Baykal: "5 bin kişi, 70 milyonu izliyor"

ANKARA (ANKA) -CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'de, 5 bin kişinin "dinlediği" muazzam bir dinleme sistemi bulunduğunu söyledi. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda "cemaat" örgütlenmesi bulunduğunu öne süren Baykal, kuruma yapılan atamanın bizzat Başbakan tarafından gerçekleştirilmesine de dikkat çekti.

Reklam
Reklam

Deniz Baykal partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu ve "telekulak" tartışmalarını değerlendirdi. CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın dinlendiğine ilişkin iddiaların yargıya intikal ettiğini hatırlatan Baykal, konunun hukuki yönüyle ele alınması için Meclis'e "soruşturma önergesi" vereceklerini yineledi. Önder Sav'la, merkez Valisi Ali Serindağ'ın konuşmasının Vakit gazetesinde kelimesi kelimesine yer almasının dikkat çekici olduğunu ifade eden Baykal, şunları söyledi:

"Bu militan gazetenin CHP'yi ve Genel Sekreteri gündeme taşımayı istediği günlerde, telefon çalıyor. Genel Sekreter tek kelime bile demeç vermemeye özen gösteren biri. Ama ondan 44 dakikalık bir konuşmayı ele geçiriyorlar, ortadaki telefondan aldıklarını söylüyorlar. Biz bundan kuşku duyuyoruz. Bir defa telefonlar kapalı olsa dahi açıkmış gibi izlenebiliyor, dinlenebiliyor. Dışardan sizin farkına varmayacağınız şekilde size bir mesaj yükleniyor. Siz kapalı olarak tutsanız dahi o cep telefonu bir mikrofon gibi konuşmanızı o merkeze aynen intikal ettiriyor. Günün teknolojisi bu. Bu oluyor. Gazetecilere soruyorum, ‘Siz hiç sizin görüşmek istediğiniz biriyle bu şekilde görüştünüz mü? Dinleme fırsatını bu biçimde bulabildiniz mi?' Düşünsenize bu tarihi şans ilk kez bu gazeteye nasip oluyor. 44 dakika tek kelimesi kaçırılmadan kayda geçiriliyor. Önümüzdeki dava süreci içinde bu teybe alınan konuşmanın kaydı herhalde gazeteden istenecektir."

Reklam
Reklam

-5 BİN KİŞİ 70 MİLYONU İZLİYOR-

Türkiye'de dinleme tartışmalarının yeni boyut kazandığına dikkat çeken Baykal, 2005 yılında kabul edilen yasayla Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) kurulduğunu ve bu kuruma sadece Başbakan'ın talebiyle atam yapıldığını hatırlattı. Kurumun, teknik birim başkanlığına da "özel" bir atama yapıldığını ileri süren Baykal, şunları söyledi:

"Burada 5 bin kişinin dinlediği muazzam bir dinleme sisteminin Başbakan'ın kontrolünde oluşturulduğu ortaya çıkmıştır. Başına da bir emniyetçi atanmıştır. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda cemaat kadrolaşması var. Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'na getirilen kişi Yargıtay cemaat bağlantısı kararını onayladıktan sonra oraya atanmıştır. Teknik birimin başkanlığında aynı cemaate mensup olduğu bilinen bir başkası var. İkisinin de cemaat bağlantısı mahkeme kararıyla netleşmiştir."

Reklam
Reklam

Türkiye'de 70 milyon vatandaşın izlendiği ve bunu öngören kararın yürürlükte olduğunu vurgulayan Deniz Baykal, "Bunlar istihbarata gidiyor, davaya delil olarak kullanma ihtiyacını hissediyorsa mahkemeye başvuruyor izin istiyor mahkeme izin verirse delil olarak kullanıyor. Delil olarak kullanma ihtiyacı yoksa bu bilgi her tür şantaja açık. Özel bilgiler olarak birilerinin elinde duruyor. Ne jandarma ne emniyette topyekün bütün ülkeyi hedef alan bir izleme imkanı tanınamaz. Bunun derhal ortadan kaldırılması lazım. Biz CHP olarak bu uygulamaya karşı bütün gücümüzle mücadele edeceğiz" diye konuştu.

-BABACAN'A ELEŞTİRİ-

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, konuşmasında Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı "Türkiye'de Müslümanlar baskı altında" şeklindeki açıklamalarına da sert çıktı. Türkiye'de Müslümanların rahatlıkla dinini yaşadığını ifade eden Baykal, Bakan Babacan'ın, Batı Trakya'daki Müslümanların hak ve özgürlüklerini gündeme getirmesi gerektiğini söyledi. Babacan'ın değerlendirmelerinin yeni olmadığını ifade eden Baykal, bu açıklamalar Başbakan Erdoğan'ın da destek vermesini eleştirdi. İslamiyet'in en iyi Türkiye'de yaşandığını kaydeden Baykal, şöyle konuştu:

Reklam
Reklam

"Acaba bunu söyleyen kişilerin kafasındaki İslamiyet ile ülkedeki 70 milyonun hiçbir şikayeti olmadan yaşadığı İslamiyet arasında çok büyük fark mı var? Sorun oradan mı kaynaklı? Onların kafasında başka İslamiyet mi var? Maalesef Türkiye'de yaşanan İslamiyet ile onların kafasında yaşamasını istediği İslamiyet arasında fark var. Sorun, laiklikle ilgili. Şikayetçi oldukları her konuyu takip edin, iş, laiklik konusuna, yargı kararına, Anayasaya gelir dayanır. O laikliğin, İslamiyet'in güzelliği, Türkiye'nin bu noktaya gelişinin güvencesi, demokrasinin teminatı. Başbakan, kendi kafasındaki, iç dünyasındaki zihniyeti, modeli, Türkiye'ye dayatmaya çalışıyor. ‘Laikliği milletimiz benimsemiştir' diyor. Laikliği benimsemişse, bu tartışma nereden çıkıyor? Laikliği benimsemiş de benimsememiş de birileri var, o birileri de maalesef en tehlikeli yerlerde bulunuyorlar, sorun da oradan kaynaklı."

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın