"Dışarıdan gelen teröre politik çözüm bulunamaz"

WASHİNGTON (İHA) - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ABD'deki resmi temasları çerçevesinde Woodrow Wilson Uluslararası Düşünce Kuruluşu'nda görüşmelerde bulundu. Görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Gül, Ortadoğu'daki durum ve Türkiye'nin sahip olduğu konum üzerine açıklamalarda bulundu.

Reklam
Reklam

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ABD'deki Woodrow Wilson Uluslararası Düşünce Kuruluşu'nda yaptığı konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Irak, İran ve ülke içindeki durum konusunda yoğun bir soru yağmuruna tutulan Cumhurbaşkanı Gül, özellikle terör konusu üzerinde durdu. Türkiye'ye yönelik terör faaliyetlerine karşılık politik bir çözüm yolu bulunmasını önerenlerin bu isteklerini yerine getirmenin pek de mümkün olmadığını vurgulayan Gül, "Irak topraklarından Türkiye'ye sivilleri ve güvenlik güçlerini hedef alan saldırılar gerçekleştiriliyor. Böyle bir durumda 'dışarıdan gelen bir teröre karşı politik çözüm bulalım' denilebilir mi?" ifadelerini kullandı.

Bu arada konuşması sırasında Türkiye'nin siyasi yapısı ve uluslararası arenadaki konumu hakkında bilgi veren Gül, Cumhuriyetin ilanından sonra yaşanan modernleşme sürecini de aktararak, Türkiye'nin laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunun altını çizdi. Gül, Türkiye'nin dünyada ve özellikle Ortadoğu'da önemli bir üs haline geldiğini belirterek, tüm dünyayı tehdit eden terörizme karşı işbirliği içerisinde olunması gerektiğini kaydetti.

Reklam
Reklam

Cumhurbaşkanı Gül, soru-cevap kısmında kendisine yöneltilen teröre ilişkin bir soru üzerine, "Türkiye ve ABD'nin terörizme karşı işbirliği yaptığı yer, merkezi yönetimin otorite sahibi olmadığı Kuzey Irak. Burada terör örgütünün kampları ve yerleşim yerleri var. Bu kamplardan, başka bir ülkeden Türkiye'ye karşı gerek siviller, gerek güvenlik güçlerine yönelik saldırı olacak. Böyle bir konuda herhangi bir politik çözüm söz konusu olabilir mi? 'Dışarıdan gelen bir teröre karşı politik çözüm bulalım'
denilebilir mi? Nasıl El Kaide'nin dışarıdan saldırılarına karşı 'Burada politik çözüm bulalım' denilemezse burada da böyle bir şey söz konusu olamaz. Dolayısıyla bunu, ne bugün burada ne de önceki görüşmelerde başka ortamlarda konuşmadık, konuşmayız da" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin yakın komşusu İran ile olan ilişkilerine yönelik gelen bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye ile İran arasında 1636 yılında çizilen sınırın bugüne kadar değişmediği ve Türkiye ile İran arasındaki ilişkilerin ABD tarihinden daha eski olduğunu vurgulayarak açıklamaya başladı. Gül, İran'ın farklı bir rejime sahip olmasına rağmen, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde, demokratik yapıya bağlı bir ülke olduğunu sözlerine ekleyerek, "Her ne kadar bugünkü dünyada herkes birbirini
etkiliyorsa da kimin kimi etkilediğini size bırakıyorum. Kim olsa komşusuyla iyi geçinmek ister, iyi ilişkiler kurmak ister. Nihayetinde aynı coğrafyanın insanlarız. Birbirimize benzeyen, tarihten gelen kültürel yanlarımız var. Bazen hükümetler ve rejimlerin farklı eğilimleri olur. İnsanlar arasında bir yakınlık söz konusu" dedi.

Reklam
Reklam

İran'la olan ilişkilerin BM kararına sadık kalınarak, geliştirme anlayışı içinde olduklarını kaydeden Gül, Kuzey Irak'ta çıkarılan petrolün pazarlanmasıyla ilgili bir soru üzerine Irak'ın istikrarının ve güvenliğinin Türkiye için önemli olduğunu bildirdi. Bu arada Irak'ın doğal kaynaklarıyla ilgili yasanın Irak meclisinden bir an evvel geçmesi gerektiğini savunan Gül, yasa geçtikten sonra Türkiye'nin sadece Irak petrolünün dünyaya taşınması için değil, petrol çıkarma faaliyetlerinde de Irak'a yardım
edebileceğini söyledi. Kerkük sorununa ilişkin fikirlerini de beyan eden Cumhurbaşkanı Gül, bu konuda atılması gereken öncelikli adımın referandum olduğunu vurguladı. Gül, "Irak Orta Doğu'nun küçük bir modeli. Kerkük de Irak'ın küçük bir modeli. Gruplar arasında anlaşma sağlanmadan referandum yapılırsa etnik çatışmalar başlayabilir. Kerkük'ün statüsü Birleşmiş Milletler tarafından belirlendikten sonra referandum yapılmalı" dedi.

Reklam
Reklam

Öte yandan Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'de gençler arasında aşırı dinciliğin yayılmasını konu edinen bir soru üzerine, böyle bir durumun olmadığını, Türk gençlerinin modernist yapıya sahip olduğunu, her ülkedeki gibi gençler arasında bazı farklı düşüncelerin de bulunduğunu dile getirdi. Gül, son olarak Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde karşılaştığı sorunlardan biri olan Kıbrıs meselesini değerlendirdi. Annan Planı'nın bütün dünya tarafından olduğu gibi Türk tarafınca da kabul gördüğünü ancak buna rağmen Rum tarafından desteklenmediğini hatırlatan Gül, Türkiye'nin AB üyelik sürecinin sürdüğünü ancak Kıbrıs meselesinin zaman zaman bir bahane olarak kullanılması sebebiyle üzüntü duyulduğunu vurguladı.

Haberin Devamı İçin Tıklayın