---
title: "Baykal'dan Ağar'a af göndermesi"
date: "2005-12-20 16:42:00"
author: "site"
tags: "Politika"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/baykaldan-agara-af-gondermesi-110100174076"
original_url: "https://haber.mynet.com/baykaldan-agara-af-gondermesi-110100174076"
---
# Baykal'dan Ağar'a af göndermesi
ANKARA (İHA) - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, terörle mücadele konusunda af beklentisi olanlara sert çıkıştı. Baykal, "Terör bir mücadelede af yöntem değil sonuç olmalıdır. Yerli yersiz af sözünü kullanarak siyasi itibar ve destek bulmaya çalışanlara izin verilmemelidir" dedi. Baykal, TÜSİAD'ın seçim barajını düşürme teklifini de benimsemediklerini söyledi.
CHP Genel Başkanı Baykal, partisinin Genel Merkezi'nde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı. Gazetecilerin, hükümetin imamlara rütbe getirecek Diyanet ile ilgili yasa tasarısını nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine Baykal, İslamiyet'te, ruhban sınıfı olmadığını, sadece dine hizmetin söz konusu olduğunu söyledi. İslamiyet'te Allah, Peygamber ve kul arasına kimsenin girmediğini ve herkesin Kur'an-ı Kerim'i istediği gibi okuma ve yorumlama özgürlüğüne sahip olduğunu belirten Baykal, "Baş İmam, İmam gibi ayrımlar dini hiyerarşi ve otorite sonucunu doğurur. İslamiyet'te yok böyle bir şey. Rütbe yoktur İslamiyet'te. Bunlar sınıf, kadro yaratmak için oluşturulmuş hiyerarşik çabaların ve dinin ilkelerini yaralamanın örneğidir. Kadro yaratmak, kendilerine destek olacak kişiler oluşturmak uğruna dine büyük zarar verilebilir. İş giderek öz olmaktan çıkıyor, inanç olmaktan çıkıyor bürokrasi oluyor, çıkar kavgası oluyor" diye konuştu.
Bir gazetecinin, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın af çıkması gerektiği yönündeki açıklamalarını hatırlatması üzerine Baykal, Türkiye'nin 15 yıl süren, 30 bin canını kaybettiği ve 100 binlerce insanını yakından ilgilendiren terörle mücadele konusunda çıkarması gereken önemli 3 dersin olduğunu belirterek şöyle konuştu:  
"Türkiye'nin terörle mücadelede çıkardığı en önemli ders, bu mücadelenin hukuka saygılı, devletin meşru güçleri tarafından yürütülmesidir. Yani terörle mücadelede hukuk dışı, fiili güç odaklarını destekleyerek, Susurluk benzeri örgüt ve çeteler tarafından yürütülmemesi gerektiğidir. Gizli kapılar ardından Yeşil isimli kişilerin şımartılarak, bazı görevler vererek mücadele etmemesi gerektiğini öğrenmesidir. Ayrıca bu mücadele sırasında yerli yersiz af sözünü kullanarak siyasi itibar sağlamak, siyasi destek bulmaya çalışanlara itibar etmemek de çıkaracağı ikinci büyük derstir. Af bir mücadele yöntemi değil bir sonuç olmalıdır. Türkiye'nin terörle mücadeleden çıkartacağı üçüncü ders ise, terör konusunun siyasi avantaj, çekişme olmaktan çıkarılmasıdır. Terör bir siyasi partinin değil ulusun sorudur."
Baykal, af sözünün çok tehlikeli bir silah olduğunu belirterek, daha önce hükümetin mahcup olarak çıkardığı Eve Dönüş Yasası'nın da üstü kapalı bir af olduğunu kaydetti. "Denendi ve sonuç fiyaskodur" diyen Baykal, PKK ve Hizbullah üyelerinin dağdan inmesi beklenirken hapisten çıkan örgüt üyelerinin tekrar mücadeleye başladıklarını belirterek, terörle mücadelenin en kritik dönemlerinde bu tür açıklamalar yapmanın yanlış olduğunu kaydetti. Baykal, "Türkiye bugün affı konuşacak durumda değildir. AB Parlamento üyesinin 'Türkiye'nin PKK ile mücadelesini spiral olarak değerlendirip, TSK'nın da bu mücadeleden zevk aldığı' şeklindeki açıklamalar yaptığı bir ortamda af konuşulamaz. Bu ifadelerin yapılıyor olması akla mantığa sığmadığı gibi Türkiye'nin ağırlığının da kalmadığının göstergesidir" şeklinde konuştu. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı'nın Cumhurbaşkanı Sezer ile görüşmesinde erken seçim beklentisini yineleyerek seçim barajının aşağıya çekilmesi konusundaki görüşünün hatırlatılması üzerine Baykal, TÜSİAD'ın Milli Eğitim Bakanlığı'nın Açık Lise ile ilgili eleştirilerine katıldığını belirterek, "Ancak bu TÜSİAD ile her konusu görüş birliği içinde olduğumuz anlamına gelmez" şeklinde konuştu.
