Haber Video
Galeri
Erkek
Kadın
Teknoloji
Yurt Haber
Sinema
Şehir Fırsatları
Arşiv 
Mynet Haber > Güncel Haberler > O Albay 'İhbarcı Subay'mış
Mynet haber bugün 9,966,422 kişi, bu haber 6,871 kişi tarafından okundu.
   
O Albay 'İhbarcı Subay'mış
  • Üzücü
  • Komik
  • Eğlenceli
  • Şaşırtıcı
  • Sevindirici
  • Düşündürücü
  • Sıkıcı
  • Korkunç
  • Başarılı
  • İnanılmaz
Bu haberi Facebook'ta paylaşmak ister misin?

O Albay 'İhbarcı Subay'mış

Emekli Albay Ali Belgütay Varımlı 10'uncu kattan atlayarak intihar etmişti.

Güncelleme:23 Kasım 2009 17:10
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanlarından İlhami Erdil'in yolsuzluk davasında tanıklık yaparak ceza almasını sağlayan emekli Albay Ali Belgütay Varımlı 10'uncu kattan atlayarak intihar etmişti.
 
İntiharın ardaından Albay Ali Varımlı'nın yakın çevresi olayı şüpheli bulup araştırılması taleplerini dile getirmiş ve  davanın görüldüğü mahkemenin başkanlığını yürüten Hakim Yarbay Tanju Ünal'ın da geçen Haziran ayında intihar ettiği hatırlatılmıştı.
 
Star Gazetesi yazarı Şamil Tayyar bugün köşesinde Albay Ali Belgütay Varımlı hakkında çok ilginç bir ayrıntıyı açıkladı. Tayyar kendisini ziyarete gelen Varımlı'nın "'Operasyon Ergenekon' kitabında Sarıkız’ı deşifre eden bir albayın mektubundan söz ediyorsun ya o albay benim” dediğini açıkladı.
 
İŞTE ŞAMİL TAYYAR'IN YAZISI:
 
O albayın sırrı 
Albay Belgütay Varımlı’nın ölümü, resmi kayıtlara “intihar” olarak geçti. Ama kamuoyu, bu ölümü şüpheli buldu.
 
Zihinlerde “cinayet” şüphesine yol açan temel neden, albayın Ergenekon sürecindeki rolü ve intiharın çok ağır bir günah olduğunu bilecek kadar inançlı olmasıydı.
 
Bakın devre arkadaşı emekli Yarbay Tevfik Diker ne diyor: “Onu Ergenekon öldürdü, TSK’da sırlara vakıftı, darbe planlarını biliyor, Hilmi Özkök’e anlatıyordu. Savcı Zekeriya Öz olaya el koysun.”
 
Albayla 1 yıl mesai arkadaşlığı yapan eski bir silah arkadaşından (H.İ.T) da mesaj aldım: “Sizden istirhamım, intihar süsü verilerek şüpheli bir şekilde ortadan kaldırılan Albay Belgütay Varımlı cinayetine eğilmeniz.”
 
Gerçekten, intihar değil, cinayet olabilir mi? 
Komplo teorisi üretecek değilim. Birçok önemli ve kritik şahıs gibi albay da intihar edebilir, kazaya kurban gidebilir. Gerçek olan şudur, zihinleri bulandıran sorulara cevap bulmadan dosya kapatılırsa, "intihar” tespitine kimseyi inandıramazsınız.
 
Albayı tanıyalım
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral İlhami Erdil’e cezaevini yolunu açan, Ergenekon’un ortaya çıkarılmasında önemli rol oynayan, Özel Kuvvetler ve İstihbarat’ta önemli operasyonlara katılmış Albay Varımlı ile 2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce telefonla tanıştım.
 
Vesile olan, devresi Tevfik Diker’di.
Gönlü, eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün Cumhurbaşkanlığındaydı. Hükümetin, Özkök’ü Çankaya’ya aday gösterilmesini istiyordu. Hatta bu konuda hükümetle bir temas kurulduğunu ve aday gösterilme ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyordu.
 
Darbelere direnmiş ve demokrasiye sahip çıkmış bir generalin Cumhurbaşkanı seçilmesinde hiçbir beis görmediğimi, ancak hükümette böyle bir niyet beyanına rastlamadığımı ifade ettim. Ayrıca, tüm olumlu yanlarına rağmen asker kökenli olması nedeniyle konjonktürel olarak Özkök’ün şansının düşük olduğunu anlattım.
 
Sizi dinliyorlar
Aradan zaman geçti, köprünün altından epeyi sular aktı. Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı seçildi. Ergenekon süreci başladı.
 
Bir gün Albay aradı, dedi ki: “İstanbul’dayım. Sırf sizinle görüşmek için Ankara’ya geleceğim. Ne zaman müsait olursunuz?”
 
Randevulaştık, gazetedeki odamda buluştuk. Yüzünü ilk defa o zaman gördüm. Dikkatimi çeken husus, buluşuncaya kadar iki üç kez görüşme saatini değiştirmesi, farklı telefonlardan araması ve büroya gelene kadar sıkça araç değiştirmesiydi.
 
Oturur oturmaz, daha cümleye başlamadan el yazılı bir kağıt uzattı: “Takip ediliyorsun, telefonlarınız dinleniyor, telefon ve elektrik hatlarını kontrol ettir, dikkatli konuş.”
 
Sonra, görüşebileceğimiz başka bir oda olup olmadığını sordu. Büroda boş başka bir oda buldum, oraya geçtik. Bu esnada cep telefonlarını bıraktırdı, ceketimi çıkarttırdı, göz ucuyla dinleme cihazı olup olmadığını kontrol etti.
 
Hakkını helal etsin, itiraf etmeliyim, o an içimden şöyle geçti: “Nerden çattık bu deliye?”
 
Namaz kılıp ayrıldı
Fakat konuştukça, bond çantasındaki belgeleri çıkarıp anlattıkça, neden bu kadar ihtiyatlı olduğunu daha iyi anladım.
 
Çantasında ayrıca çok sayıda fotoğraf vardı. Kar maskeli katıldığı bazı operasyonlarda çekilmiş fotoğraflar dikkat çekiciydi. Temizlik görevlisi gibi çalıştığı bir cami avlusundaki sakallı ve elinde (saplı) süpürge bulunan fotoğraf, bunlar arasındaydı.
 
İlhami Erdil soruşturmasını nasıl başarıyla sonuçlandırdığını, Sarıkız darbe senaryosunu nasıl engellediğini, Hilmi Özkök’ün o süreçteki rolünü ayrıntılı olarak anlattı.
 
Sohbetin sonunda şöyle dedi: “Yazılarını takip ediyorum. Allah rızası için çok önemli işler yapıyorsun. Sana yardımcı olmak istiyorum. Şimdilik beni tanımanı istedim. İleride çok önemli belgeler vereceğim.”
 
Ayrılırken namaz kılabileceği bir yer sordu. Kendisine gösterdiğimiz odada öğle namazını kıldıktan sonra ayrıldı.
 
O Albay benim
Kısa süre sonra yine aradı. Yine aynı kuşkucu yollardan sonra büroda buluştuk.
 
“1 Numara” olarak tarif ettiği emekli generalin Tercüman Gazetesi’nde yayınlanan bir köşe yazısı üzerine aldığı notu gösterdi.
 
Not, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a yönelik ve sitem doluydu. Albay, Ergenekon taifesinin Büyükanıt’tan memnun olmadığını ve hayal kırıklığı yaşadığını anlattı.
 
Bir başka buluşmada Albay, “Operasyon Ergenekon kitabında Sarıkız’ı deşifre eden bir albayın mektubundan söz ediyorsun ya o albay benim” dedi.
 
Dondum kaldım. Devam etti: “Darbeler konusunda hükümeti sürekli uyardım. Hilmi Paşa (Özkök) olmasaydı Türkiye bugün çok farklı olurdu.”
 
Birkaç defa daha ziyaretime geldi. Çok aktifti, kuşkucuydu, Ergenekon süreciyle yakından ilgiliydi. Bir ricada bulundu, ama iki parçalıydı: “Beni Başbakan Erdoğan ve savcı Zekeriya Öz’le görüştürebilir misin?” Ergenekon’la ilgili hem başbakanı hem savcıyı yüz yüze bilgilendirmek istediğini söyledi.
 
Bunun mümkün olmadığını anlattım: “Başbakanlık Özel Kalem’i veya danışmanlarını arayarak not bırak, ben de ricacı olayım ama ötesinde yapabileceğim bir şey yok. Savcıyla bir defa görüştüm, o da ifade vermeye gittiğimdeydi. Beşiktaş Adliyesi’nde çalışıyorlar, ara, belki görüşür.”
 
Son konuşma
Ardından uzun süre sessizlik oldu, aramadı, sormadı. Bir gün haberlerde, Albay’ın bazı işadamlarını tehdit ettiği gerekçesiyle gözaltına alındığını okudum. Serbest bırakıldıktan sonra telefonla aradı, Zekeriya Öz’ün cep telefonunu sordu.
 
“Komutanım savcının bende telefonu yok, daha önce de söyledim” deyip ekledim: “Bu çete işi nerden çıktı?” Albay: “O yazıldığı gibi değil, çok büyük kumpas var, sonra konuşuruz.”
 
O konuşma, son konuşmamız oldu.
Kamuoyu, onu yakından tanımadı. Şunu söylemeliyim; Albay Belgütay Varımlı, Sarıkız başta olmak üzere Ergenekon’un darbe senaryolarını çökerten birkaç isimden biridir. Çok dikkatliydi. Cinnet geçirdiyse bilemem ama intiharın ne anlama geldiğini bilecek kadar yüksek inanç sahibiydi.
 
Devre arkadaşı Tevfik Diker’in “Ergenekon’un müdahalesi olabilir” iddiası yabana atılmamalıdır.

Bu haberi okudunuz mu?

>><<
Tüm Haberler
Kişisel Sağlık Ürünleri
Diğer Güncel Haberleri

Facebook ile Bağlan Daha Fazla Bilgi Facebook ile Bağlan
Kapat Facebook ile Bağlan
Kapat

Haber Videoları

Bu kız plastikle besleniyor
7 saat önce önce eklendi.
27.700 kez izlendi.
Dünya bu görüntüyü konuşuyor
9 saat önce önce eklendi.
300.970 kez izlendi.
Kılıçdaroğlu'na DİSK toplantısında protesto
9 saat önce önce eklendi.
21.915 kez izlendi.
Ahırda operasyon böyle gerçekleştirildi
11 saat önce önce eklendi.
203.990 kez izlendi.
İletişim Reklam Adklik Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir