Mynet Özel'in bu haftaki konuğu İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Berk Üstündağ. Üstündağ ile vatandaşların deprem tahminleri için kurulan 'deprem tahmin ligi'ni konuştuk.
'Deprem tahmin ligi' fikri nasıl doğdu? Buna neden ihtiyaç duyuldu?
Doç. Dr. Berk Üstündağ: 17 Ağustos depreminin ardından elimizdeki bir takım ölçüm cihazlarını değiştirdik ve İTÜ çerçevesinde 'deprem tahmin projesi' adı altında yeni bir projeye başlattık. Amacımız, elektriksel alanların havadaki etkilerini ölçerek, yer altındaki katmanlarda olası deprem öncesi zayıflama süreçlerine girilip girilmediğini tespit etmekti. Bu yeterince iyileştirilirse, ileride erken uyarı niteliğinde de kullanılabilir diye düşündük.
Bizim projemiz o dönemde çok popüler oldu. Basında çok yer aldı. Kamuoyu bizi adres olarak öğrendiği için depremle ilgili tahminleri olan kişiler sürekli bize başvurmaya başladı. Bunları ikiye ayırmak mümkün. Birinci bölüm; kendisinin benzeri çalışması olduğunu söyleyenler, ölçmeye dayalı cihaz geliştirenler.. Bunların içinde elektrik teknisyeninden jeofizik mühendisine kadar ağırlıklı olarak akademik sınıfta olmayan ama teknik hatta doktor olan pek çok kişi var.
Bir kısmı da doğal gözlemlerine veya, kendi bedenlerinden hissettiklerine dayalı olarak bir takım tamhinlerde bulunuyorlar.
'Siz tahmin çalışması yapıyorsunuz, bizimde böyle bir tahmin çalışmamız var, değerlendirir misiniz?' diyorlardı. Özellikle fiziksel algıya dayalı olarak gelen vatandaşlar, biz çok doğrudan ilgi göstermeyince, tepki gösteriyordu. 'Siz devletin üniversitesi değil misiniz? Biz vergi veriyoruz. Hem bu işin uzmanı olarak çıkıyorsunuz, ama bizimle ilgilenmiyorsunuz' diye sitemde bulunuyorlardı.
Deprem tahminlerinin değerlendirmesinde münferid bir kaç tahmin başarılı gibi gözükse bile raslantısallığın ne kadar dışına çıkıldığını ölçümlemek için uzun süreli çalışma(tahmin değerlendirmesi) yapmak gerekiyor. Baktık olacak gibi değil. Önce bir iki tanesine form dağıttık. O dönemde 50'den fazla başvuru gelmişti. Sene başında 100'ü buldu bu rakam. Biz insanlara şunu anlatmaya çalıştık: 'Bakın tek tek tahminde bulunduğunuz zaman rastgele de tutabilir ve bunları belli bir formata sokmanız gerekir.' dedik. Onun içi bu formları dağıttık. 'Siz ölüçme veya tahminlerinizi belli bir format içinde yazın' dedik.
Fakat bu kişiler birkaç hafta sonra bu işten sıkıldılar ve bıraktılar. 'Bizi oyalıyorsunuz' diye de sitem ettiler. Bunun üzerine kişilerin sürekli veri göndermelerini sağlamak ve bu verileri de belli bir standarta uyduracak yöntem geliştirelim dedik. Sürekli veri göndermelerini sağlamak için bunları belli bir lig mantığı içinde birbirleriyle enazından tahminlerini görmeseler bile puanlarını görebilmelerini amacıyla ortak bir platform oluşturduk. İlk duyduklarında sismolojideki bazı hocalar 'deprem tahmininin ligi mi olur?' diye buna tepki gösterdiler.
Ligi başlattıktan sonra çok iddialı olan hatta dergileri bile haber konusu olan bir kişi bile 'ya aslında ben de kendimden şüphe etmeye başladım. Tahmin aslında farklı birşeymiş' demeye başladı.
Lig nasıl çalışıyor?
Doç. Dr. Berk Üstündağ: Ligin birinci hedefi mümkün olduğunca farklı eğitim seviyelerinden herkesin sadece bilgisayara veya telefon mesajıyla tahmin girişi(bildirimi?) yapabilmesi. Bu tahmini de basitleştirmek koordinatlarla uğraştırmamak için Türkiye'yi bölgelendirip karelere böldük. Tam nokta istemedik, sadece depremin olabileceği en yakın kareyi seçmesini istiyoruz. Kişi, depremin olacağı zaman aralığını da kendi belirliyor. Kişiler, hazırlanan tablodan da depremin büyüklüğünü seçerek tahminlerini tamamlıyor.
Bizim bilgisayar programımız da, kişilerin yaptıkları tahminlerin olabilirlik hesaplarını Türkiye'nin son yıllardaki deprem kayıtlarına göre çıkarıyor. Bilgisayar, öncelikle kişinin girdiği büyüklük ve zaman aralığına karşılık, bunun 'normal olasılığı nedir' diye hesap ediyor. Daha düşük olasılıklı bir depremi kişi bilmişse, daha büyük puanı alıyor. Ama tahminde çok sapma varsa puan düşüyor hatta negatife bile geçiyor.
Bizim için en makbul olanı hem çok deprem tahmini yapacak hem de deprem başına puan ortaması yüksek olacak.
Şu anda ligin durumu nedir?
Doç. Dr. Berk Üstündağ: Lig'de 3-4 kişi çok tahmin yapmak üzerine gidiyor. Onların içinden bir tanesinin puanları daha yüksek.
Tabi sistem çok yeni olduğu için biz de kendimizi yaşananlarla birlikte geliştiriyoruz. Koyduğumuz bazı sınırları değiştiriyoruz.Mesela biz 5 büyüklüğünde bir depremin arkasından 3 gün boyunca en az 1 magnetut depremden aşağısına tahmin girilemeyeceğini yazdık. Örneğin 6 büyüklüğünde bir depremin arkasından bir sürü artçı oluyor. Buradaki artçıyı tahmin etmek puan kazandırabilir ama olasılıklar dahilinde zaten. Yani 5 büyüklüğünde bir deprem oldu. Arkasından 4 veya 4 büyüklüğünde artçı olacak tahminini kabul etmiyorduk.
Türkiye'nin depremselliğine baktığımız zaman 5 büyüklüğündeki bir depremden sonra örneğin 5.4 büyüklüğünde ya da daha büyük magnitüdlü deprem pek olmaz. Örneğin 12 Kasım 1999 Düzce depreminde önce 5.8 büyüklüğünde bir deprem oldu. Daha 24 saat yeni geçmişken, 7.2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu girilebilir ve geçerli puan alabilecek bir tahmindir. 5'in üzerindeki bir depremin öncü olması göreceli olarak nadir bir durum.
Bu sorunlardan biri de Bodrum depreminde yaşandı. 5.0 büyüklüğünde bir deprem oldu. 5'den sonra 4 büyüklüğünde bir deprem almayacağız dedik ama, 5 magnitüdü'ne yakın o kadar çok deprem oldu ki, herkes bu sefer görüyor ki, 1 magnitüd altını almıştık. Normal olasılıklar dahilinde 4.5 üzerinde de deprem olabiliyor. Çünkü orada artçı öncü mekanizması yok. Orada başka bir olay işliyor. Normal olarak gerilim testere dişi gibi artar, sonra tam deprem olduğu anda ivme düşer, düşerken de hareket meydana gelir. Fakat Bodrum'da meydana gelen depremler böyle bir süreci yansıtmıyor. Bu ortalama olasılık hesabını değiştiriyor. Böyle olduğu zaman biz oraya müdahil olup, tahminin töleransı kadar yukarıya çekmek zorunda kalıyoruz. Tahminin töleransı da şu: Tahminleri bir miktar yüreklendirebilmek için artı eksi 0.4'lük bir tölerans farkına tam puan veriyoruz. Yani 4.0 büyüklüğünde bir depremde 4.4 veya 3.6 tahminleri tam puan veriliyor. 4.8 tahminine de puan alınıyor ama daha düşük oluyor.
Biz tahmincilere önce antreman yaptırmak istedik. Ancak 2 haftalık sürenin yeterli olmadığını gördük. Bunun üzerine ligi 1. ve 2. dönem olarak ikiye ayırdık. İlk dönemde 'çok negatif olanları küme düşüreceğiz, yerine yenilerini koyacağız' dedik. İkinci dönem başvurularının çok fazla olması ve onlara da imkan verebilmek için ilk bölümü kısa bir süre sonra bitireceğiz. Önümüzdeki aylarda ikinci dönemi başlatacağız. İlk bölümü kısa tuttutuğumuz için kimseye küme de düşürtmeyeceğiz. Çünkü yeterince veri oluşmadığı düşüncesindeyiz. Bu işe başladığımızdan bu yana 6 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmedi.
Peki bir kişi sadece Bolu ve civarında çalışma yapıyor ve bu bölgedeki depremleri tahmin ediyor. Bolu ve civarında deprem olmadığı için de tahmin yapmadan bekleyebiliyor mu?
Doç. Dr. Berk Üstündağ: Bekleyebilir. Ama ayda bir tahmin gibi formül geliştirdik. Ortalamaya baktığınız zaman Bolu'nun yakınlarından bir aylık periyotta 5-10 deprem olabiliyor.
Trabzon'daki bir tahminciyi örnek alırsak?
Doç. Dr. Berk Üstündağ: Tabi böyle bir bölgede tahminci bekleyebilir. Ama bizim için verinin değer kazanması için ortalamanın yüksek olması ve yüksek oranda tahmin yapması çok önemli. İki deprem tahmin etmişsinizdir, ikisi de yakın yerlere düşmüştür, yüzde yüz deprem biliyor mu olacaksınız? Belki 200 deprem tahmin ettiğiniz zaman bu ortalamanız gerçek ortalamayı daha çok yansıtacaktır.
Tahminleri bilimsel verilere dayanması şartı yok değil mi?
Doç. Dr. Berk Üstündağ: İlk girişte Halil Mercanlı vardı. Çeşitli gazete ve dergilere haber oldu. Bacağımın şurası ağrıdığında şurada deprem olacak diyordu. Hiçbir menfaati olmaksızın adam niye böyle bir işle uğraşıyor? diye düşünüyorsunuz. Ya adama yanlış olduğunu göstermek lazım ya da doğruysa da değerlendirmek lazım. Bizim öncelikle bilmemiz geren şey kişi depremsellikle ilgili veri mi ölçüyor? Raslantısal mı gerçekleşiyor? yoksa ruhsal bir durum mu var? Bu yüzden metodlara sınırlama da getirmedik. 'Parapsikolojik olarak da tahmin yapabilirsiniz' dedik.
Bir kişi var ve parapsikolojik olarak tahminde bulunuyor ve her seferinde buluyor? Ne yapılacak bu durumda?
Doç. Dr. Berk Üstündağ: Benim kişisel yaklaşımım, ben herşeyin fizik dahilinde açıklanabileceğini düşünüyorum. Fakat bazen olaylar o kadar nadir yaşanıyor ki, onların fiziksel karşılığını açıklamakta fizik henüz o kadar gelişmemiş oluyor. Parapsikolojiye de ihtiyaç var çünkü, o nadir fakat tekrarlı olayları yakalama bilimi olarak görülebilir. Bunun içinde parapsikolojinin görevi, o nadir olayları içinde sürekli olanları yani ilişkilendirilebilir olanları ayrıştırmak olmalıdır diyorum. Örneğin rüya görüyorsunuz. O rüya beynin kendi iç tepkisi sonucu oluşan bir rüya mıdır? Yoksa gerçekte var olan fakat daha önce kişinin görmediğini sandığı, belki de gerçekten görmediği bir görüntü müdür? Parapsikolojinin fiziksel nedenselliğe aktarım sürecindeki görevi bunları ayrıştırmak ve derlemek olarak görülebilir.
Şu anda fizikle açıklamayamadığımız kısımları örnek olay olarak karşımıza koyacak bilim olarak görüyorum ki, arkasından bu sefer fiziğin görevi onun gerçekten dayandığı fiziksel nedenlerin ortaya çıkartılması olacaktır. Örneğin insanlar uçabilir mi? Öyle nadir olaylar gerçekleşiyordur ki, yine fiziksel nedenleri vardır. Rastgele gözlemlerde bu olayları yakalayamıyoruzdur. Bazen hatalarda insanlara farklı yetenekler kazandırabilir. Medyumluk var. Geleceği görmekten söz etmiyorum. Düşüncelerin transferiyle ilgili. Bunun üzerinde NASA 'nın bile bilinen pek çok deneyi var. Uzayda astronotlar kartlar çekiyorlar ve bu kartlara konsantre oluyorlar. Aşağıdaki medyumlar da onun hangi karta konsantre olduğunu bulmaya çalışıyor.
Bizim de deprem tahmin ligine başvuranlar içinde bu tür kişiler var. İkinci dönemde özellikle iki kişi var bu türden. Onların depremsellikle ilgili bir şey ürettiklerini söylemek, veri toplamadan zor.
Dünyada buna benzer bir çalışma yok. Lig mantığında tahminlerin yapıldığı bilinmiyor.
Şu anda lig de kaç kişi var?
Doç. Dr. Berk Üstündağ: İlk dönemde 24 kullanıcı var. Bir tanede bilgisayar tarafından rastgele kullanıcı var. Bilgisayar tarafından kullanıcı şu işe yarılor. Biz ne kadar iyi puanlama yaparsak yapalım, Türkiye'nin normal depremselliği dediğimiz hadise zamanla değişiyor. Özellikle 17 Ağustos depreminden sonraki sene artçılar arttı ve sonra azaldıysa da ondan sonra 2002 yılının ortasından itibaren yeniden hızlanma gösteriyor. Verileri de bir periyoda göre alıyorsunuz. Uzun periyoda göre alırsanız hızlıymış gibi çıkıyor, kısa periyoda göre alırsanız da aldığınız periyodun özelliklerine göre değişiyor.
Deprem tahminlerinin değerlendirilmesi de önemli bir uğraş. Bununla nasıl başa çıkıyorsunuz?
Berk Üstündağ: Dünya'da belki bu zamana kadar yapılmış en ciddi çalışmalardan bir tanesi bu. Türkiye'de patonsiyel katılımcı sayısı da çok yüksek. Diğer taraftan da ciddi bir yazılım gerekiyor. Hava Harp Okulu'ndan bilgi işlemden sorumlu yüzbaşı İbrahim Zağlı da bizim proje grubumuzdaydı. Daha sonra Diyarbakır'a tayin oldu. Ancak irtibat hiç kesilmedi. Ve bu yazılımları o gerçekleştiriyor.
Tahminler ne durumda şimdi? 24 kişi sürekli tahminler bulunuyor... Tahminler beklediğinizden daha mı iyi? Yoksa daha mı kötü?
Doç. Dr. Berk Üstündağ: Daha tahminlere başlayalı 1.5 ay olduğu için bu konuda yorum yapmak için çok erken. Üç defa normal olasılığın üzerine çıkan deprem meydana geldi. Ağrı, Saros ve Bodrum depremleri. Şu anda birinci sırada bulunan kişi Saros depremini yakın bir olasılıkla tahmin etti.
Örneğin şu anda ligin ikinci sırasında bulunan kişinin ilginç bir durumu oldu. Bodrum depreminden birkaç saat önce biten bir tahminde bulundu. Ancak zamanlamayı birkaç saatle kaçırdı. Eğer deprem süresini uzun tutsaydı bilecekti ve çok yüksek bir puan alacaktı. Kısa tuttu ve puan alamadı ama biz kayıtlarımızdan biliyoruz ki, Bodrum depremiyle ilgili tam isabetliye çok yakın tahminde bulunmuştu.
Burada ilginç olan şu. Sürekli Sakarya'ya veya Saros'a deprem tahmini yapabilirsiniz. Ama o tarihte Bodrum'a orta büyüklükte deprem tahmini yapılması öyle çok görülen bir olay değil. Ayrıca deprem tahminine yakın bir sürede olması da ilginç. Ligin temel faydalarından biri de bu tür nadir olayların içlerinden çıkarılıp, neye dayanarak taminlerin ortaya çıktığının belirlenmesidir.
Bizim için önemli olan kişiler nasıl veya neyle tahmin yapıyorlarsa, bu metodlarını değiştirmemeleridir. Yani bugün havaya baktın, yarın yere baktım şeklinde bir demesin. Bizim için önemli olan şu: Nadir olayları yakalayabilen kullanıcılar varsa, onların yöntemlerine gerçekten incelemek, bizim yöntemimize katacağı şeyler de olabilir.
Bu lige girmik isteyenlere neler tavsiye edersiniz? Kimler bu lige girmeli?
Doç. Dr. Berk Üstündağ: Deprem tahminin de birinci kural, erken uyarı şeklinde değil ama en azından çevre koşullarından bağımsız olarak eğer depremsellikle ilgili bir ölçümü veya algısı olduğunu düşünüyor ve bunun tekrarlı olduğunu görüyorsa, internet sitesinde formlar var. O formları doldurabilirler. Bir iki ay sonra başlayacak olan yeni dönem lige katılabilirler.
Ligin sonunda katılımcılara böyle bir çalışmaya katıldıkları için teşekkür belgesi verilecek.
Birkaç yıl sonra tahminleri olduğunu iddia edenler çıkarsa ne olacak?
Doç. Dr. Berk Üstündağ: Deprem liginin 1-1.5 yıl süreceğini düşünüyoruz. Bu süre içinde yeni kişiler yetişecektir. bazıları ilk kez, bazıları ise daha önce denenmiş yöntemler olacak.
Dünyada deprem tahminleriyle ilgili çalışmaları ne aşamada?
Doç. Dr. Berk Üstündağ: Dünya'da şu andan depremin erken uyarısının yapılmıyor oluşunun sadece bu konudaki çalışmaların başarısız olduğuna bağlamamak lazım. Şöyle bir genel görüş var. Dünyadaki depremlerin tahmini konusunda çalışmalar hızla yayılıyor olmasaydı, Amerika ve Avrupa Birliği deprem tahmin uydularını uzaya fırlatmak için yatırım yapmazlardı. Erken uyarıdaki yanlışlıkların verebileceği zararlar da gözönünde tutularak, şu anda elde edilen risk değişimdeki verinin erken uyarı niteliğinde olmadığı düşünülüyor.
Deprem tahmin ligine başvurular www.yerdurumu.com adresine yapılabilir