Eczacılar şikayetçi

ANKARA (İHA) - Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Kurucu Genel Başkanı Nurten Saydan, ilaç harcamalarındaki yüksek maliyetin faturasının eczacılara çıkarılmaması gerektiğini ve hiç bir eczanenin aracı kurumlar ya da komisyoncular gibi sıfır stokla çalışmadığını söyledi.

Reklam
Reklam

Sendikanın kurulmasıyla ilgi ilgili TEİS Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Saydan, öncelikle yaşanan sorunların azaltılması, sonrasında ise rasyonel tedaviye en uygun maliyetle ulaşılabilmenin sağlandığı, tedaviye yönelik, uygulanabilir düzenlemelerin hayata geçirilmesi amacını gerçekleştirmek ve çözümün bir parçası olabilmek için ilk defa yurdun dört bir yanından meslektaşların katılımıyla bir eczacı sendikası kurduklarını söyledi.

Toplantıda, indirimli ilaçlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Saydan, ilaç firmalarınca kamu kurumlarına yapılması gereken indirimin, gerçekte eczacılarımıza ciro edildiğini ve yaşanan kayıpların telafi edilmediğini ifade ederek, "İlaç harcamalarındaki yüksek maliyetin faturası eczacılara çıkarılmamalıdır. 2005 yılında ülkemizin ilaç harcamalarında yaşanan artış, ilaç dışındaki sağlık harcamalarında yaşanan artışın yanında dörtte bir oranında olmasına rağmen aynı yıl sağlık harcamalarında tasarruf denilince ilk akla gelen ilaç harcamaları olmuştur. Fiyat indirimlerinden doğan zararlarımızın karşılanmamasından dolayı rafımızdaki emeğimizin birikimi sermayelerimiz sıfırlanarak eczacılar adeta cezalandırılmıştır. Kamuoyuna da sadece stokçu eczanelerin zarar ettiği mesajı verilmiştir. Hiç bir eczane aracı kurumlar ya da komisyoncular gibi sıfır stokla çalışmamaktadır. Raflarımızda gördüğünüz ilaçlarımız göz ardı edilmemelidir" dedi.

Reklam
Reklam

Yıllarca ilaç fiyatlarının yüksek olarak belirlenmesinin ve bu yüksek fiyatlı maliyetlerin kamu maliyesine yüklenmesinin sorumlusunun eczacılar olmadığını kaydeden Saydan, "Eczanelerde yaşanan ekonomik yıkımın durdurulması için ilaç indiriminden doğan farklarımızın, gerçek zarar ödenecek şekilde İlaç Fiyat Tebliği'nde ivedilikle düzenleme yapılmalıdır. Eczane ekonomilerinde yaşanan iç kanamayı durdurmak için yapılacak bu düzenlemenin acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.

Halkın sağlığının kar amaçlı organizasyonların insafına bırakılacak kadar ucuz olmadığını ifade eden Saydan, "Hepinizin çok iyi bildiği güncel bir konu olan kolesterol hastalarının ilaçlarını alamamalarına neden olan yanlış düzenleme, kuruluşunun üzerinden çok kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen TEİS'in yoğun çabaları sonucu kısmen düzeltilmiştir. İlaç harcamalarının sadece gider olarak görülmesi nedeniyle yapılan ve hastaların mağduriyetine neden olan bu ve benzeri uygulamaların değiştirilmesi için çabalarımız yoğun bir şekilde devam etmektedir. Maliye Bakanlığı'nın yayınladığı tebliğle bu yıl ilk defa yürürlüğe giren kademeli iskonto uygulaması ise mesleğimizdeki kırılma noktalarından birini oluşturmaktadır. Haksız bir şekilde eczacıları sınıflandıran kademeli iskonto uygulaması hukuka bir çok yönüyle aykırı olup, yüzde 3'lük dilime giren ve ayakta kalmakta zorlanan eczanelerin tasfiyesine neden olacak bir uygulamadır. Ayrıca; 2005 yılı Şubat ayından itibaren SSK provizyon sisteminin düzenli olarak çalışmaması, bir çok ilde avans olarak faturalardan kesilen yüzde 10'ların 10 aydır ödenmemiş olması, 10 Mayıs 2006 tarihinde yayınlanan protokol hükümlerinin uygulanabilir olmaktan çok, kesinti, iade ve sözleşme fesih sebebi üretmeye yönelik düzenlenmiş olması SSK'da yaşanan sıkıntılardan sadece bir kaçıdır" açıklamasında bulundu.

Reklam
Reklam

TEİS olarak isteğimiz, hiçbir hukuki dayanağı kalmayan Maliye Bakanlığı'nın 29 Nisan 2006 tarihli Tebliği'ne Anayasa'ya ve mevcut yasalara aykırı SSK'nın uygulamalarının ivedilikle kuruma tebliğ edilip, yürürlükten kaldırılması olduğunu vurgulayan Saydan şunları söyledi:

"Tüm Eczacı İşverenler Sendikası bu alanda bir ilktir ve tüm eczane sahibi eczacıların katkısıyla büyüyecek, halkımızın sesi, eczacıların gücü olacaktır. Sağlık harcamaları sadece bir gider kalemi değildir. Soruna bu açıdan yaklaşılması çözümün gecikmesi ve maliyetin artmasından öte bir yarar taşımayacak ve halk sağlığı açısından telafisi imkansız kayıplar yaşanacaktır. Yaşadığımız sorun sağlık sisteminin rasyonel tedaviye yönelik olarak düzenlenmemesinden, sağlık harcamalarının maliyete dayalı olarak belirlenmemesinden ve koruyucu sağlık hizmetinin tam ve etkin olarak verilememesinden kaynaklanmaktadır. İlacın dünyadaki ve Türkiye'deki tek yetkilisi eczacıdır. Bir sosyal kuruluş olan eczanelerimizde bütün bu zorluklara rağmen halk sağlığı hizmetini kesintisiz sürdüren meslektaşlarımızın uğradığı haksızlıkların giderilmesi ve halkımızın kesintisiz ve sorunsuz olarak ilaç ve sağlık hizmetine ulaşmasının sağlanması öncelikli görevimiz olacaktır. Halk sağlığını tehdit eden her uygulamanın karşısındayız. Halk sağlığını, amacı yalnızca kar etmek olanların inisiyatifine bırakmayacağız."

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın