Topraksız tarım, bitki fabrikası gibi

ADANA (İHA) - Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yıldız Daşgan, topraksız tarım ile marka ürünler yetiştirmenin daha kolay olduğunu belirterek, sistemin yatırım maliyeti sorunlarının giderilmesi halinde yeni bacasız fabrikalar kazanılabileceğini ifade etti.

Reklam
Reklam

Doç. Dr. Yıldız Daşgan, özellikle son yıllarda gelişme içinde olan seracılık sektöründe topraksız tarım uygulamasının daha çok önemsenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de örtü altı alanların son 25 yıl içerisinde 6 kat artarak, 2002 yılı itibariyle 53 bin 603 hektara ulaştığını, bu alanın yüzde 57'sinin ise seralardan oluştuğunu belirten Daşgan, 30 bin hektarlık bu alan içinde ise sadece yüzde 1'lik kısmında topraksız ürün yetiştiriciliği uygulandığını kaydetti.
Daşgan, başka ülkelerde 1970'li, Türkiye'de ise 1990'lı yıllarda başlayan topraksız ürün yetiştiriciliği hakkında şu bilgileri verdi:

"Bitki yaşamı için gerekli olan su ve besin elementlerinin gereken miktarlarda kök ortamına verilmesi esasına dayalı olup su kültürü ve substrat kültürü (ortam kültürü) şeklinde iki farklı teknikle yapılabilmektedir. Ülkemizde yapılan topraksız yetiştiricilikte 'ortam kültürü' kullanılmaktadır. Toprak yerine alternatif olan, perlit, pomza, bazaltik tüf, kaya yünü, torf gibi katı ortamlar saksı, torba veya kanalet gibi farklı taşıyıcılara doldurularak yetiştiricilik yapılmaktadır. İç ortamda elektrik enerjisi ile iklimin sürekli kontrol altında tutulmasını da öngören sistem, toprağa bağımlılığı ise tamamen ortadan kaldırmaktadır."

Reklam
Reklam

Sektörün beklenen hızda gelişmemesinin yatırım maliyetlerinin yüksek olması ve teknik bilgisizlikten kaynaklandığını vurgulayan Daşgan, "Ülkemizdeki sera işletmelerinin genellikle küçük ölçekli oluşu ve aile işletmeciliği şeklinde faaliyet göstermesi teknoloji kullanımını sınırlamaktadır. Sera ürünlerinde verim ve kalitenin artırılması, seraların yapısal özelliklerinde ve yetiştirme tekniklerinde ileri teknoloji kullanımını gerektirmektedir. Bu tekniğin yaygınlaşmamasının en önemli nedenlerinin başında yatırım maliyetlerinin yüksek olması gelmektedir. İkincisi ise uygulamadaki teknik bilgi eksikliğidir" dedi.

"TOPRAKSIZ TARIM BACASIZ FABRİKA OLABİLİR" Topraksız yetiştiriciliğin topraklı üretime göre pek çok avantajları olduğunu belirten Yıldız Daşgan, şunları söyledi:
"Bu teknikte yüksek teknoloji kullanıldığı için iklimlendirme, ısıtma, soğutma, nemlendirme, CO2 gübrelemesi, sulama ve beslenme işlemleri tamamen kontrol altında tutulabilmektedir. Bitkilerin istekleri biyolojik optimumlarda sağlanmaktadır. Bu durumda topraklı yetiştirmeye göre daha yüksek verim ve kalite getirmektedir. Sistem, topraktan kaynaklanan hastalık ve zararlılardan korunma sağlayarak böylece kimyasal ilaç kullanımını en aza indirmektedir. Yani insan ve çevreyle tamamen dost bir tekniktir. Bütün bunlar üretim maliyetlerini de önemli oranda azaltmaktadır. Sistem ayrıca, toprak özellikleri bitki yetiştirmeye uygun olmayan, taşlık, kayalık, kumluk, tuzlu, kireçli gibi alanları da değerlendirme imkanı vermektedir. Toprak yorgunluğu ve gübre kirliliği gibi olumsuz sonuçlara da rastlanmaz. Toprak hazırlığı, işlenmesi, yabancı ot mücadelesi, çapalama gibi işlemleri ortadan kaldırarak zaman, işçilik ve paradan tasarruf sağlar. Bu sistem ile markalı yüksek kaliteli ürünler elde etmek ve emeğin tam karşılığını almak mümkündür. Uygulama yerli ve yabancı tüketicinin her mevsimde sürekli güvenini kazanarak sürekli pazar elde etme imkanı verir."
Daşgan, bu teknikle, yatırım maliyetleri en aza indirilirse ve teknik eleman açığı giderilirse turizmden sonra Türkiye yeni bir bacasız fabrika kazandırılabileceğini ifade etti.

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın