Dengeleri değiştirecek kadın KAREN ARMSTRONG
Tanrı’yı tartışmaya dilimiz el vermez
Karen Armstrong dinlerin tarihi konusunda saygın ve yetkin bir entelektüel, uluslararası bir duayen. Öyle ki Birleşmiş Milletler’de yapılan ilk din konulu toplantıya çağrılan üç isimden biriydi. Gençlik yıllarında bir Katolik rahibeydi. Sonra edebiyat eğitimi aldı ve kendisini tamamıyla karşılaştırmalı din çalışmalarına adadı. Aralarında "Tanrı’nın Tarihi", "İslam", "İncil", "Hz. Muhammed’in Hayatı" da olan 19 kitap yazdı. O nedenle son bir senedir giderek sertleşen ateistler-dindarlar kavgasına Eylül ayı sonunda çıkan "Tanrı Meselesi" adlı kitapla girmesi çok önemli. Çünkü o bir bakıma dengeleri değiştirecek kadar güçlü bir ses. Armstrong, Tanrı Meselesi’nde doğrudan ateist argümanlara cevap yetiştirmiyor. Tanrı’nın varlığını kanıtlamaya da girişmiyor. Dinin mantığını ve Tanrı’yı anlatmak için farklı kültürlerdeki ibadet yöntemlerinin, mistisizmin ve ritüellerin tarihinde yolculuğa çıkarıyor bizi. Ateistlerin Tanrı’yı tartışmak için yeterli ilahiyat bilgisi olmadığını, tamamen yanlış kriterler kullanarak Tanrı’nın yokluğunu kanıtlamaya çalıştıklarını söylüyor. Armstrong’a göre dil, zaten Tanrı’yı anlatmak için yetersiz, dolayısıyla düz mantıkla onu anlamaya çalışmak da beyhude bir çaba.