---
title: "Çözüm eksenli bir siyaset yürütüyoruz"
date: "2006-07-20 13:02:00"
author: "site"
tags: "Dünya"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/cozum-eksenli-bir-siyaset-yurutuyoruz-110100237962"
original_url: "https://haber.mynet.com/cozum-eksenli-bir-siyaset-yurutuyoruz-110100237962"
---
# Çözüm eksenli bir siyaset yürütüyoruz
LEFKOŞA (İHA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Kıbrıs'ta barış konusunda bir adım önde olma yaklaşımımızı devam ettiriyoruz. Kıbrıs sorununun çözüm yeri BM'dir; AB değildir" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC'nin başkenti Lefkoşa'daki 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 32. yıldönümü kutlamalarına katıldı. Kıbrıs'ın barış ve özgürlüğüne yeniden kavuştuğu barış harekatının 32. yıldönümünde Kıbrıs'ta olmaktan onur duyduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, "Bu anlamlı günde Kıbrıslı kardeşlerimizin sevincini, gururunu paylaşıyoruz. Anlaşmalardan kaynaklanan haklarımızı kullanarak gerçekleştirdiğimiz bu harekat, bölgede refahı getirmiş, Kıbrıslılar'ı zulümden kurtarmıştır. Bugün KKTC'de halk iradesinin yönetime yansıdığı bir hükümet var. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak ilk günden beri çözüm eksenli bir siyaset yürütüyoruz. Barış harekatı cesur bir kararın sonucudur. Kıbrıs'ta başlattığımız atılım da cesaretin sonucudur. Değişim cesaret ister, değişime direnirsek kendimizi yenileyemeyiz. KKTC'de Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak harekete geçme zamanı geldi dedik ve irademizi değişimden yana koyduk. Bu irade ilk kez Kıbrıs davasında bizi öne geçirmiştir. Dünya haklılığımızı görmüştür. İnşallah izolasyonları kalkmasıyla her şey daha iyi olacaktır" diye konuştu.
**"KIBRIS'TA EKONOMİ SON 4 YILDA BÜYÜK İVME KAZANMIŞTIR"** Kıbrıs'taki ekonomik gelişime dikkat çeken Başbakan Erdoğan, "Kıbrıs'ta ekonomi son 4 yılda büyük ivme kazanmış, refah seviyesi de hızla yükselmiştir. Son 4 yılda Kıbrıs ekonomisinde yüzde 50'nin üzerinde büyüme gerçekleşmiştir. Rekor düzeydeki bu büyüme ile kişi başına düşen milli gelir 10 bin dolara yükselmiştir. Ortak hedefimiz, önümüzdeki dönemde milli geliri 15 bin dolara çıkarmaktır. Öncü sektörler olan turizm ve yüksek öğretime teşvikler sağlıyoruz. KKTC'yi bölgenin en önemli turizm merkezi hale getirme hedefindeyiz. Yüksek öğretimde de büyük atılımlar gerçekleşeceğine inanıyoruz. KKTC, yüksek öğretimde sunduğu imkanlarla cazibe merkezi haline gelmektedir. Yol, su, iletişim, sağlık alanlarındaki altyapıya da büyük önem veriyoruz. Ercan Havaalanı'nda 35 milyon dolarlık yatırım projesi devam ediyor. KKTC'nin kaydettiği gelişmede hükümet olarak sağladığımız yardımlar büyük rol oynamıştır. Bu kalkınma hamlesini sürdürülebilir hale getirmek öncelikli hedeflerimizden biridir. Ekonomik kalkınmasını tamamlayan KKTC, barışın ve çözümün de teminatı olacaktır. Bugün imzalayacağımız 3 yıllık ekonomik ve mali işbirliği protokolü, Kıbrıs'a sağlayabileceğimiz yardımların açık göstergesidir. Türkiye'yi nasıl fırsatlar ülkesi haline getirdiysek Kıbrıs'ı da fırsatlar ülkesi haline getirmek ana hedefimizdir. 1974'ten 1996 yılına kadar KKTC'ye yapılan yardım 80 milyon dolar civarıydı. Son 4 yılda ise ortalama 360 milyon dolara yükseldi" diye konuştu.
**"ADIM ATMA SIRASI RUMLAR'DA"**  
Kıbrıs sorununun 40 yılı aşkın süredir Birleşmiş Milletler'in (BM) gündeminde olduğunu hatırlatan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "İki kesimlilik, siyasi eşitlik ve garantörlük haklarımızın korunması vazgeçemeyeceğimiz ilkelerdir. BM sürecini başından beri destekledik. BM'nin çözüm çerçevesi, 30 yıl sonra oluşmuştur. Kıbrıs'ta çözüm, tarihi gerçeklere dayanmalıdır. Türk tarafı aktif çabalarına devam ederken, Rum tarafı artık olumsuz tavrından vazgeçmelidir. KKTC üzerine düşeni yapmıştır. Kıbrıs konusunda bir adım önde olma yaklaşımımızı devam ettiriyoruz. Kıbrıs sorununun çözüm yeri BM'dir, AB değildir. Çözümün zemini BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın kapsamlı çözüm planıdır. Kıbrıs'ta sıkıntıların yaşanmasına bir daha asla müsaade etmeyeceğiz. Güneyin tahakküm çabalarının boşunalığını tüm dünya görüyor. Uluslararası camia Kıbrıs sorununa farklı gözle bakmalı. Kıbrıs sorunu ile Türkiye'nin AB üyeliği arasında bağlantı olduğunu kabul etmiyoruz. Kıbrıs sorunu Türkiye'nin AB'ye katılım sürecine karşı kullanılmamalıdır. Ambargoların çözüm yolunu tıkadığı açıktır. Rum tarafının uzlaşmaz siyasetinin bedeli Kıbrıs'a ödetilmesi çelişki ve haksızlıktır. Başta AB olmak üzere uluslararası toplum Kıbrıs Türk'üne verdiği sözleri tutulmalı. Kıbrıs halkının maruz kaldığı haksız uygulamaların hiçbir açıdan izahı yoktur. Şartlar ne olursa olsun Türkiye her zaman Kıbrıs'ın yanındadır. Sorunları el birliğiyle aşacağız. Talat'ın da ifade ettiği gibi KKTC'nin kurumsal yapısının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Geleceğe umutla bakıyoruz. Gençler; siz umudumuzsunuz bu topraklarda bizim için şehit oldular, KKTC'nin geleceği gençlere emanettir. Bu güzel ülke Doğu Akdeniz'de barışın sembolü olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
**"KIBRIS TÜRK'Ü KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURMALI"** Törende bir konuşma yapan KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da, "Uzun yıllar Enosis'e direnen Kıbrıs Türk'ünün yaşadığı en önemli tehlike 1974'te yaşanan faşist darbe olmuştur. Yunan cuntasının katıldığı darbenin en önemli amacı; Enosisti idi. O gün varolan hükümet ve Cumhurbaşkanı Makarios da gayrı meşru idi ve hiçbir Kıbrıs Türk'ünün onayı alınmamıştı. 20 Temmuz böylesi koşullarda Enosis'i nihai olarak durdurdu ve Yunan cuntasını da bitirdi. 20 Temmuz'un askeri hedeflerine kısa sürede ulaşılsa da stratejik hedefine hala ulaşamadı. Ama bunun sorumlusu asla Türk tarafı değildir. AB'nin yıllar boyunca adanın birleşmesi için yanıp tutuştuğu, BM'nin de yıllarca planlar yaptığı dikkate alınırsa dünyanın beklediğini yaptık. İnsanlığın bize bakış değişti ama uluslararası hukukun adaleti henüz aşılamadı. Bugün Türkiye ile birlikte yürüttüğümüz politika dünyanın dilini konuşuyor. Ayrılık peşinde koştuğumuz iddialar artık çürüdü. Kıbrıs Türk'ü kendi ayakları üzerinde durmalı. Bunu kıt kanaat yaşayan bir devlet olmalıyız gibi algılamamalıyız, iyi bir yapılanmaya ihtiyacımız vardır. 24 Nisan 2004 referandumunda bu yana uzattığımız barış eli hiç tutulmadı. Türkiye'nin AB sürecinden faydalanarak, Türkiye'nin mevcut Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımasını isteyecek kadar ileri gittiler. Sonuçta kahve içmek için biraraya gelmekte zorlandık. Rum lider, sadece Gambari'nin nabız tutma ziyaretinde ancak buluşmayı reddedemedi. Buradaki görüşme büyük umut oluşturdu. Sayın Papadopulos Kıbrıslı Türkler ile siyasal eşitlik temelinde yeni bir ortaklığı kabul edecekse, biz hazırız. Kıbrıslı Türkler'in haklarını güvenceye alacak bir ortaklıkla bölgeye huzur getirmek stratejik hedefimizdir; ancak halkımın refahı bizim için kutsaldır" dedi.
**"TÜRKİYE'NİN AB SÜRECİNE PUSU KURMA ÜZERİNE POLİTİKA TEMELLENDİRDİLER"** Rum tarafı ve Yunanistan'ın, Türkiye'nin AB üyeliğini engellemek için her fırsatı değerlendirdiğini ifade eden KKTC Cumhurbaşkanı Talat, "Türkiye'nin AB sürecine pusu kurma üzerine politika temellendirdiler. Onlara göre Türkiye, bizi yalnız bırakarak onlara boyun eğecektir. Türkiye'nin Rum uçakları ve gemilerine hava sahası ile limanlarını açması baskısı işte bunun neticesidir. Liman ve havaalanlarından sonra sıra konsolosluk açmaya kadar gidecek, normal olmayan Kıbrıs yapısı Türkiye tarafından doğru kabul edilecektir. Bu hayal Rum liderliğinin boyundan çok büyük bir rüyasından başka bir şey değildir. Bu tehlikeli düşten uyanmalarını bekliyoruz. Sağlam bir anlaşmayla güvene dayalı yeni bir ortaklık kuralım. Adil ve kalıcı barışa ulaştığımız gün, 32 yıl önce başlayan Türkiye'nin etkin barış girişimi amacına ulaşmış demektir" diye konuştu. Kıbrıs'ın Türkiye'nin desteğine her zaman ihtiyacı olduğunu ifade eden Talat, "Türkiye, bu önemli günde de yanımızda. İyi ve kötü günde desteğini bizden esirgemeyen Türkiye Cumhuriyeti'ne içten teşekkür ederim. Sesimizin duyulmasında devletlerin de yardımına ihtiyacımız var. Savaşların din, dil, ırk demeden her şeyi yok eden yüzünü biz Kıbrıslı Türkler çok iyi biliriz. Adamızdan savaşın soğuk yüzünü bir daha dönmemek üzere kovmak, gelecek kuşaklara mutlu bir barış bırakmak istiyoruz. Filistin-İsrail anlaşmazlığının oluşturduğu anlaşmazlıkların dinmesini istiyor, terör ve şiddeti kınıyoruz" ifadelerini kullandı.
