Mynet Özel'in bu haftaki konuğu Kadir Has Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı ve Jinemed Kadın Sağlığı Merkezi Direktörü Prof. Dr. Teksen Çamlıbel. Çamlıbel'le genç kızlıktan, menopoza, cinsellikten, kansere, idrar kaçırmadan hormon tedavisine kadar merak ettiklerinizi konuştuk:
Soru: Sayın Çamlıbel, kadınlar hangi temel sorunlarla size geliyor?
Teksen Çamlıbel: Kadınları üç gruba ayırabiliriz. 1. grup, evlilik öncesi grup. Bu gruptakiler, öncelikle bizden doğum kontrol yöntemiyle ilgili bilgi almak istiyorlar ve cinsellikle geçen bazın hastalıklardan şikayet ediyorlar. Şu anda İstanbul'da cinsellikle geçen en önemli ve yaygın hastalık "HPV virüsü" denilen, siğil virüsü olarak adlandırılan ve rahim ağzı kanserine yol açabilen bir hastalık. Salgın gibi görünüyor bu aralar HPV virüsü ve rahim ağzı kanseri için çok ciddi bir neden olarak görülüyor. Bu siğillerin birkaç cinsi var ve bir tanesi, özellikle rahim ağzı kanserine neden oluyor.
Soru: Peki bu siğil virüsünün tedavisi var mı?
Teksen Çamlıbel: Evet var. Ameliyatla bu siğiller alınıyor ve virüsün durumuna göre de, hastanının takibinin yapılması gerekiyor. Buna zamanında müdahale edilmesi gerekiyor ki rahim ağzı kanserine yol açmasın.
Soru: Peki genital siğiller nasıl geçer ve nasıl anlaşılabilir?
Teksen Çamlıbel: Bu sadece cinsellikle geçiyor. Kaşınır, kızarır ve ele gelir. Siğil oluşan kişiler bunları hisseder. Bunlar bir iki tane olarak başlayıp çoğalabiliyor. Elma kadar, hatta karnıbahar kadar büyüyenleri olabiliyor. Cinsellik yoluyla geçtiği için mutlaka partnerin de muayene ve tedavi olması gerekiyor.
GENÇ KIZLARIN BOYU UZATILABİLİYOR
Tekrar konumuza dönersek, kız çocuklarının genç kızlığa geçiş dönemlerin bir kez mutlaka doktora götürülmeleri gerekiyor. Karından yapılan ultrasonla yumurtalıkda, rahimde herşey yolunda mı diye bakıyoruz. Büyüme anormallikleri, göğüs gelişim sorunları, kısa kalma, çok uzun olma gibi genç kızları çok etkileyen olaylarla ilgili bir yönlendirme şansımız oluyor. Adet gördükten sonra kızlar 5-6 santim uzuyor. Adeti geciktirebilirsek eğer, bazı kişilerin ailesine veya çevresine göre, çok kısa kalmasını önleyebiliyoruz. Çünkü ilkokulda en uzun olan kız, ortaokulda çok kısa kalabiliyor.
Ayrıca sivilcelenme, tüy çıkması, kilo gibi sorunlarda bu check up'la gideriliyor. Böylece ergenlik sivilcesinin kader olmadığı gösteriliyor. Kilo artık genç kızlar arasında Türkiye'de de sorun haline gelmeye başladı. Çünkü genç kızların büyük bölümü, ideal kilosunun 5-7 kilo üzerinde.
GEBELİK ÖNCESİNDE MUTLAKA MUAYENE OLUNMALI
Yukarıda bahsettiğimiz üç grubun 2.'sini gebelik öncesi grup oluşturuyor. Türkiye'de genellikle kadınlar, hamile kaldıktan sonra doktora geliyor. Oysa hamile kalınmadan birkaç ay önce gelinmeli ki, bazı testler yapılsın. Beklenmedik şeker hastalıkları, beklenmedik kromozom hastalıklarına karşı önlem alınabilsin.
Soru: Kadınlar cinsel açıdan kendini tanıyor mu?
Teksen Çamlıbel: Hayır. Türkiye'de erkekler bile kadınları çok iyi tanımadığı için kadınların kendilerini tanımaları biraz zor. Tabi bu, bizim çok ekmek yememiz gereken bir konu. Bu konuda çok fazla uzman da yok, bilgi de yok, bilgilendirme de yok. Bize çok sık gelen bir şikayet bu. Genellikle hastalarla sohbette tesadüfen bunu öğreniyoruz. Hastalarımızın büyük bölümünde cinsellik konusunda olumlu yanıt alamıyorum.
Soru: Ne gibi sorunlar var?
Soğukluk, zevk almama ve orgazm olamama. En temel sorun bu. "Hiç canım istemiyor. Eşimle bu yüzden tartışıyoruz. Bana birşey sormasa ben iki sene böyle otururum evde" diyen kadınlar o kadar çok ki inanılmaz.
Soru: Peki neden bu sorunlar yaşanıyor?
Teksen Çamlıbel: Ben bunun da bir jimnastik olduğuna inanıyorum. Zevk almak için düzenli olarak yapmak lazım. Oturduğunuz yerden gökten zembille gelmiyor bu. Siz düşüneceksiniz, siz yapacaksınız. Vücudunuzu tanıyacaksınız. Karşınızdakine de bunu gösterecek ve uygulayacaksınız.
Türkiye'de öyle vahim durumlar var ki, evlenmelerine rağmen senelerdir ilişkiye girememiş kişiler var. Bu yüzden çocuk sahibi olamamak ve toplumdan uzaklaşmak, ailelerden uzaklaşmak, depresyona girmek gibi sorunlarla karşılaşıyoruz. Türk kadının ve Türk erkeğinin bu konuda katetmesi gereken çok yol var. Bu kişiler bize geldiklerinde, açıkçası çok fazla katkıda bulunamıyoruz. Ama cinsel fonksiyon bozukluları uzmanı da Türkiye'de maalesef çok yok.
HAYATIN ÜÇTE BİRİ MENOPOZDA GEÇİYOR
3. grup kadınlar ise menopoz dönemindekiler. Menopoz yaklaşık 45'li yaşlardan sonra başlayan ve 50'li yaşlarda biten bir adet dönemi düzensizliğinin son noktası olarak görülebilir. Yumurtalıklarda yumurta üretimi artık duruyor ve östorojen seviyesi sıfırlıyor. Bu geriye dönüşü olmayan bir olay. Hatta, çocuk menopozdan 3-4 sene öncesinden itibaren olmuyor, ama kadın bunu farketmiyor.
Menopozdaki kadınlara yılda bir smear testi yapılması gerekir. Çünkü kanser riski biraz yükseliyor. Özellikle de meme kanseri. Mutlaka mammagrofi çekilmesi gerekiyor. Kalın bağırsak kanseri 50'li yaşlardan sonra iki numaraya yükseliyor. Mutlaka 5 yılda bir kalın bağırsaka bakılması gerekiyor.
HORMON TEDAVİSİ "OUT" OLDU
Hormon tedavisini yıllarca uyguladık ama son yıllarda "out" oldu. Son bir yıldır özellikle ABD'deki bir araştırmanın sonucu olarak sakıncaları ortaya konuldu. Biz de artık seçiciyiz. Östorojenden gerçekten fayda sağlayacağını düşünüyorsak bu uygulamayı yapıyoruz. Ama eskiden rutin olarak herkese uygulardık.
KARİYER ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI ENGELLİYOR
Soru: Tüp bebek merkezleri günümüzde çoğalıyor. İsteyip de çocuk sahibi olamamak neredeyse mümkün değil gibi görünüyor. Gerçekte de bu böyle mi? Yani herkes çocuk sahibi olabiliyor mu?
Teksen Çamlıbel: Her 7 kadından biri çocuk sahibi olamıyor. Yüzde 15 gibi bir rakam oluşturuyor bu. Bu kişilere önce klasik yöntemler, daha da olmazsa tüp bebek yöntemleri uygulanıyor. Tüp bebek yöntemi artık klasik yöntemleri bile geçmeye başladı. "Bizi uğraştırmayın. Gebelik için en yüksek yöntem neyse uygulansın" diyorlar. Günümüzde kadınlar eğitiminden ve kariyerinden dolayı ileri yaşlarda evleniyor ve çocuk sahibi olmaya planlıyor. Çoğu kez planlanan yaş çocuk sahibi olmak için kritikleşiyor.
Dolayısıyla kısırlık günümüzde var ve gelecekte de olacaktır. Çünkü kadınlar geç doğurmak istiyor, erkeklerin de spermleri asırlardır giderek azalıyor. Sperm sayısı bazen "sıfır"a kadar iniyor. Bu gibi durumlarda ne yaparsak yapalım gebe kalınamadığı durumlar da oluyor. 40 yaşından sonra kadınların gebe kalma şansı yüzde 20'dir.
İDRAR KAÇIRMA
Soru: Kadınların karşılaştığı başka ne gibi sorunları var?
Teksen Çamlıbel: Normal doğumdan sonra idrar kaçağı yüzde 40'lara varıyor. Gaz ve dışkı kaçağı ise yüzde 20 oranında. Ve bu durum kalıcı. Yani mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor. Ancak, bu durum genellikle kadınlar tarafından saklanıyor. Hasta ne kocasına, ne çocuğuna, ne de bir akrabasına durumunu anlatıyor. Biz bile çoğu zaman tesadüfen öğreniyoruz. Bunu söylememe nedenlerinin başında "utanma" ve bu durumu "kader" olarak görme geliyor. Nasıl olsa bu doğumdan sonra kendinde kalan bir durum olarak kadın tarafından kabul ediliyor ve benimseniyor. İnanılması güç ama çocuk beziyle gezen kadınlar bile var. Artık çok küçük bir ameliyatla bu sorunun çözüme kavuşturabiliyoruz. Bazen, ameliyat, bazen ilaç, bazen de sporla bu durum tedavi edilebiliyor.
7 KADINDAN BİRİ MEME KANSERİNE YAKALANIYOR
Soru: Son olarak kadınlara önerileriniz neler?
Teksen Çamlıbel: Kadınların ergenlik çağlarından ölünceye kadar check up programlarına gitmelerinde fayda var. Kadınlarda kanser korkusu, erkeklere göre biraz daha çoktur. Üreme organlarında kanser riski vardır. Özellikle meme kanseri çok yaygın. Her 7 kadından biri hayatı süresince meme kanseri olacaktır diye kabul ediyoruz. Ama mammagrafi denilen süper bir alet var. Her kadın 35 yaşından sonra 2 yılda bir mammagrafi çektirmelidir. 50 yaşından sonra yılda bir. Smear testi dediğimiz, hem rahim hem de rahim ağzı kanseri için erken uyarı sistemidir. Senede bir kez yapılması gerekir. Yumurtalık kanseri kadınlarda biraz daha seyrek görülmektedir, ama çok kötü sonuçları oluşmaktadır. Hemen öldürebilen bir kanser ve maalesef onun erken tanısı yok. Tek çözüm doktora 6 ayda bir gitmekten geçiyor.