Hepimizin çocukluk resimlerinden beri hafızasına kazınan bir gerçek var: Okyanuslar masmavidir. Tatil hayalleri kurarken bile gözümüzün önüne o uçsuz bucaksız, huzur veren mavi tonlar gelir. Ancak son yıllarda uydulardan gelen veriler, bu hayalimizin altını üstüne getirecek cinsten. Yapılan araştırmalar, dünya genelindeki okyanusların %56'sından fazlasının artık bildiğimiz o mavilikte olmadığını, gözle görülür bir renk değişimine uğradığını gösteriyor.
Okyanusların renginin neden değiştiğini anlamak için, aslında suyun rengini neyin belirlediğine bakmamız gerekiyor. Normalde berrak su, güneş ışığındaki kırmızı tonları emip mavi ışığı yansıttığı için o muazzam rengi alıyor. Fakat son yıllarda insan kaynaklı iklim değişikliği ve küresel ısınma, deniz ekosisteminin altını üstüne getirdi. Sıcaklıklar arttıkça, okyanusun dengesi bozuldu ve suyun rengi maviden yeşile ve daha koyu tonlara doğru hızla kaymaya başladı.
Suyun bu yeşile çalan yeni görüntüsünün arkasında, "fitoplankton" adı verilen mikroskobik deniz canlıları yatıyor. Bu minik canlılar fotosentez yapabilmek için klorofil pigmentine sahipler ve güneş ışığını soğururken etrafa yeşil ışık yansıtıyorlar. Küresel ısınmayla birlikte deniz suyu sıcaklıkları tavan yapınca, bu fitoplanktonlar bazı bölgelerde çılgınlar gibi çoğalmaya ve adeta okyanus yüzeyini yeşil bir boyayla kaplamaya başladı.
Fitoplanktonların bu ani patlamasının arkasında okyanusun fiziksel yapısının değişmesi yatıyor. İklim değişikliği okyanusların özellikle üst katmanlarını aşırı derecede ısıtıyor. Isınan bu üst tabaka, dipteki soğuk ve besin dolu suların yukarı çıkmasını engelliyor ve deniz adeta katman katman bölünmüş oluyor. Bu durum, besin zincirinin temelindeki plankton yapısını kökten değiştirerek renk değişimini daha da tetikliyor.
Renk değişimi sadece tatlı bir yeşile dönmekten ibaret olsaydı keşke; ama araştırmalar durumun çok daha karanlık olduğunu gösteriyor. Okyanusların yaklaşık %21'inde, klorofil artışının yanı sıra "okyanus kararması" adı verilen ürkütücü bir süreç yaşanıyor. Suyun üst katmanındaki fiziksel ve kimyasal bozulmalar, güneş ışığının derinlere nüfuz etmesini zorlaştırıyor ve koskoca okyanuslar giderek daha koyu, kasvetli bir tona bürünüyor.
Bilim insanlarının uydulardan takip ettiği kadarıyla, renk değişimi ve kararma özellikle ekvatora yakın tropikal bölgelerde tavan yapmış durumda. Sıcaklığın en çok arttığı bu kuşakta mavi renk hızla kaybolurken, ekosistemin dengesi de kelimenin tam anlamıyla altüst oluyor.
Kutuplardaki buzulların erimesi ve suların ısınmasıyla birlikte, sıcak denizleri seven fitoplanktonlar kuzeye ve güneye doğru göç etmeye başladı. Sonuç mu? Eskiden buz gibi ve berrak olan kutup suları da yavaş yavaş yeşile dönerek küresel ısınmanın kaçınılmaz kanıtı haline geliyor.
Okyanusların maviden yeşile dönmesi ya da kararması sadece estetik bir problem değil. Bu renk değişimi; mercan resiflerinin beyazlayıp ölmesinin, deniz çayırlarının yok olmasının ve sudaki oksijen seviyesinin kritik düzeyde azalmasının bir ilanı.