"Çözüm için hala ümitliyim"

LEFKOŞA (İHA) - KKTC Başbakan Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la 31 Mart'a kadarki süreçte birlikte olmalarının toplumsal uzlaşı açısından çok önemli olduğunu belirtti ve 1 Mayıs'a kadar çözümlenmesi gereken Kıbrıs sorunundaki süreçte en iyiyi elde etmenin yolunun birlikte hareket etmekten geçtiğini söyledi.

Reklam
Reklam

Halka referandum öncesinde gelinecek noktanın ve gerçek neyse anlatılacağını, referandum için o zaman kampanya düzenlemek gerektiğini belirten Talat, referandum için hükümetin ortak kampanya yürütmesi, Cumhurbaşkanı'nın da buna katılması umudunu dile getirdi.

Talat, İsviçre'deki dörtlü zirve için davetin, 31 Mart'ta yeni plan (Annan Planı) İsviçre'de bitecek şekilde yapıldığını vurguladı.
Çözüm için hala ümitli olduğunu, çok büyük olasılıkla çözümün olacağına inandığını ifade eden Başbakan Talat, bunun gerekçesini de "Çünkü bizim Kıbrıs Türk tarafı olarak ortaya koyduğumu, son derece önem verdiğimiz ve hayati bulduğumuz hususlara planın dördüncü versiyonunun olumlu yaklaşacağına inanıyorum" sözleriyle açıkladı.

Başbakan Mehmet Ali Talat, bugün düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis'in İsviçre'ye gideceğini açıklamasını nasıl değerlendirdiğini ve bunun Cumhurbaşkanı'nın kararını değiştirmesine neden olup olamayacağını soran bir gazeteciyi yanıtlayan Başbakan Talat, "Çok iyi, doğru ve yararlı buluyorum. Biz Türk tarafı olarak en üst düzeyde temsiliyeti hep istiyorduk. Ciddi bir iş yapılacaksa en üst düzeyde bir katılım gerekliydi" dedi.

Reklam
Reklam

Talat, bunun Cumhurbaşkanı'nın kararını nasıl etkileyeceğini bilemediğini, etkileyecek gibi görmediğini ama gazetecilerin sorması halinde Cumhurbaşkanı'nın belki daha başka birşey söyleyebileceğini kaydetti.

Başbakan Talat, hükümetin Cumhurbaşkanı'nın görevlendirmesiyle, velaketen mi yoksa hükümet olarak mı İsviçre'ye gideceği sorusuna karşılık, kendileri açısından hükümetin yetkili olduğunu, uluslararası toplum açısından toplum liderleri görüştüğü için liderlik seviyesinden bir görüşmenin söz konusu olduğunu ve oraya gidecek ekip veya kişinin tam yetkili gitmesi gerektiğini anlattı.

"Hükümetin Kıbrıs Türk halkını tam yetkili olarak temsil etmesi elbette ki yasal açıdan da uygundur ve doğrudur" diyen Talat, Cumhurbaşkanı'nın görüşmecilikten çekilmediğini duyurduğunu, dolayısıyla görevlerin devam ettiğini kaydetti.

Reklam
Reklam

"OLMAZSA OLMAZLARDAN VAZGEÇMEDİK" Mehmet Ali Talat, Türk tarafının olmazsa olmazlarından vazgeçmediğini belirterek, "Sonuçta bir taahhüt altına girdik. Bu taahhüde göre biz varılacak sonucu halkımızın oyuna sunacağız, kararı halk verecek" diye konuştu.

Plan ortaya çıkmadan kampanya yapmanın son derece yanlış olduğunu vurgulayan Başbakan Talat, toplumsal barışa ihtiyaç olduğunu, tahriklere kapılmamak gerektiğini, bilinmeyen bir plan için hayır veya evet kampanyası yapmanın gerginliklere yol açacağını, son derece dikkatli olmak gerektiğini anlattı.

Şu andaki 10 günlük sürede Rumlar'a ve dünyaya birşeyler anlatmak gerektiğini; halka ise 1 Nisan ile referandumun yapılacağı güne kadarki sürede birşeyler anlatılacağını kaydeden Başbakan Talat, hükümetin ortak kampanya yürütmesi, Cumhurbaşkanı'nın da buna katılması umudunu dile getirdi.

Reklam
Reklam

Talat, "Ama bu olmazsa sonuçta 1 Nisan'da yollar ayrılırsa da ayrılır. Herkes gerekçelerini ortaya koyar, kampanya yürür, halk anlar ve ona göre oyunu kullanır. Biz elbette ki hükümet olarak eğer aynı ortak noktaya ulaşabilirsek, gerçek neyse geldiğimiz noktada o gerçeği anlatacağız. AB ve başka kurumlar güvencelerini vermemişse, vermiyorsa, vermemekte ısrar ediyorsa, bunu da halkımıza anlatacağız. Bütün bunlara rağmen referandumdan kaçmamız söz konusu değil" şeklinde konuştu.

Başbakan Talat, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın İsviçre'de yapılacak dörtlü zirve için yaptığı davet mektubunun içeriği konusundaki soruyu yanıtlarken, mektupta davet ve takvimin yeniden hatırlatılması olduğunu söyledi.

Davetin, 31 Mart'ta yeni plan İsviçre'de bitecek şekilde yapıldığını, bunun önemli olduğunu ifade eden Başbakan Talat, özetle şöyle devam etti:

Reklam
Reklam

"Alvaro De Soto'nun hazırladığı ise kategorilendirmedir. Her iki tarafın kendi öne sürdükleri az yer aldı diye itirazları vardır bu kağıt üzerinde. Ama doğruyu söylemek gerekirse her iki tarafın çok önem verdiği hususlar bu kağıtta vardır. Dolayısıyla benim inancım, bu kağıt elbette ki oraya da taşınacak. Buradaki görüşme sürecinde eğer olursa taşınacak. Tabi bu kağıt nihai değildir, tarafların öne çıkarmak istediği başka hususlar da öne çıkarılabilecektir"

Başbakan Talat, bir soru üzerine "toplumda çözüme yüzde yüz destek olduğuna inandığını" belirtti. Talat, "Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş için kendi içinde devrim yaptı demiş ve çok eleştirilmiştiniz. Ayın noktada mısınız?" sorusuna şu karşılığı verdi:

"Devrimler ve karşı devrimler bazen aynı anda yaşanır. O yüzden çok net bir cevap vermeyeyim bu konuda. Benim devrim yaşadı deyişim hala geçerlidir. O günün koşullarında bir tutumu çok farklı bir tutumla değiştirmek çok büyük bir değişiklikti ve o değişikliği Cumhurbaşkanı yaptı. Bugün uzunca bir süredir seslendirdiği ama az ihtimal verdiğim bir başka tutum ortaya koydu. Ama bu tutum şu an itibarıyla süreci ne kadar durdurur diye sorarsanız, o konu hala tartışma konusudur.

Reklam
Reklam

Yani Papadopulos'un, BM'nin tepkisi ne olur? Bunlar çok net ortada değil ama kesin olan şey sürecin kesintiye uğramadan 31'ine kadar devam edeceğidir. O bakımdan o hususta söylediğimi geri alma noktasında değilim ama bu sonuna kadar mutlaka öyle gidecektir garantisi de değildir hiçbir zaman"

Başbakan Mehmet Ali Talat, Papadopulos'un da görüşmelere katılmaması halinde sonucun ne olacağı sorusuna karşılık, İsviçre'ye tam yetkili bir kişinin gitmesi gerektiğini, Papadopulos tam yetkili bir başkasını yollarsa belki daha iyi bile olabileceğini söyledi.

Haritalarla ilgili spekülasyonlar yapıldığını belirten Talat, şu ana kadar Rum tarafına veya BM'ye sunulmak üzere kendilerine önerilen ve kendilerinin de benimsedikleri herhangi bir harita olmadığını tekrarladı. Hazırlanmış, çalışılmış birçok harita bulunduğunu kaydeden Başbakan Talat, ama bunların hiçbirinin sunulmaya hazır harita olmadığını, gazetelerdeki haritaların gerçekleri yansıtmadığını dile getirdi.

Reklam
Reklam

Başbakan Talat, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, Cumhurbaşkanı'nın İsviçre'ye gitmeyeceğini açıklamasını televizyondan öğrenmesini nasıl değerlendirdiğini ve Cumhurbaşkanı'nı dün bu açıklamayı yapmaya iten nedeninin ne olduğunu ve Ankara ziyaretinin yapılıp yapılmayacağını soran bir gazeteciyi yanıtlarken özetle şöyle konuştu:

"Dörtlü zirve öncesinde Ankara'ya gitme ihtimali var dedim, belki olacaktır da. Kesinleşmiş bir şey yok. En azından yarım saat öncesine kadar herhangi bir davet resmen yapılmış değil. Türkiye'yle istişare devam ediyor. Günde 3 kezden fazla devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanı'nın Türkiye Dışişleri Bakanı'na bu düşüncesini söyleyip söylemediğini bilmiyorum ama defalarca söylemiştir. Herhalde Türkiye yetkililerine de söylemiştir burada. Ama bu benim bakımımdan bir niyet, bu bir rahatsızlık belirtisiydi. Bunun hayata geçmesi konusunda adım atmayacağını umuyordum veya bekliyordum. Ama ben de canlı yayında duydum Sayın Gül'ün duyduğu gibi ama yabancı değildim. Partide toplantıdaydım ve hemen Cumhurbaşkanlığı'na gittim. Oturduk ve konuştuk. Dolayısıyla bilinen bir sürpriz oldu"

Reklam
Reklam

Talat, Türkiye Başbakanı Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı'nın kararı için "Önemli değil" derken büyük olasılıkla "Aşarız. Ya Sayın Denktaş'ı ikna ederiz ya da başka bir yöntem buluruz" demek istediğini söyledi.

Başbakan Talat, "Cumhurbaşkanı'nın rahatsızlığının ne olduğu" konusundaki soruyu yanıtlarken, Cumhurbaşkanı'nın bunca zamandır güttüğü politikanın şu an gelinen noktayla uyumlu olmadığını, bunun rahatsızlık yaratmasının doğal olduğunu ifade etti.

"Önemli olan süreci toplumsal bütünlüğü sağlayarak götürmektir. Beni Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu konudaki kararı o bakımdan rahatsız etmiştir. Yani toplumsal birliği zedeleyebilme ihtimali olduğu için rahatsız etmiştir yoksa görüşmeci olarak görüşme sürecinden çekilmediğini duyurmuştur zaten" diyen Başbakan Talat, Annan Planı'nın Kıbrıslı Türkler'e zarar verebilecek noktalarını ilk kez BM'ye anlatabildiklerini, bunun ilk kez olduğunu, çünkü böylesine yoğun olarak ilk kez görüştüklerini, her şeyi ayrıntılarıyla tartıştıklarını söyledi.

Reklam
Reklam

Talat, "Çok umutlu olmak istemiyorum şimdiden ama en azından bizim için hayati olan kısımlarında bazı değişiklikleri umuyorum, bekliyorum bu sürecin sonunda" dedi.

Başbakan Talat, İsviçre'de Kıbrıs Türk tarafının tüm isteklerini elde edemeyeceğini ama planın dengesini bozmayacak hususlarda isteklerin elde edilebileceğini düşündüğünü bildirdi. Talat, buna örnek olarak "siyasal eşitliğin sürekli güvencede olmasını, varılan anlaşmanın Avrupa müktesebatının parçası haline getirilmesi" gibi konuları verdi.fe

Bir gazetecinin "Kıbrıs Türkü'nü temsilen şu an itibarıyla İsviçre'ye gidecek en yetkili kişisiniz. Buna hazır mısınız?" sorusunu yanıtlayan Başbakan Talat, bir ekip çalışması yürüttüklerini, yoğun çalıştıklarını belirterek, halka en iyisini kazandırmayı amaçladıklarını söyledi. Talat, "Umuyorum ki Sayın Cumhurbaşkanı sonuçta bu tutumunu yeniden değerlendirecektir ve daha olumlu şekilde yaklaşacaktır olaya. Umudum odur" ifadelerini kullandı.

Reklam
Reklam

Başbakan Mehmet Ali Talat, bugün BM Genel Sekreteri'nin Siyasi İşler Yardımcısı Sir Kieran Prendergast ve Kıbrıs Özel Danışmanı Alvro De Soto'yla Başbakanlık'ta yaptığı görüşmenin içeriğiyle ilgili soruya karşılık, ayrıntılı konuştuklarını, siyasi eşitlik, Kıbrıs Türk devletinin Kıbrıslı Türkler tarafından yönetilmesi, mülkiyetle ilgili tutumlarını, anayasa konusunu ele aldıkları iyi bir toplantı yaptıklarını söyledi.

"ERDOĞAN'IN GİDECEĞİNİ BİLİYORDUM, MUTLU OLDUM" Talat, bir gazetecinin basın toplantısı sırasında Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsviçre'ye gideceğini açıkladığını belirterek, bunu nasıl değerlendirdiğini sormasına karşılık "Zaten Sayın Erdoğan'ın talebi olduğu için onun gideceğini biliyordum doğal olarak. Bundan da mutlu oldum" dedi.

Bunun Cumhurbaşkanı'nın kararıyla ilgili olup olmayacağı sorusunu yanıtlarken de "Olabilir ama niye olsun diyorum. Sonuçta iki ülke başbakanının orada bulunması, gerçekten bu sorunu çözme isteğinin göstergesidir. Ben mutlu olurum her iki başbakanın orada olmasından" diye konuştu.

Reklam
Reklam

Başbakan Talat, Cumhurbaşkanı'nın İsviçre'ye gitmeme kararını değiştirmesini istediğini belirterek, çünkü 31 Mart'a kadar birlikte gitmenin toplumsal uzlaşı için çok önemli olduğunu vurguladı. 1 Mayıs'ın gerçek bir tarih olduğunu ve o güne dek bu sorunun çözülmesi gerektiğini kaydeden Talat, süreçte en iyiyi elde etmenin yolunun birlikte hareket etmek olduğunu söyledi.
Bir soru üzerine KKTC'deki Türkiye kökenlilerin Kıbrıslı eşi olanlar hariç 45 bininin adada kalacağını, kimsenin itile kakıla adadan çıkarılmayacağını belirten Başbakan Talat, "kimsenin referandumda oy kullanacak ama vatandaş olamayacak" konumunda olmayacağını kaydetti. Bu bilgilerin İçişleri Bakanlığı'nda var olduğunu belirten Talat, nüfus yapısının her zaman kontrol altında olması gerektiğini, Annan Planı'nın Kıbrıs'ta ikamet edenlerin vatandaş yapılmasını öngördüğünü ifade etti.

Reklam
Reklam

Başbakan Talat, basın toplantısında daha sonra Rum gazetecilere yönelik İngilizce açıklamalar yaptı ve soruları yanıtladı.

KKTC Başbakan Mehmet Ali Talat, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın dün birer davet mektubu göndererek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye, Güney Kıbrıs ve Yunanistan'ı dörtlü görüşmeler için davet ettiği İsviçre'ye heyet olarak gideceklerini ve bu heyetin karar alma yetkisine sahip olacağını açıkladı. Talat, "Biz, tabii ki bir heyet olarak orada olacağız ve heyetimiz karar alma yetkisinde olacaktır" dedi.

Talat, bugün düzenlediği basın toplantısında Rum gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Başbakan Talat, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın dünkü açıklamasıyla görüşmecilik görevinden çekilip çekilmediğine ilişkin bir soruya karşılık, Cumhurbaşkanı'nın görüşmecilikten çekilmediğini, sadece 23 Mart'ta KKTC, Güney Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan'ın katılımıyla İsviçre'de başlayacağı açıklanan dörtlü konferansa katılmayacağını açıkladığını söyledi.

Talat, "Denktaş, görüşmecilik pozisyonundan çekilmedi. Bunu da oldukça açık bir dille ifade etti. Hala daha müzakerecidir ve biz ona görüşmeci heyeti olarak eşlik ediyoruz, hala daha birlikte çalışıyoruz" diye konuştu.

Denktaş'ın Kıbrıs müzakerelerinin ikinci safhası çerçevesinde dörtlü konferans şeklinde gerçekleşecek toplantılar için İsviçre'ye gitmeyebileceğini daha önceleri söylediğini anımsatan Talat, ancak Denktaş'ın bunu bir karara dönüştürerek, kendilerinden önce basına açıklamasının hem kendileri hem de BM için sürpriz olduğunu kaydetti.

Talat, "Bizim için de, BM yetkilileri için de sürpriz oldu. Hatta BM yetkilileri, Denktaş'ın bu kararının müzakereler için büyük engeller yaratacağına inandıklarını söylediler ve bundan hiç memnun kalmadıklarını ifade ettiler" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Denktaş'ın söz konusu kararını onaylamadığını da ifade eden Başbakan Talat, "Sayın Denktaş'ın bu kararını onaylamıyorum. Daha önce de söylediğim gibi, bizler çözüm için kararlılıkla çalışmak zorundayız, çünkü zaman tükeniyor" ifadelerini kullandı.

Talat, bir başka soru üzerine de, kendilerinin Isviçre'deki görüşmelere heyet olarak gideceklerini ve bu heyetin karar alma yetkisine sahip olacağını belirterek, şöyle dedi:

"Biz, tabii ki bir heyet olarak orada olacağız ve heyetimiz karar alma yetkisine sahip olacaktır. Sayın Denktaş, Isviçre'ye gelmezse ki tercihimiz gelmesidir, tabii onunla ve diğer bir çoklarıyla da danışma halinde olacağız. Bizim yasal yapımıza göre yürütme organı hükümettir. Dolayısıyla yetki, hükümet olarak bizdedir"

Başbakan Talat, öngörülen 12 Mart tarihine karşın BM'ye henüz sunulmayan Türk parça devletinin anayasa taslağının, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın bu konuya ilişkin tavrı ve dün verdiği karar göz önüne alındığında, Birleşmiş Milletler'e kendisi tarafından sunulup sunulmayacağına ilişkin bir soruya karşılık da, "Bu konuda şu anda bazı zorluklarımız var. Konuyu hala daha değerlendiriyoruz. Bu konuda bir şey yapmak durumunda olduğumuzun da farkındayız, değerlendiriyoruz. Şimdilik bunu söylemekle yetinmek istiyorum" açıklamasında bulundu.

Haberin Devamı İçin Tıklayın