New York Bronx’ta yaşayan orta sınıf bir Yahudi ailesi. 'Çok varlıklı değildik' diye anlatıyor. Bir erkek, bir kız, bir de kendisinden 3 dakika sonra doğan bir ikizi var.
Baba, sonradan tekrar evleniyor ve bir kardeşi daha oluyor. 9 yaşından itibaren annesi, kızını filmlerde rol kapabilsin diye, oradan oraya sürüklüyor. Ama bu röportajda da okuyacaksınız, Johansson her şeyi şahane bir şekilde anlatıyor. Hikâyede acı ve gözyaşı yok, varsa da ben bilmiyorum. 9 yaşında çektiği filmin adı North (Kuzey), arada başka filmler de oluyor ama biz onu Robert Redford’lu Horse Whisperer (Atlara Fısıldayan Adam-1998) filminden tanıyoruz. Yine, arada bir sürü film var, ama sonra Sofia Coppola’nın unutulmaz filmi Lost in Translation’daki (2003) performansı ona bir sürü ödül getiriyor. Ve tabii Vicky, Cristina, Barcelona. Woody Allen’la iki film daha yapıyor. Anlayacağınız, çok sıkı bir başarı öyküsü ve önlenemez bir yükseliş, yakında Oscar da alır. Aynı zamanda şarkıcı. Pete Yorn ile birlikte yeni bir albümü çıktı: “Break Up.” Kendisi gibi oyuncu Ryan Reynolds’la evli.