---
title: "Babacan: IMF ile çalışmak daha iyi"
date: "2008-04-15 12:48:00"
author: "site"
tags: "Dünya"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/babacan-imf-ile-calismak-daha-iyi-110100369404"
original_url: "https://haber.mynet.com/babacan-imf-ile-calismak-daha-iyi-110100369404"
---
# Babacan: IMF ile çalışmak daha iyi
LONDRA(ANKA) – Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türk ekonomisinin IMF fonlarına olan bağlılığının önemli ölçüde azaldığını belirtirken, "Eğer biz IMF ile çalışarak faizleri daha aşağıya çekebiliyorsak o zaman neden böyle bir fırsat kaçıralım?" diye konuştu.
Ali Babacan, Financial Times gazetesi ile yaptığı uzun söyleşide siyasi konuların yanısıra ekonomideki gelişmeleri de değerlendirdi. Babacan, Türk ekonomisinin AKP hükümetleri döneminde büyük bir ilerleme sağladığını ifade etti.
Kamu borcu ve bütçe açığının milli gelire oranlarının Maastricht kriterlerinin altında olduğunu belirten Babacan, Türk bankacılık sektöründe sorun olmadığını, mortgage sisteminin "çok sağlam" olduğunu ifade etti. Babacan, bankacılık sektörünün OECD'deki en yüksek sermaye yeterlilik oranına sahip olduğuna dikkat çekti.  
Türkiye'nin cari açığın finansmanında zorlanmadığını, aksine gereğinden fazla finansmanı olduğunu anlatan Babacan, Türk ekonomisinin 2008 yılında resmi hedef olan yüzde 5 oranında büyümesinin "büyük bir başarı" olacağını da söyledi.
Ekonomi gazetesi Financial Times ile söyleşi sırasında, 2007 sonundaki Türk ekonomisinin, 2002 yılındaki ekonomiden adeta farklı bir ekonomi olduğunu belirten Babacan, 2002 yılında yüzde 73.7 olan, Maastricht kriterlerine göre kamu borcunun milli gelire oranının, 2007 yılının sonunda yüzde 38.8 düzeyinde bulunduğuna dikkat çekti. Euro bölgesinde bu oran için belirlenen sınırın yüzde 60 olduğunu ve Euro bölgesinin ortalamasının da yüzde 60 civarında bulunduğunu kaydeden Babacan, İtalya, Belçika ve Yunanistan gibi AB ülkelerinde söz konusu oranın yüzde 100 üzerinde seyrettiğini anımsattı.
**-BÜTÇE AÇIĞI DA MAASTRİCHT KRİTERİNİN ALTINDA -**
Bütçe açığının GSYİH'ya oranının da geçen yıl yüzde 1.2 düzeyde gerçekleştiğine işaret eden Babacan, bu orana ilişkin Maastricht kriterinin ise yüzde 3 olduğunu kaydetti. Babacan, Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı olarak göreve başladığı 2002 yılında Hazine'nin yüzde 66 faizle borçlandığını şimdi ise, vadelerinin çok daha uzun olduğunu, faizlerin ise hala yüksek olmakla birlikte 2000 yılına göre çok daha düşük bir düzeyde seyrettiğini kaydetti.
**-IMF FONLARINA BAĞLILIĞIMIZ AZALDI-**
Ali Babacan, ekonomide sağlanan "büyük ilerleme" sayesinde IMF fonlarına olan bağlılığının önemli ölçüde azaldığını belirtti. "IMF ile birlikte çalışmalı mıyız?" sorusunu sorarak "evet" yanıtını veren Babacan, IMF ile birlikte çalışmanın şeffaflık sağladığını, ülkeye ve ekonomiye güvenin güçlendirilmesine yardımcı olduğunu söyledi. Babacan, "Eğer biz IMF ile çalışarak faizleri daha aşağıya çekebiliyorsak o zaman neden böyle bir fırsat kaçıralım?" diye konuştu.  
IMF açısından gözden geçirmenin tamamlanması ve mevcut stand-by'nın sona ermesinden ardından neler yapılacağının kararlaştırılması olmak üzere, iki önemli konunun olduğunu anlatan Babacan, IMF ile gelecekteki ilişki konusunda iki farklı formatı incelediklerini belirterek, "Yeni bir stand-by mı olacak? İhtiyati bir stand-by mı olacak? Program sonrası izleme mi olacak?" dedi.  
Financial Times'in bu konudaki kararın ne zaman verileceğini sorması üzerine Babacan, hükümet düzeyinde bu konuda ciddi değerlendirmeler yapıldığını ve kararın yakında verilebileceğini söyledi.
**-KÜRESEL EKONOMİDE BÜYÜK DEPREM OLUYOR-**
Dışişleri Bakanı Babacan, ekonomik büyümedeki yavaşlamaya ilişkin bir sorunu yanıtlarken de küresel gelişmelerin tüm ülkeleri etkilediğini belirterek, "Küresel ekonomide büyük, büyük bir deprem oluyor" ifadesini kullandı.  
Türk ekonomisinin büyümesinin geçen yıl yavaşladığını, bunda da küresel ekonominin yanısıra iç gelişmelerin de etkili olmuş olabileceğini belirten Babacan, aynı zamanda Türkiye'deki büyümenin en önemli unsurlarından birini özel sektör yatırımlarının olduğuna, bunun da güven olarak yansıdığına dikkat çekti.
**-BANKACILIK SEKTÖRÜNDE SORUN YOK, MORTGAGE SİSTEMİZ SAĞLAM-**
Buna karşın, bankacılık sektöründe hiçbir sorun yaşanmadığını söyleyen Babacan, Türkiye'deki mortgage sisteminin "çok sağlam" olduğunu ifade etti. Ali Babacan, mortgage yasasının geçtiğinde yüzde 75'lik limiti koyduğunu, böylece mortgage alan kişinin maliyetin yüzde 25'lik kısmını nakit olarak cebinden koyması gerektiğini belirtti. Mortgage portföyünün çoğunun da Türk lirası ve sabit faizli olduğuna da dikkat çeken Babacan, büyük baskıya rağmen vergi teşviki getirmediklerini de belirterek, şöyle devam etti:  
"Aldığımız bütün bu önlemler işe yaradı. Şimdi de Türk bankacılık sektörü OECD ülkeleri arasında en yüksek sermaye yeterlilik oranına sahiptir. Yüzde 19. aynı zamanda açık pozisyon yasakları var ki bu onları (bankaları) döviz dalgalamalarına karşı koruyor."  
Dışişleri Bakanı Babacan, cari açığa değinirken de, Türkiye'nin esasen cari açığı gerektiğinden daha fazla finanse ettiğinin ve son beş yılda rezervleri büyüttüğünün göz önünde tutulması gerektiğini söyledi.  
Türk ekonomisinin daha "sıkı likidite koşulları"nın üstünden gelebilecek gücünün bulunduğu inancını da dile getiren Babacan, 2008 yılındaki büyüme beklentisinin sorulması üzerine "Resmi hedef (yüzde) 5 ve bir yorumda bulunmak için daha çok erken. Ancak yüzde 5 bile büyük bir başarı olur" diye konuştu. (ANKA)
