---
title: "2 bin yıllık oyuncak: Uçurtma"
date: "2002-11-29 10:45:00"
author: "site"
tags: "Yaşam"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/2-bin-yillik-oyuncak-ucurtma-110100033204"
original_url: "https://haber.mynet.com/2-bin-yillik-oyuncak-ucurtma-110100033204"
---
# 2 bin yıllık oyuncak: Uçurtma
İSTANBUL (İHA) - Birbirini kesen iki çıtanın kağıtla kaplanıp kuyruk da eklenmesiyle meydana getirilen ve uzun bir iple yerden kontrol edilerek rüzgarla uçurulan oyuncak olan uçurtmanın tarihi, 2000 yıl öncesine dayanıyor. Çocukların oyun, yaşlıların da eğlence maksatlı uçurdukları uçurtma, savaşlarda ve ilmi araştırmalarda da büyük işe yaradı.
İHA muhabirinin derlediği bilgiler, uçurtmayı ilk bulanın bir Çinli olduğunu ortaya koyuyor. Efsaneye göre, şapkasının rüzgarlı havada uçmasını önlemek için ona bir ip bağlayan Çinli, böylece ilk uçurtmanın 'mucidi' oldu. Uçurtma, Çin'den Kore ve Hindistan'a giden tüccarlar aracılığıyla tüm Asya kıtasına yayıldı. Japonya'ya ise Budist rahipler vasıtasıyla 7. yüzyılda ulaştı. Rahipler uçurtmaları, 'kötü ruhların yönlerini değiştirmek ve o sene hasadın bereketini arttırmak için' kullanıyorlardı.  
Japonya'da uçurtmanın popülerlik kazanması ise Edo dönemine rastlıyor. O dönemde ilk kez, 'Samuray' sınıfının altındaki insanlara da uçurtma uçurmaları için izin verildi. Edo (bugünkü adıyla Tokyo) Hükümeti, o dönemde her ne kadar, "gittikçe daha çok insanın boş işlerle vakit öldürdüğünden" yakınmış olsa da, uçurtmanın popülerliğini arttırmasının önüne geçemedi.
Çin ve Japon uçurtmalarının kendilerine has enterasan renkleri ve kuş, balık, ejderha şekilleri bulunuyor. Büyüklük bakımından değişen uçurtmaların 2,5 metre yüksekliğinde yahut genişliğinde olanlarına rastlanıyor.
**'UÇURTMALI HIRSIZ'** Yine bir hikayeye göre, 300 yıl önce bir hırsızın, Nagoya Kalesi'nin çatısındaki altın heykeli çalmak için kendisini bir uçurtmaya bağladığına inanılır. Hırsız, sadece heykelin az sayıda küçük parçalarını çalabilmiş ama, daha sonra yakalanarak cezalandırılmış. Uçurtmalara dair Hindistan'daki ilk kayıtlara ise 1500'lü yıllarda Mogul Dönemi'ndeki minyatürlerde rastlandı. Bu resimlerde, genç bir adamın, görüşmesine izin verilmeyen sevgilisine mesaj ulaştırmak için uçurtmayı beceriyle kullandığı görülür.
Uçurtmalara ait hikayeler, Avrupa'ya 13. yüzyıl sonlarına doğru ünlü Venedikli seyyah Marco Polo tarafından taşındı. Ayrıca 16. ve 17. yüzyıllarda Japonya ve Malezya'dan Avrupa'ya dönen gemicilerin de yanlarında uçurtma getirdikleri biliniyor.
18\. ve 19. yüzyıllarda ise uçurtma, bilimsel araştırmalarda kullanılan aletlerin arasında yer almaya başladı. Benjamin Franklin ve Alexander Wilson, uçurtmaları rüzgar ve hava akımları üzerindeki bilgilerini arttırmakta kullandılar. Sir George Caley, Samuel Langley, Lawrence Hargrave, Alexander Graham Bell ve Wright kardeşlerin uçurtmalarla yaptıkları deneyler, uçakların yapılmasında çok faydalı oldu.
Uçurtmanın kullanıldığı belki de en garip yerlerden biri, at arabasını çekmek için ondan yararlanılmasıydı. George Pocock adlı bir öğretmen, 1822'de bir at arabasını, uçurtma yardımıyla saatte hızını 20 mile ulaştırarak çekmeyi başardı.
**SAVAŞLARA UÇURTMA DESTEĞİ** I. Dünya Savaşı sırasında İngiliz, Fransız, İtalyan ve Rus orduları, düşmanların yerlerini belirlemek ve işaretleşmek için uçurtmalardan yararlandılar.  
II. Dünya Savaşı'nda ise Harry Saul'un Hücum Uçurtması (Barrage Kite), uçakların hedeflere yakın olabilecek kadar alçaktan uçmalarını önledi. Denizde kaybolan pilotlar, bir Gibson Girl-Box uçurtması uçurmuşlar ve böylece yerleri tespit edilmiştir. Uçaklardan yararlanılan yerler arttıkça, uçurtmalar daha az kullanılır olmuş ve daha çok eğlence maksatlı uçurulmaya başlanmışlardır.
**MODERN UÇURTMALAR**  
Son 50 yılda ise uçurtmalara duyulan ilgi artmıştır. Uçurtma yapımında ripstop naylon, fiberglas ve karbon grafit gibi yeni materyaller kullanılmış ve bu da uçurtmaların daha sağlam, daha hafif, daha renkli ve daha dayanıklı olmasını sağlamıştır. Francis Rogallo'nun -kanatlı uçurtması ve Domina Jalbert'in 'Parafoil' uçurtması gibi önemli buluşlar, modern delta kanatların ve spor yapmakta kullanılan paraşütlerin gelişimine faydalı olmuşlardır.
1972de Peter Powell, iki kumandalı 'Stunter' adlı bir oyuncağın tanıtımını yapmış ve insanlar uçurtmayı sadece eğlence için değil aynı zamanda da bir spor aracı olarak kullanmaya başlamıştır. Meraklıları, manevra yapabilen, daha hızlı uçabilen ya da karmaşık numaralar yapan yeni modeller üretmişlerdir.  
1980'lerde Yeni Zelandalı Peter Lynn ise, bu uçurtmaların çekebileceği, ismine 'Buggy' denen üç tekerlekli bir araç yapmıştır. 1990'larda tekerlekler üstünde, su kayağı yaparken veya buz üstünde kayarken uçurtma uçurmak çok popüler hale gelmiştir. 1999'da bir grup insan, Kuzey Kutbu'nda kızaklarını çekmek için uçurtma kuvvetinden yararlanmıştır.
