK Parti zihniyeti devletin en uç makamlarını iÅŸgal etmekle birlikte, devlet geleneÄŸini içselleÅŸtirememiÅŸtir. Halen ona yabancı durmaktadır. 'Devlet', geleneÄŸiyle vardır. Suudi Kralı'nın böyle bir anlayışa yabancı olması, tarihsel nedenlerle anlaşılırdır. Ancak, binlerce yıllık bir geleneÄŸe Suudi Kralı'nın gözleriyle bakmak sineye çekilir türden deÄŸildir. 


Devlet, geleneğiyle vardır. AK Parti zihniyeti bu geleneğe yabancıdır. Asıl vahim olanı ise 'yabancı kalma'yı tercih etmiş olmalarıdır. Bazen şekil ve içerik birbirlerinden bağımsız hayat hakkı bulamazlar. Bu durumun din ile türban arasındaki ilişkide tecrübe edilebileceğini düşünenlerin, bunu devlet ile yönetme geleneği arasında görememeleri körlükleri ile değil, baktıkları yer ile ilgili olmalıdır. Anayasa taslağı hazırlayanların şimdilik dokunmaya cesaret edemedikleri ilk üç maddesinden ikincisi
sanıldığından daha çok şey anlatır: Devletin dilinin Türkçe olması demek, Esperantoymuş gibi davranamamak demektir. Devletin başkentinin Ankara olması demek, Washington, Brüksel veya Riyadmış gibi davranamamak demektir. Bir biçimde yönetim mevkiine gelmiş olsa bile, buradaki insanı dilediğince eylemekten alıkoyan bir tarih ve geleneğin varlığını kabullenmek demektir. Binlerce yıllık devlet yönetme geleneğine bakıp da orada sadece deniz şortuyla orduyu denetleyen Özal'ı görmenin insanı vardırabileceği nokta ise Ankara'daki bir otel odasının ötesi değildir. Eğer siz de onun gibi, 'ben yaparım olur' tarzında bir fikre sahipseniz, bilmelisiniz ki; böyle bir tarzın kökleri Türk tarih ve geleneğinin dışında aranmalıdır. Bugünkü yöneticilerden çok daha kudretli hanların geçmişte temsilciliğini yaptığı Türk Devlet geleneğinde, bu kudretli hanlardan hiç biri "devlet benim" demeye cesaret edememiştir. Çin İmparatorunun bedeninin kutsal sayıldığı veya İran İmparatorunun sözünün yasa kabul edildiği dönemlerden itibaren Türk hükümdarları devlet yönetme töresi ile sınırlandırılmış ve asla devlet ile bir sayılmamışlardır. Devlet ile yönetme geleneği de birbirlerinden ayrı sayılmamıştır. Okumaya fırsatınız oldu mu, yahut varlıklarından haberdar mısınız bilemem; Türk devlet geleneğinin amentüsü sayılan Orkun Bengitaşları'nda 'devlet' (il) ve 'yönetme geleneği' (töre) sürekli bir arada anılırlar. Kutadgu Bilig'de de kitap boyunca anlatılmaya çalışılan bundan başka bir şey değildir.
Geçmişte, Türk Devleti'nin Çin karşısında zaafa düştüğü bir dönemde; Çin İmparatoru, talep edilen yardım karşılığı olarak, kudretli Işbara Kağan'dan (581-587) devlet geleneklerini terk etmesini istemiştir. Işbara Kağan ise onları ded'fdr. Bilinen nedenlerden dolayı kğiştirmeye kendi gücünün yetmeyeceği karşılığını vermiştir. Böylesine sonucu istenmez bir konuda kendi gücünü denemeye yeltenmek bir meziyet olmamalıdır. Sayın Cumhurbaşkanı, her şeye rağmen beni şaşırtmanızın bütün sonuçlarını karşılamaya hazırım ve buna dayanarak size 'Ermenistan'a gitmeyin!' diyorum. İki ülkenin futbol takımlarını eşleştiren kura sizin iradenizle belirlenmedi ama gitmemek sizin iradenizdedir. Maçı izlemeyi çok istiyorsanız bunu, başbakanın adeti olduğu üzere, bir gecekondu mahallesindeki kahvede, kameralar eşliğinde yapabilirsiniz. Futbol izlemeye devlet geleneklerini aşacak denli bir düşkünlüğünüz varsa, size son olarak futbolun diliyle seslenmek istiyorum: Bu maç uğruna bir adım daha atacak olursanız ofsayta düşeceksiniz."

Haberleri duvarında görmek için
  • Üzücü
  • Komik
  • EÄŸlenceli
  • Åžaşırtıcı
  • Sevindirici
  • Düşündürücü
  • Sıkıcı
  • Korkunç
  • BaÅŸarılı
  • İnanılmaz
Tüm Haberler
Kişisel Sağlık Ürünleri
Diğer Güncel Haberleri

Haber Videoları

Geben ailesinin ikinci şehit acısı
15 saat önce önce eklendi.
30.025 kez izlendi.
İstanbul'da canlı bomba yakalandı
15 saat önce önce eklendi.
8.205 kez izlendi.
80 yaşındaki paraşütçü havada dehşet saçtı!
15 saat önce önce eklendi.
234.254 kez izlendi.
Emekli öğretmene taksitle satıldı!
15 saat önce önce eklendi.
11.185 kez izlendi.
İletişim Kurumsal Adklik Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Åž. Telif Hakları MYNET A.Åž.'ye Aittir