Barosso'ya mektupta yanlışa dikkat çekildi

LEFKOŞA (İHA) - KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Mannuel Barroso'ya gönderdiği mektupta, Türkiye İlerleme Raporu'nun Kıbrıs ile ilgili bölümündeki yanlışa dikkat çektiğini söyledi.

Reklam
Reklam

Erçakıca, "Cumhurbaşkanımız mektubunda 8 Temmuz anlaşmasına atıfta bulunarak, sözkonusu sürecin raporda yer aldığı gibi Annan-Papadopulos görüşmesinin ardından değil, Kıbrıs Türk tarafının gündelik sorunların çözümü ile ilgili yapmış olduğu çağrıların ardından hayat bulduğunu vurguladı" dedi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca bugün düzenlediği basın brifinginde, çeşitli konuları değerlendirdi. Türkiye'nin İlerleme Raporu'na da değinen Erçakıca, sözkonusu raporda 8 Temmuz anlaşmasına atıfta bulunulurken sürecin, "BM Genel Sekreteri Annan ve Rum Lider Papadopulos arasında şubat ayında Paris'te gerçekleşen görüşme sonrası başlatıldığı" iddiasında bulunulduğunu belirtti. Erçakıca, "Taslak ilerleme raporunun ilgili bölümünün medyaya sızmasının ardından AB ve BM yetkililerine iletilen sayısız uyarılara rağmen, böyle bir gerçeğe ilişkin hatanın bu kadar önemli bir AB belgesinde yer alması esef verici ve haksız bir tutumdur. Komisyon'un bu uyarıları dikkate almak yerine rapordan böyle bir hatayı çıkarmamayı uygun bulması kabul edilemez" şeklinde konuştu.

Reklam
Reklam

Erçakıca, "Hatırlanacağı gibi adamızdaki iki taraf arasında sağlık, çevre ve suç gibi gündelik konuları ele almak üzere bir mekanizma kurulması yönünde Kıbrıs Türk tarafı çağrı yapmıştı. Bilindiği gibi bu konudaki çalışmalar BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Moller tarafından 17 Şubat 2006 tarihinde her iki tarafa da gönderilen bir mektup ile resmiyet kazanmış ve Kıbrıs Türk tarafı Moller tarafından yapılan öneriyi 22 Şubat'ta yazılı olarak kabul etmişti. Bu konuda BM Genel Sekreteri Annan ile AB Komisyonu Başkanı Barroso'ya da birer mektupla bilgi verilmişti" ifadelerini kullandı.

Rapordaki yanlışın, AB çatısı altındaki mekanizmanın ne kadar politize edildiğinin ve tarafsız olamadığının açık bir göstergesi olduğuna işaret eden Erçakıca, "Kıbrıs sorununun böyle bir mekanizma içinde el alınması ve kararlar üreterek sorunun çözümüne yardımcı olması elbette beklenemez" dedi.

Reklam
Reklam

15 kasım törenleri

Hasan Erçakıca, KKTC'nin 23. yıldönümü dolayısıyla Kuzey Kıbrıs'ta kutlama yapılırken Güney Kıbrıs'ta 'kınama' etkinlikleri düzenlendiğine işaret ederken de şunları söyledi: "İçinde bulunduğumuz kasım ayı Kıbrıs sorununun neden başladığının ve Kıbrıslı Türkler'in kendi siyasi varlıklarını kanıtlama istemlerinin hangi sebeplerden doğduğunu ortaya çıkaran olayların yaşandığı bir aydır. 15 Kasım 1967 tarihinde Kıbrıslı Türklerin yaşadığı Geçitkale ve Boğaziçi köylerinde masum halkın katledilmesi ve bu köylerin işgali ile sonuçlanan Kıbrıs Rum saldırıları, Kıbrıs adasını büyük bir siyasi krizin eşiğine getirmiş ve Kanlı Noel'de yaşanan acılara yenilerini eklemişti".
Erçakıca, "Kıbrıs sorununun 1974'te başladığını veya KKTC ilanının en büyük sorun olduğunu ileri sürenlerin dikkatini bir kez daha 1974 öncesinde yaşanan saldırı ve katliamlara çekmek isteriz" dedi.

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın