Gensoruda, 1 Mayıs'ta sabah erken saatlerde DİSK Genel Merkezi'nin ablukaya alındığı, ardından genel merkez binasına can güvenliğini hiçe sayarak biber gazı bombaları ile müdahale yapıldığı, hastaneye, hastaları ve yakınlarını etkileyecek şekilde biber gazı bombaları ile müdahalede bulunulduğu, yeni plastik mermilerin deneme amaçlı olarak gösterilere karşı kullanıldığı, yerde yatan savunmasız yurttaşlara coplarla ve tekmelerle saldırıldığı, kutlamaya katılanlara tazyikli, su, cop ve biber gazı ile sert müdahalelerin yapıldığı ve olaylarda görevli basın mensuplarının bile yaralandığı kaydedildi. Önergenin gerekçesinde şu görüşlere yer verildi:
“Siyasi iktidarın talimatlarıyla hareket eden güvenlik güçlerinin bu eylemleri ile 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasının engellenmesi amacının ötesine geçilmiş, orantısız güç kullanıldığı bir tablo ortaya çıkmıştır. Bu durum, Türk Ceza Yasası'nın 256'ncı maddesinde düzenlenen ‘zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlilerinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması' hali çerçevesinde ele alınması gereken bir durumken, Başbakan tarafından ‘Devlet burada üzerine düşen görevi yapmıştır' ifadeleri ile değerlendirilmiştir. Böylece sendikaların barışçıl kutlama iradesi ve talepleri, siyasi iktidarın provokasyonu sonrasında şiddet görüntülerinin ortaya çıkması ile noktalanmıştır”