Ceplerin ne kadar işe yaradığını, hayatımızı ne kadar kolaylaştırdığını, hatta kimi zaman can kurtarıcı bile olabildiğini… herkes biliyor. Ancak, bu mucize aletlerin ‘bilinçsiz ve aşırı kullanımının' sağlığımızı ciddi şekilde etkilemesi de muhtemel.
Mesela, kedi ve tavşanlar üzerinde yapılan araştırmalar, cep telefonlarının beynin elektrik aktivitesini değiştirebileceklerini, hücrelerin çoğalma hızını, enzim aktivitelerini ve hatta genleri etkileyebileceklerini gösteriyor. Bu bulguların insanlar için ne kadar geçerli olduğu tam belli değil. Henüz sinek küçük , ama mide bulandırıyor.
İki yıl önce İsveç' de yapılan bir araştırmada ‘cep' ile 2 bin saatten fazla konuşanlarda beyin tümörü riskinin hiç cebi olmayanlara göre yüzde 240 fazla olduğu belirlenmişti.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından da desteklenen ve İngiltere ve Almanya' da yürütülen araştırmalar da ‘glioma' türü beyin kanseri riskinin 10 yıldan uzun süre cep kullananlarda yüksek olduğunu gösteriyor.
Bir başka araştırmada ise ‘akustik nörinoma' isimli selim beyin tümörlerinin cep sahiplerinde 4 misli fazla olduğu sonucuna ulaşıldı.
Mesela, 10 yıldır sigara içenlerde akciğer kanseri sıklığı, hiç içmeyenlerden çok farklı değildir, ama bu araştırma 20 yıldan fazla zamandan beri sigara içenlerde yapıldığında akciğer kanserlilerin yüzde 90' ının sigara tiryakisi olduğu ortaya çıkar.
Benzer şekilde, beyin tümörlerinin gelişimi için de 15-20 yıllık bir süre geçmesi gerekir. Oysa, ceplerin kullanımı ancak son 10, hatta 5 yıl içinde çok yaygınlaştı ve yoğunlaştı. Uzun vadedeki etkileri gösteren bir araştırma yok ne yazık ki.
Beyin tümörü bakımdan, özellikle çocuklarımız büyük risk altında. Cep kullanma yaşının anaokulu seviyesine indiğini ve giderek de arttığını… ve daha da artacağını göz önüne alacak olursak çocuklarımızın beyin tümörü için ne büyük bir risk altında oldukları apaçık ortaya çıkar. Üstelik, hayatımıza giren elektromanyetik alanların da giderek arttığı bir çağda.
Gelelim neticeye Cep, herkes ama özellikle çocuklar ve hamile hanımlar için çok ciddi bir tehlike. Mümkün olduğu kadar kısa konuşun. Kullanmadığınız zaman üzerinizde taşımayın. Açık telefonu yastığınızın altına, başucunuza koymayın, hatta yatak odasında bile bulundurmayın. Ararken bağlantı sağlanana kadar telefonu kulağınıza dayamayın. Konuşurken de telefonu kulağınıza olabildiğince uzakta tutun; daha iyisi kulaklık kullanın. Uzun konuşmalarda kulak değiştirin. Sinyal azken aramayın ve konuşmayın.
Tabii bir de, ‘birileri' çocukların cebe özendirilmelerine ve cep reklâmlarında kullanılmalarına hemen dur demeli.