---
title: "Babacan: A'dan Z'ye yenilenme var"
date: "2006-06-08 12:30:00"
author: "site"
tags: "Politika"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/babacan-adan-zye-yenilenme-var-110100209811"
original_url: "https://haber.mynet.com/babacan-adan-zye-yenilenme-var-110100209811"
---
# Babacan: A'dan Z'ye yenilenme var
ANKARA (İHA) - Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AB ile yürütülmekte olan müzakere sürecinin, Cumhuriyet'in bütün ilkelerinin daha ileri noktalara taşınması, halkın daha özgür ve müreffeh bir geleceğe kavuşması anlamına geldiğini belirterek, "AB süreci olmasa dahi kendimiz için yapmamız gereken reformlar, üyelik hedefine dönük olarak daha kapsamlı ve güçlü bir çerçeveye kavuşmuştur. Bu sürecin sonunda ülkemiz A'dan Z'ye yenilenecek, 21. yüzyılın güçlü, huzurlu, kalkınmış, müreffeh ülkeleri arasında yerini alacak ve hem bölgesinde hem de küresel ölçekte yıldızı parlayan bir ülke haline gelecektir" dedi.
Bakan Babacan, AB katılım sürecine ilişkin gelişmelerle ilgili olarak Hazine Müsteşarlığı'nda bir basın toplantısı düzenledi. Türkiye'nin, 3 Ekim 2005 tarihinde Avrupa Birliği'ne (AB) katılım sürecinin resmen başladığını ve AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin yeni bir nitelik kazandığını anımsatan Babacan, "Türkiye, bu tarihten itibaren artık sadece bir aday ülke değil, aynı zamanda katılım sürecine başlamış bir ülke statüsüne yükselmiştir. Hiç kuşkusuz bu sonuç kolay alınmamıştır. Avrupa Birliği'ne üyelik konusunda, üyelik başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren toplumun geniş kesimleri mutabakat halinde olmuştur. Hükümetimiz, iktidara geldiği günden itibaren bu mutabakatın da desteğiyle üyelik amacına yönelik olarak yoğun ve kararlı bir çalışma yürütmüştür" şeklinde konuştu.
Ak Parti Hükümeti'nin, AB'ye üyelik hedefini, ulusal hedeflerin ve menfaatlerin bir gereği olarak gördüğünü vurgulayan Babacan, "Bizim için bu süreç, Cumhuriyetimizin bütün ilkelerinin daha ileri noktalara taşınması, halkımızın daha özgür ve müreffeh bir geleceğe kavuşması anlamını taşımaktadır. AB süreci olmasa dahi kendimiz için yapmamız gereken reformlar, üyelik hedefine dönük olarak daha kapsamlı ve güçlü bir çerçeveye kavuşmuştur.
Bu sürecin sonunda ülkemiz A'dan Z'ye yenilenecek, 21. yüzyılın güçlü, huzurlu, kalkınmış, müreffeh ülkeleri arasında yerini alacak ve hem bölgesinde hem de küresel ölçekte yıldızı parlayan bir ülke haline gelecektir. 40 yılı aşkın inişli çıkışlı bir sürecin sonunda, bu tarihi neticeyi elde eden Hükümetimizin, 3 Ekim sonrasında farklı bir yaklaşım içinde olması düşünülemez. Tam aksine, 3 Ekimden bugüne geçen 8 aylık dönemde, katılım sürecinde yol almamızı sağlayan, son derece önemli ve kapsamlı çalışmalar yürütülmüştür. Önümüzdeki dönemde bu çabalar artan bir ivme ile devam edecektir" açıklamasında bulundu.
**AB ile yürütülen çalışmalar**
Babacan konuşmasında AB ile yürütülen çalışmalarla ilgili de bilgiler verdi. AB ile yürütülen tarama sürecinin ilk aşamasını oluşturan tarama çalışmalarının 20 Ekim 2005 tarihinde gerçekleştirilen Bilim ve Araştırma faslının tanıtıcı tarama toplantısı ile fiilen başladığını anımsatan Babacan, "Sonuncusu çevre faslında olmak üzere, bugüne kadar 18 fasıla ilişkin ayrıntılı tarama çalışmaları tamamlanmıştır. AB müktesebatının sınıflandırıldığı 35 fasıla ilişkin tüm tanıtıcı ve ayrıntılı taramalar 13 Ekim 2006'da sonuçlanmış olacaktır. 100 bin sayfayı aşan AB müktesebatının hacmi, her bir müktesebatla ilgili kurumlarımızın sayısı ve ulusal mevzuatımızın boyutları dikkate alındığında, 1 yıllık bir süre içinde tamamlanacak olan bu çalışmaların önemi ve gerektirdiği mesai kendiliğinde anlaşılacaktır" değerlendirmesini yaptı. Babacan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tanıtıcı ve ayrıntılı tarama çalışmalarında çok sayıda arkadaşımız görev almıştır. Bugüne kadar sadece ayrıntılı tarama çalışmalarında görev üstelenen kişi sayısı yaklaşık bin 200 olmuştur. Yine ülke içindeki hazırlık çalışmalarına da tüm kurum ve kuruluşlardan binlerce kişi katılmıştır. Ülkemizi AB tarafına ayrıntılı olarak tanıtmak üzere hazırlanan dokümanlar, şimdiden 10 bin sayfanın üzerinde bir hacme ulaşmıştır. Tarama çalışmalarında kurumlarımızın ve kurallarımızın fotoğrafı çekilmekte, nerede olduğumuz ve katılım sürecinde neler yapmamız gerektiği ilk defa bütün netliği ile ortaya çıkmaktadır.
Tarama çalışmalarına paralel olarak, Bilim ve Araştırma ile Eğitim ve Kültür fasıllarında fiili müzakere aşamasına geçilmiştir. AB dönem başkanlığından alınan resmi talep karşılığında, bu alanlara ilişkin olarak ülkemizin Müzakere Pozisyon Belgeleri hazırlanarak, AB tarafına iletilmiştir. AB tarafının ortak müzakere pozisyonları netleştiğinde, bu fasılların önümüzdeki dönemde hükümetlerarası konferanslarda açılması ve geçici olarak kapatılması gündeme gelecektir. Çok aktörlü olan bu süreçte, daha çok siyasi nedenlerle bazı sıkıntılar yaşansa da, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yapı olan AB ile ilişkilerimizin eninde sonunda rasyonel sonuçlara ulaşacağı tecrübeyle sabittir.
Bugüne kadar yaptığımız çalışmalar, etkin koordinasyon sağlanarak, saydamlık içinde ve katılımcı yaklaşıma dayalı olarak yürütülmektedir. Genel yönlendirme ve iletişim trafiğini yürütme anlamında, başkanlığım altında bir İzleme ve Yönlendirme Komitesi oluşturulmuştur. Bu Komitenin üyeleri; Avrupa Birliği Genel Sekreteri Büyükelçi Oğuz Demiralp, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Emin Zararsız, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Ahmet Acet, DPT Müsteşar Yardımcısı Lütfi Elvan ile AB nezdinde Daimi Temsilcimiz Büyükelçi Volkan Bozkır'dır. Kurulduğundan bu yana 24 defa toplanan Komite, değişik boyutlarıyla katılım sürecinin bütüncül bir çerçevede izlenmesi, değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi bakımından son derece etkili bir mekanizma olmuştur."
