Ümit Dikbayır sessizliğini bozdu! Meral Akşener hakkında dikkat çeken sözler: "Bazı bilgiler bana da geldi"

Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır'ın 14 Ağustos'ta AK Parti'ye katılacağı iddia edilmişti. Daha sonra Dikbayır'ın AK Parti'ye katılmasının Meral Akşener'in araya girmesi nedeniyle olmadığı öne sürülmüştü. Dikbayır yaşananlarla ilgili sessizliğini bozdu. Dikbayır'ın isim vermeden Akşener'i işaret eden sözleri dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüştüğü ve 14 Ağustos'ta AK Parti'ye katılacağı yönündeki iddiaların ardından sosyal medya hesabından video paylaşan Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır süreci tüm detaylarıyla anlattı.

MİLLETVEKİLİ DİKBAYIR CUMHURBAŞKANIYLA GÖRÜŞMESİNİ ANLATTI

Sosyal medya platformu X hesabından video yayımlayan Dikbayır şunları söyledi;

Reklam
Reklam

"Yıllardır yanımda duran insanları istemeden üzdüğümü biliyorum, bana sitem ettiklerini görüyorum. Bu duyguları yok saymıyorum, anlıyorum. Yaptığım iletişim hatasının kamuoyunda nasıl algılanacağını daha iyi hesaplamalıydım. Bu nedenle beni seven ve benden belli bir siyasi duruş bekleyen insanlara karşı kendimi açıklama yapmak zorunda hissediyorum. Bunu bir borç olarak görüyorum.

"14 AĞUSTOS TARİHİNDE AK PARTİ'YE KATILIM OLABİLECEĞİ DE KONUŞULDU"

İstifamdan sonra İYİ Parti Konya Milletvekili Ünal Karaman benimle görüştü ve Sayın Cumhurbaşkanımızın benimle görüşmek istediğini aktardı. Ben de bu davete icabet ettim. Çünkü benim 35 senedir aldığım siyasi terbiye bunu gerektirir. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir, birbirimizi eleştirebiliriz ama Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı sizi konuşmak üzere davet ediyorsa gidip görüşürsünüz. Ben de bunu yaptım. Görüşmede kendisi AK Parti'ye katılmam yönünde düşüncesini dile getirdi. Ben de açıkça şunu söyledim; 'Bu benim tek başıma vereceğim karar değil sayın cumhurbaşkanım'. Ailemle konuşmam gerektiğini, yıllardır yol yürüdüğüm ekibimle ve sorumluluğunu taşdığım insanlarla istişare etmeden böyle karar veremeyeceğimi söyledim. Karşılıklı değerlendirmelerin olumlu sonuçlanması halinde 14 ağustos tarihinde bir katılım olabileceği de konuşuldu.

Reklam
Reklam

Ben o görüşmeden çıkarken 'hayırlısı olsun' diyerek çıktım. Kendi içimde bunun muhasebesini yapıyordum. Yıllardır muhalefette eleştirdiğim konuların düzelmesine içerden katkı sağlayabilir miyim? Memleketime nerede daha fazla faydalı olabilirim? Kafamdaki sorular bunlardı. Siyasete girdiğim günden beri Atatürk'ten, cumhuriyet ve değerlerinden asla vazgeçmedim, vazgeçmemde.

"ÇIKIP AK PARTİ İLE GÖRÜŞMEDİM DİYEMEZDİM"

Fakat ben bunları henüz değerlendirirken yaptığımız görüşme kamuoyuna yansıdı. Sanki AK Parti'ye katılmışım kararımı vermişim gibi hava yaratılmıştı. İşin en kritik noktası burasıydı. Çıkıp AK Parti ile görüşmedim diyemezdim. Olmuş bir görüşmeyi olmamış gibi yapmak bana yakışmazdı. Yalanlamayınca da bu kez vermediğim kararın sahibiymişim gibi bir durum oldu. Bana kızan insanları anlıyorum, çok haklılar. Yıllardır beni belli siyasi çizgide tanımış, söylediklerimi dinlemiş, mücadelemi takip etmiş insanların böyle bir haber karşısında bana kızmasını anlıyorum. ,

Reklam
Reklam

"İNSAN HATA YAPABİLİR, YANLIŞ KARAR VEREBİLİR"

Özellikle süreç eksik bilgiler ve farklı anlatımlarla kamuoyuna yansıdıysa ben o tepkilerin hepsini aynı kefeye koymuyorum. Bana samimiyetle 'seni böyle bilmiyorduk' diyenlerin sitemini anlıyorum. Haklılar, yok sayamam. Ben de kendi payıma düşeni aldım. Belki bazı şeyleri daha erken anlatmalıydım. Kamuoyuna nasıl yansıyacağını daha iyi hesaplamalıydım. İnsan hata yapabilir, yanlış karar verebilir. Ben hiçbir zaman hata yapmadım demem.

Ama bir konuda vicdanım rahat, ben insanları kandırmam. Yaşanmamış bir şeyi yaşanmış gibi anlatmam. Çünkü bunların hepsi gelir geçer geriye insanın itibari ve vicdanı kalır.

"SÜRECİN BİTTİĞİ YÖNÜNDE BİLGİLER BANA DA ULAŞTI"

Sonraki süreçte daha önce birlikte siyaset yaptığım bir siyasi partinin genel başkanı Cumhurbaşkanıyla görüşerek benim AK Parti'ye katılmama itiraz etmiş. Böylece sürecin bittiği yönünde bilgiler bana da ulaştı. Bunun ne kadarının doğru olduğunu bilmiyorum, bu söylentilerle de ilgilenmiyorum.

Reklam
Reklam

Ama bir hakkı da teslim etmek isterim. Sayın Cumhurbaşkanımız beni Külliye'ye davet etti, konuk etti, düşüncelerimi dinledi. Görüşmemiz boyunca son derece nazik yaklaşım gösterdi. Bunu söylek benim için siyasi görüş meselesi değil, nezaket meselesidir. Bu sözlerimin bu çerçevede anlaşılmasını isterim. Ben yalnızca kendi yaşadığımı anlatıyorum. Çünkü hakkımda çok şeyler yazıldı ve söylendi. İnsanların zihninde farklı tablo oluştu.

"TAKDİR AZİZ MİLLETİMİZİNDİR"

Ben de kendi hikayemi yaşadığım şekilde anlatmayı bir sorumluluk olarak görüyorum. Bu süreçten benim de çıkardığım dersler var. Kırdığım üzdüğüm insanlar varsa onların da duygularını anlıyorum.

Bana samimiyetle kızanların, eleştirenlerin ve sitem edenlerin sözlerine hak veriyorum. Ben gerçeği saklayarak, insanları kandırarak siyaset yapmadım, yapmayacağım. Sadece yaşadığım gerçeği kendi penceremden tüm samimiyetle anlatmak istedim. Takdir aziz milletimizindir."

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın