Mynet Özel'in bu haftaki konuğu TEV Genel Müdürü Ünal Somuncu. Somuncu ile TEV'in faaliyetlerini, hedeflerini ve 23 Nisan için başlattıkları "Okulda 1 gün daha" kampanyası üzerine konuştuk.
Sizden öncelikle Türk Eğitim Vakfı hakkında bilgi alabilir miyim?
Ünal Somuncu: Türk Eğitim Vakfı, 4 Mayıs 1967 tarihinde aralarında iş adamı Vehbi Koç, Nejat Eczacıbaşı gibi isimlerin bulunduğu bir grup iş adamı, aydın, akademisyen tarafından kuruldu. Amacı, ekonomik gücü olmayan ailelerin, başarılı ve yetenekli çocuklarının eğitimlerini sağlamaları için gerekli desteği vermek, gerekli yardımlarda bulunmak, ayrıca bunların eğitim görecekleri eğitim sistemini desteklemek ve bir sosyal bilincin yaratılmasını sağlamak.
Cumhuriyetin kurulmasından bu yana eğitim en temel sorunlardan biri... Kilit sorun olma niteliğini de hala sürdürüyor. Hatta her geçen gün öneminin daha da arttığını görüyoruz. Cumhuriyet yönetimin kurulmasından bu yana bir takım başarılı adımlar atılmış, bir takım teşebbüslerde bulunulmuş, belli başarılı noktalara da gelinmiş ama artan nüfus, dünyadaki gelişmeler ve değişimler karşısında yeterli olmadığını görüyoruz. Eğitim sorunun çözümünü sadece devletten beklemek de çok doğru değil. Bunun nedenleri arasında ülkemizin çok uzun zamandır sık sık karşılaştığı ekonomik sorunlar geliyor. Uygulanan sıkı para politikalarının bir maliyeti var. Bu maliyet genellikle ekonomik gücü az, sosyal durumu hassas kitlelerin aleyhine oluyor. Bunun sonucunda eğitimde fırsat eşitliği de gün geçtikçe azalıyor. Devlet, birtakım girişimleri özel kesimden bekliyor. Çözüm olarak özel okullar her geçen gün artıyor. Ancak herkes çocuğunu özel okullara gönderme fırsatına sahip değil. Hatta devlet okullarında eğitimin maliyeti bile sürekli artıyor. Bütün bu zemin üzerine 1967 yılında bu vakfın kurucuları düşünüyorlar ki, vatandaşların tek tek bağışlarıyla gerçekleştirilemeyecek, başarılamayacak bazı atılımlar, bir vakıf çatısı altında gerçekleşebilir. Bu şekilde de eğitimde herşeyi devletten beklemeyen bir zihniyetle 'vatandaşın eğitime ciddi bir katılımını, eğitim sorunlarını paylaşımını, o sorunların çözümüne katılımını sağlamak mümkün olabilir' düşüncesi gerçekten yol gösterici bir gerekçe oluşturmuş. Vakıf kurulduğu tarihten bu yana ne gibi faaliyetler gerçekleştirdi?
Ünal Somuncu: Vakfın kuruluşunda kurucuların amacı bir anomin vakıf ortaya çıkarmaktı. Türk Eğitim Vakfı, bir kişinin veya bir kuruluşun vakfı değildir. Kurulduğundan beri belirli kurallar ortaya koyarak amacında belirtilen nitelikte yani,
- Ekonomik gücü yüksek olmayan ailelerin, başarılı ve yetenekli çocuklarına, özellikle teknik ve endüstri meslek liseleri ve yüksek öğrenim gören gençlere burs şeklinde eğitim desteği vermek.
- Sonra kaynakları geliştikçe, bunlar arasında Türkiye ve insanlığa katkı yapabilecek öncü nitelikteki gençlere yurtdışında master bursları sağlamak. (Bu kapsamda İngiltere hükümetiyle çalışıyoruz, bu sene Fransa hükümetiyle de başlıyoruz. Alman Akademik Değişim Servisi'yle uyguladığımız bir ortak master burs programı mevcut. İngiltere ve Almanya'daki servisle masrafları yarı yarıya üstleniyoruz. Fransa hükümetiyle bu yıl imzaladık protokolü. 10 kişilik kontenjan söz konusu. İlk yıl için 7 gencin masraflarını Fransa karşılayacak. 3 gencin masraflarını paylaşacağız. )
- Ayrıca Danimarka'da işbirliği yaptığımız Garih Vakfı var. Garih Vakfı da tüm giderleri vakfa ait olmak üzere bazı başarılı gençlere master bursu sağlıyor.
- İsveç'te de Türklerin işbirliğiyle oluşturulan bir vakıfımız var.
- Yurtdışında ayrıca Dr. Orhan Birman'ın fonunda masrafları karşılanmak üzere öncü nitelikte hekimlerimize doktora sonrası üst lisans, doktora üstü araştırma ve eğitim imkanı sağlanıyor. Örneğin; kan bankacılığının gelişmesi, kanserde gen tetkiklerinin uygulanması gibi...
Vakfın kuruluşunu takip eden yıllarda bazı bağışçıların istekleri üzerine de eğitim kurumları yapılıp, Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilmiş. Bunlar arasında 14 tane ilköğretim okulu, Denizli'de bir Anadolu Lisesi, Bursa'da Zeki Müren'in adını taşıyan yatılı bölge okulu niteliğinde Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi, Tekirdağ'da Çıraklık Okulu.
14 İlköğretim okulundan 3'ünü Danimarka'daki Garih Vakfı'yla birlikte kurduk. Bu üç okulun biri Ümraniye'de, biri Sakarya Akyazı'da, bir diğeri ise Kırşehir Çayağzı kasabasında. 2000 nüfuslu bir kasaba burası. Bu okullarda bilgisayar destekli eğitim veriliyor. Çeşitli üniversitelerimizin eğitim fakültelerininde uygulama okulu haline getirildi. Dolayısıyla eğitim alt ve üst yapısı devamlı destekleniyor. İşletmeyi yine Milli Eğitim Bakanlığı yapıyor. Sınıflarda bile bilgisayar destekli eğitim veriliyor. Başarılı öğrenciler her yıl bir hafta süreyle Danimarka'ya gönderiliyor.
Ayrıca bir çalışma da Batman'da yapılıyor. Batman'da geçmişte kadınlar arasında çok fazla intihar olayları vardı. Orada kamuyla ortaklaşa bir girişim olarak Toplum Eğitim Merkezi kuruldu. Burada kadınlara okumu-yazma öğretiliyor, bilgisayar kullanma ve el becerileri kursları veriliyor. Böylece gelir sağlama imkanına kavuşuyorlar. Bütün bu çalışmalar eğitime destek.
Yeni bir girişim ise şu; Vakıf 2001 yılında eğitime doğrudan müdahaleye karar verdi. Gebze'de Sezai Türkeş'in rahmetli eşi adına kurduğu üstün yetenekli çocuklar için parasız yatılı eğitim veren ilk ve orta düzeyde bir okul vardı. Bu okulun işletmesinde mali güçlüğe girilmesi üzerine Milli Eğitim Bakanlığı'nın da önerisiyle okulu biz devraldık. 1 Ağustos 2001 tarihinden bu yana sorumluluğunu biz üstlendik ve götürüyoruz. Mecburi eğitim 8 yıla çıkınca ilköğretim bölümü kapandı ve lise seviyesinde eğitim verilmeye başlandı. Uzmanların dediğine göre, her ülkede nüfusun yüzde 2'si oranında üstün yetenekli çocuk dünyaya geliyor. Bunların özel eğitime ihtiyacı var. Bu çocuklar çok kolay öğrenebiliyorlar. Ama özel eğitim verilmezse farklı yollara da sapabiliyorlar. Ülkemizdeki tek okul Gebze'deki bu okul olduğu için sınırlı sayıda öğrenci alabiliyoruz.
Kaç öğrenci var okulda?
Ünal Somuncu: Şu anda 125 öğrenci eğitim görüyor. Biri hazırlık olmak üzere 3 sınıf var. Yabancı dilde de eğitim yapılıyor. Bu çocukların arasında da Almanya, Kanada ve ABD okullarından tam burs kazanmış öğrenciler var. Biri dünyada ilk kez olarak Bill Gates bursunu kazanan tek yabancı olma ünvanını taşıyor. Bu çocuklar ülkemizin özlemini çektiği, ileride üstün yetenekli, nitelikli insan gücünü oluşturacaklar. Türkiye'nin özlemini çektiği belli markaları yaratacaklar. Vakıftan burs almak isteyen öğrencilerde aranan şartlar nelerdir?
Ünal Somuncu: Amacında belirtilen özellikleri taşıması gerekiyor. Yurt içinde de, yurt dışında da. Herşeyden önce ailenin ekonomik gücü önemli. Ailenin, ülkenin o günkü şartlarında belli bir ekonomik düzeyin altında olması gerekiyor. Çocuğun derslerinde başarılı olması gerekiyor. Birinci ve ikinci şartları belgelerle belirlemek mümkün. Eğer burs döneminde çocuk sınıfta kalırsa burs hemen kesiliyor. Vakıf bu bursları doğrudan vermiyor. Burs uygulaması, daha çok kurallara uyma ve kontenjan belirleme şekilde yapılıyor. İstisnalar da var. Doğal afetlerde verilecek eğitim düzeyi ilkokul birinci sınıfa kadar inebiliyor. Bunun dışında özürlü çocuklara burs kontenjanı ayrılıyor. Ayrıca yetiştirme yurdu çocuklarına ayrı bir kontenjan veriliyor.
Yurt dışı bursları için; tarafsız jüriler koyulan kurallara uygun olarak adayları seçiyor. Yine bir ekonomik şart ve adayın başarı durumu var. Bu yüksek not durumunu gerektiyor. Üniversite mezuniyet not ortalamasının, 4 üzerinden 3, 100 üzerinden 75'in altında olmaması gerekiyor.
Gebze'deki okula ise Milli Eğitim Bakanlığı aracılığıyla geniş bir teşkilatla seçmeler yapılıyor. İlköğretim okullarına kadar yayılan bir sınav var. Nihai seçme, belli adaylar arasında gözlemle belirleniyor. Bu sene okula 32 öğrenci aldık.
Şimdiye kadar kaç öğrenciye burs imkanı sağlandı?
Ünal Somuncu: Yurt içinde meslek lisesi, yüksek okul, master, doktora dahil 129 bin öğrenciye burs verildi. Yurt dışında ise 849 kişiye master ve doktora sonrası çalışma imkanı sağlandı. Bu yılki burs sayısı 7 bin 100. Küçümsenmeyecek bir rakam. Maliyeti 5-6 trilyonu buluyor. Bu rakam sadece yurt içi için geçerli. Tabi bu da yeterli değil. Bunu 100 misli arttırsanız bile yine ulaşılmamış çocuk kalacaktır. Aylık burslu çocuklara 150 milyon lira veriyoruz. Şimdi sizin başlattığınız kampanyaya gelelim. 23 Nisan sebebiyle "Okulda 1 gün daha" adlı bir kampanya başlattınız. Bu kampanya hakkında da bilgi alabilir miyim?
Ünal Somuncu: Türk Eğitim Vakfı'nın belli ilkeleri var. Bu ilkeler arasında cumhuriyetin temel ilkelerine bağlılık geliyor. Gelişmelere de ayak uydurmamız gerekiyor. Bu gelişmelerden bir tanesi de teknoloji. Bilgisayar hayatımızın her alanına girdi. Bunun gerisine düşmek mümkün değil. Bizim amaçlarımızdan bir tanesi de elektronik TEV'i oluşturmak. Bu kapsamda deneme yaparak, 23 Nisan'a farklı bir içerik kazandıralım dedik. Türk Eğitim Vakfı'nın destek olduğu gençlerin eğitiminin desteklenmesi için günde 2.5 milyon liraya ihtiyaç var. Buna kamuoyundaki gönüllülerin katılarak, paylaşıp destek vermesini istedik. Böylece 23 Nisan'ı daha anlamlı hale getirmeyi hedefledik. Çocuklarımıza verebileceğimiz en önemli araç eğitim. Gittikçe güçleşen yaşam koşulları ve küreselleşmeye karşı onları donatmanın tek yolu var o da, iyi, çağdaş, bilinçli bir eğitim sunmak. Bunu sunabilmek için en büyük armağan da bu olacaktır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı gerçekten egemenliği sağlayacak bilgili, ekonomik güce ulaşmış nesilleri yetiştirecek bir ortam olarak kutlamak uygun olur diye düşündük. "Okulda 1 gün daha" başlığı adı altında kampanya başlatıldı. Vakfa bağış yapma bilincini de biraz yaygınlaştırmak istedik. Burada TEV'in kurmuş olduğu okullarda eğitim gören öğrencilerin yapmış olduğu resimleri kullandık. Kartların içeriğini kişiler kendileri dolduracak. Hedefimiz insanlara "hem kendiniz hem de çocuklarınız için değerli bir şey yapmak istemez misiniz?" sorunu sormaktı. "Çocuklara okulda geçirebileceği bir gün daha armağan edin bizim için yeterli olur" dedik. Kredi kartıyla veya havale yoluyla ödeme yapabilecek.
Kampanyamız, 13 Nisan'da başladı, 23 Nisan'a kadar sürecek.
Bu kampanyada hedefiniz nedir?
Ünal Somuncu: Açıkça bir hedef belirlemedik. Bu bir deneme oldu bizim için. Bir amacımız daha var. Buradan kazanacağımız derslerle, belki daha sonra örneğin; yılbaşında TEV'in destek verdiği veya vereceği çocuklara yönelik daha geniş katılımlı bir kampanya düşünüyoruz. Bu kampanyanın alt yapısı da böylece hazırlanıyor. Bu kampanyadan elde edilecek gelir belli bir yatırıma mı ayrılacak?
Ünal Somuncu: Çocuklarımıza daha fazla burs verme imkanı tanıyacak bizlere. Okullara daha fazla destek sağlama fırsatı verecek. Tabi bu konuda karar vermek sağlanacak bağışın büyüklüğüne bağlı. Bir öğrencinin vakfa bir günlük maliyeti 2.5 milyon lira.