Ağar'dan, Kıbrıs ve Kuzey Irak uyarısı

ANKARA (İHA) - Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, Türkiye'nin menfaatlerine karşı üçüncü tarafların yeni oldu bitti arayışları olduğunu belirterek, hükümetin bu konuda toplumun beklentilerine uygun bir tepki vermesi gerektiğini kaydetti.

Reklam
Reklam

Ağar, yaptığı yazılı açıklamada, bir yandan Kıbrıs Rum Yönetimi, diğer yandan ayrılıkçı terör örgütünü barındıran Kuzey Irak topraklarına Kerkük ve Musul dahil, sahip çıkmaya çalışan Barzani yönetimindeki ayrılıkçı guruplar tarafından ortaya konan söylem ve eylemlerin Türkiye'nin bir kez daha ekonomik ve siyasi çıkarlarına ters düşen oldu bittiler peşinde koştuklarını ortaya koyduğunu kaydetti. Ağar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, Ada'nın tümünü temsil ediyormuş savı ile üyeliğe kabul edildiği Avrupa Birliği'nin de verdiği cesaretle, bir takım gizli anlaşmalar yaparak, Doğu Akdeniz'de, kıyıdaş ülkeler arasında, uluslararası bir anlaşma ile henüz belirlenmeyen kıta sahanlığını sahiplenerek, gizli anlaşmalar yoluyla petrol arama izinleri vermek çabasında olduğunu savundu. Kıbrıs Adası'nın münhasır ekonomik bölgesini ilgilendiren alana ilişkin gizlice petrol arama anlaşmaları yapmasının, GKRY'nin bir yandan KKTC'yi diğer yandan Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de bir oldu bitti ile karşı karşıya bırakma çabasının göstergesi olduğunu ifade eden Ağar şunları kaydetti:

Reklam
Reklam

"Oysa bu toplum liderlerinin bilmesi gerekir ki ortak alanda üçüncü taraflara bir yetki vermek hakkına sahip değillerdir. Kıta sahanlığının Doğu Akdeniz bölgelerinde kimlere ait olacağına dair bir uluslararası sözleşme henüz yapılmamıştır. Diğer taraftan, Kuzey Irak'ta ayrılıkçı hareketlerin sahibi olan ve işgal güçlerinden aldığı cesaretle bu yoldaki eylemlerini sürdüren Barzani'ye bağlı gurupların çeşitli düzeylerde temsilcisi olduğunu iddia eden kişiler, Irak'ın toprak altı servetlerinin bir parçası olan Kuzey Irak petrollerine ilişkin tüm işlemlerin merkezi hükümet yerine kendileri aracılığıyla yapılması gerektiğini ileri sürmekte ve 'Irak'ın içişlerine karışması halinde, Türkiye'nin de içişlerine karışılacağı' yolunda haddini aşan demeçler verebilmektedir. Bütün bu söylem ve eylemlere, bugüne değin ülkemizin büyüklüğüne yaraşır bir şekilde ses çıkartmak cesaretini gösteremeyen hükümetin, geç de olsa, Türk halkının beklentilerine uygun yaraşır bir tepki vermesi gereğini hatırlatmayı görev biliyoruz".

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın