| | 13.05.2008 18:02 - Bu haber 9092 kişi, Mynet Haber bugün 7.589.276 kişi tarafından okundu. Zayıfla sınıf geçmek, "aldatmaca" mı? EĞİTİMİ OTOMOBİL FABRİKASI GİBİ ELE ALAMAYIZ Karşımıza çıkan bu tasarı, not ortalamasına bakılmaksızın, 5 veya 6 dersten kalan öğrencinin, otomatik olarak, herhangi başka bir performansı gözönünde bulundurulmaksızın, bir üst sınıfa geçişini sağlıyor. Bunu açıklarken de Milli Eğitim Bakanlığı'nın kamuoyuna sunduğu gerekçe şu: “Çok sayıda -onbinlerce- öğrencinin belirli derslerden kaldığı halde sınıf tekrarı yapması, büyük bir mali külfet ortaya çıkartıyor. Ayrıca bir üst sınıfa geçebilecekken, sınıfta kalmanın öğrenci üzerinde yarattığı baskı, bazı disiplin problemlerine yol açıyor.” Problem, kaos yaratacak bir tasarı. Abartılı söylemiyorum; eğitimi, özellikle de ortaöğretimi bitirecek bir sonuca getirebilecek bizi. Bu, yetkililerin dikkatinden kaçan bir durum. Bunu açık bir şekilde ifade etmek istiyorum: Eğitimle ilgili konuları ele alırken basit maliyet hesapları yapılamaz. Eğitim gerekirse masraflı olabilir. Eğitim için gerekirse bir ülkenin enflasyonu birkaç puan yukarı da çıkabilir, gerekirse kalkınmadan belli ölçülerde taviz verilebilir. Eğitimi otomobil fabrikasındaki işleyiş gibi ele alamayız. Dünyada serbest pazar ekonomisine bir gidiş var ve bu gidişin mantıklı temelleri de sözkonusu. Ancak eğitimin her zaman bir kamusal niteliği var. Eğitimi tamamen piyasaya bırakamayız. Eğitimi piyasanın paradigmaları çerçevesinde ele alırsak, işte bu tür modeller ortaya çıkar ve bu modeller de eğitimi bitirir. Bu model hayata geçerse yaratacağı sonuçlar “problem, kaos ve çelişki” olacaktır.
| | |
| |
| Mynet Haber servisini kullanmak Kullanım Şartları'nı kabul etmek anlamına gelir. Web sitemizde yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Mynet haber yorum içeriklerini benimsememektedir. Yorumlardan Mynet veya www.mynet.com sorumlu tutulamaz. | |
|