---
title: "Baykal, fındık mitingine katıldı"
date: "2006-07-28 17:46:00"
author: "site"
tags: "Politika"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/baykal-findik-mitingine-katildi-110100256044"
original_url: "https://haber.mynet.com/baykal-findik-mitingine-katildi-110100256044"
---

# Baykal, fındık mitingine katıldı

GİRESUN (İHA) - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, Karadeniz Bölgesi'nde bulunan fındık üreticilerinin, aylardır hükümetten atıfet, lütuf ve kendilerinin kayrılması yerine hakkı olan fındığa destek sağlanmasını istediğini söyledi.

Partisinin Giresun İl Teşkilatı tarafından Osman Ağa Meydanı'nda düzenlenen 'Fındık Mitingi'ne katılan Baykal, Türkiye'nin fındık üretim ve pazar payı bakımından dünya fındık piyasasına hakim durumda bulunduğuna dikkat çekti. Dünya piyasasında söz sahibi olmasına karşın Türkiye'nin bu konumunu kullanamadığını belirten Baykal, "Türkiye, dünyanın fındık üretiminin yüzde 75'ini gerçekleştiriyor. Ticaretinin de yüzde 80-85'i bizde. Bu kadar büyük bir fındık piyasası hakimiyeti olan bir ülkenin fındık fiyatını kendisinin belirleyememesi gibi bir durum olabilir mi? Bir fındık ağacının yetişmesi 10 yıllık bir süredir. Fındığı kolayca ikame edecek bir başka ürün mümkün değildir. Diğer ürünlerde fiyat dengesi de ortadadır. Dünyada çikolata, tatlı tüketimi hızla yaygınlaşıyor. Fındık dünyada itibarı artan kolesterol ve başka açılardan sağlıklı beslenmenin temel dayanaklarından birisi haline gelmiş bir üründür. Bu kadar kıymetli bir üründe, bu kadar güçlü bir piyasayı tutan bir ülkenin fındık fiyatını üreticinin yüzünü güldürecek bir düzeyde tutmaması ancak araya bazı çıkar çevrelerinin girmesiyle mümkündür" dedi.

Baykal, Karadeniz Bölgesi'nde 2004 yılında don afetinin yaşanmasına karşın, bölge fındık üreticilerinin zararlarının yeterince karşılanmadığına dikkat çekerek, "2004'de don afeti yaşandı ve Karadeniz bölgesi zaman zaman ortaya çıkan donlardan farklı olarak sadece ürünü değil ağacı da kaybetme tehlikesiyle karşılaştı. Çok acı bir olay yaşandı. O zamandan bu yana hepimizin gözü Karadeniz'in üzerindedir. Don afetinin yaşandığı yıllardan beri ben ve milletvekili arkadaşlarımız çeşitli vesilelerle buraya geldik, bölgedeki fındık üreticilerini yalnız bırakmadık, don afetinin zararına dikkati çektik ve bu konuda tespit yapılmasını istedik. Yakından takip ettik ve o zaman yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonunda 300 trilyona yakın devletin ödemesi gereken bir zarar ortaya çıktı. Bunun 40 trilyon kadarı ödendi. Şu anda Karadeniz Bölgesi'ndeki fındık üreticilerimizin devletten 252 trilyonu henüz tahsil edilmemiş. Kanuna göre analarının ak sütü gibi hak kabul edilmesi gereken bir alacağı vardır. Bu boş bir söz değildir. Bu resmi, kanuni haktır. Bu Doğu Karadeniz'in afetten mağdur olanların devletten alacağıdır. Hükümetin kabul ettiği alacağıdır. Kimsenin buna itiraz etmesi mümkün değil. Bu alacakların ödenmesi lazım" diye konuştu.

Karadeniz Bölgesi'nde bulunan fındık üreticilerinin aylardır hükümetten atıfet, lütuf ve kendilerinin kayrılması yerine hakkı olan fındığa destek sağlanmasını beklediğini söyleyen Baykal, "Biz Doğu Karadeniz halkı olarak Başbakan'dan atıfet, lütuf istemiyoruz, bizi kayırmasını istemiyoruz. Hakkımızı istiyoruz. Bölgeye tepeden bakmaya, afra tafra satmaya Başbakan'ın hakkı yoktur. Önce bölgenin hakkını teslim et. Borcunu öde de öyle konuş" şeklinde konuştu.

**"DEVLET DESTEK SAĞLARSA, FINDIK FİYATLARI HAK ETTİĞİ YERE ULAŞACAKTIR"** Fındığın Türkiye için hiçbir zaman yük olmadığını dile getiren Baykal, aksine fındığın 2 milyar dolar getirisi nedeniyle baş tacı olduğunu kaydetti. Fındıkta fiyat politikasının korunması gerektiğine dikkat çeken Baykal, şöyle konuştu:

"Bu 2 milyar dolar dövizin içinde ithalat girdisi yok. Bugün Türkiye otomotiv ihracatı yapıyor diye seviniyoruz. Otomotiv ihracatının 4'te 3'ü ithalattır. Dışarıya ödüyoruz. Tekstil ihracatında da çok önemli ithalat girdi unsurları var. Yüzde 100 pırıl pırıl, tertemiz, alın teri bu toprağın kazancı olan 2 milyar dolar geliri var. Bu da fındık kazancıdır. Fındığın devlet desteğini hak ettiğini söylemek yanlış mı olur? Türkiye'nin petrolü diye nitelendirilen bu ürünü, Türkiye'ye yüzde 100 döviz girdisi getiren bu ürünü, bu bölge insanının temel dayanağı olan ürünü koruması için devletin bir sorumluluğu olamaz mı?"

Başbakan Erdoğan'ın, fındık fiyatlarının yüksek oluşu yönündeki söylemlerini de eleştiren Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:  
"Fındığın fiyatının yüksek olduğundan yakınan bir başbakanı nasıl düşünebilirsiniz? Dünyadaki üretim ve ticaretinin yüzde 70-80'i bizde, fındığın fiyatının yüksek olduğundan yakınan bir Başbakan. Gölge etmesin başka ihsan istemeyiz. Bir Başbakan'ın yapacağı fındığı değerlendirmek mi, batırmak mı? Hükümet fındığa destek mi veriyor, köstek mi veriyor? Fındık denilince konuyu herkes anladı. Bir uluslararası kabuklu meyveler birliği başkanı var. Senin ne işin var uluslararası kabuklu meyveler birliği başkanlığında? Sen gel Trabzon, Ordu ve Giresun'daki fındık üreticilerinin birliğine destek olacak bir iş yap da seni bir görelim. Senin uluslararası alanda işin ne, ne yapıyorsun orada? Sen Karadeniz'in mi, yoksa uluslararası menfaatlerin yanında mısın? Bu bir lobi kuruluşu, amacı ne kabuklu yemişlerin fiyatını düşük tutmak. Bunun başına ne kadar acı ki bir Türk gelmiş. Bu üreticinin çıkarını değil Avrupa'daki tüketicinin çıkarını gözeten bir anlayışı ortaya koyuyor. Şimdi bu arkadaş aynı zamanda Başbakanımız'ın baş danışmanı. Fındığınızın içinde de Başbakan var. Bütün bu kast ettiklerimin içinde de Başbakan var."  
Hükümetin fındığa destek olması gerektiğini, bu sağlanırsa fiyatların hak ettiği değere ulaşacağını söyleyen Baykal, "Fındık 8.5 milyon insan ve ülke ekonomisi için büyük önem arz etmekte. Fındık 2 milyar dolar kemiksiz et, net döviz getirisi demek. Bunun arakasında durmayacaksın da ne yapacaksın? Bunu kendi kaderine teslim ederek, üreticinin ve ülkenin menfaatlerini korumak mümkün mü? Devlet karışmayacak ama dışarıdan birileri karışacak, sizin adam fındıkçı karışacak, üstelik devletin adamı diye karışacak. Ben de seyredeceğim. Olur mu öyle şeyler? Bacağını ayırırız onun" dedi.  
Baykal, mitingin ardından Tirebolu İlçesi'ne geçerek burada belediyenin bazı açılışlarına katıldı.
