---
title: "\"Cumhuriyet'e bombayı ben attım\""
date: "2006-05-22 12:45:00"
author: "site"
tags: "Yaşam"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/cumhuriyete-bombayi-ben-attim-110100242044"
original_url: "https://haber.mynet.com/cumhuriyete-bombayi-ben-attim-110100242044"
---
# "Cumhuriyet'e bombayı ben attım"
ANKARA (İHA) - Danıştay 2. Dairesi'ne düzenlenen saldırının tetikçisi avukat Alparslan Arslan, ifadesinde Cumhuriyet Gazetesi'ne bombayı bizzat kendisinin attığını söyledi. Arslan, olayın azmettiricisi olduğu iddia edilen ve dün yaralı ele geçirilen Türk Silahlı Kuvvetleri'nden atılma eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin ile 3-4 kez görüştüğünü ancak samimiyetlerinin bulunmadığını ifade etti.
Danıştay 2. Dairesi'ne düzenlenen saldırıyla ilgili olarak Alparslan Aslan, İsmail Sağır, Osman Yıldırım ve Tekin Irşi, çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. Saldırının tetikçisi olan Alparslan Arslan, ifadesinde, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamasını kabul etmedi. Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba atılması olayıyla ilgili bilgi veren Arslan, şunları söyledi:   
"Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba atılması olayı, bomba atılmadan önce bu gazetede yer alan domuz başörtülü şekilde karikatür çizilmesine karşı refleks bir eylemdir. Buna göre bu, Müslüman Türk milletinin bir refleksidir. Kendi kutsalına karşı yapılan yanlışa karşı refleks eylemidir. Benim, Cumhuriyet Gazetesi'ne üç kez bomba atılması girişimiyle ilgili eylemlerden haberim vardı. Üçüncüsünü bizzat yanımda İsmail Sağır, Erkan Timuroğlu ile gerçekleştirdik. Bombayı bizzat ben attım. Buradaki amacım kimseyi öldürmek, yaralamak değil. Belirttiğim refleks doğrultusunda, yani kutsallara hakarete karşı, uyarı amacı taşımaktadır"
Arslan, ifadesinde, gerek Cumhuriyet Gazetesi'nin bombalanması gerekse Danıştay olayında kullanılan ve araçta bulunan 2'si Glock marka 3 tabancayı tanımadığı kişilerden İstanbul Maltepe'de para karşılığında aldığını söyledi. Danıştay'a yapılan saldırıyla ilgili olarak ise Arslan, şunları söyledi:   
"Bu olaya kendim karar verdim. Bir başka kişi veya kişilerin etkisi olmamıştır. Türbanla ilgili Danıştay 2. Dairesi'nin kararına kızmıştım. Ankara'ya gelmeden 2 gün önce, İstanbul'da karar verdim. Osman Yıldırım'ı avukat olmam nedeniyle iş sebebiyle birkaç yıldır tanırım. İsmail Sağır'ı bir hafta kadar önce tanımıştım. Danıştay'da türban aleyhinde imza atan başkan ve iki üye ilgili kararı verdikten sonra, Osman ve İsmail'e bu konuda açıklama yapmadan 'Ankara'ya gidelim' dedim. Onların da herhalde kendi işleri vardı. Belki Ankara değil de örneğin Samsun'a ve Çorum'a gidelim desem, benimle geleceklerdi. Bunlar, biri belimde diğer ikisi çantamda olan tabancaları Ankara'ya gelene kadar kesinlikle görmemişlerdir. İstanbul'dan Ankara'ya bana ait 34 BE 0126 plakalı Astra marka aracımla gece yola çıktık. Sabahleyin Ankara'ya geldik. 16 Mayıs'ta otele yerleştikten sonra tek başıma Danıştay'a gelerek keşif yaptım. 2. Daire üyelerinden kafama koyduğum üç kişinin resimlerini internetten ve Vakit Gazetesi'nden indirmiştim. O resimleri de yanıma almıştım. Amacım yanlış kişilere eylem yapmamaktı. Birinci gün Danıştay'a keşif yaptıktan sonra Ulus'taki otele geri döndüm. Osman ve İsmail oteldeydi. Olay sabahı Danıştay civarındaki Necatibey Caddesi'ne ben aracımla yalnız olarak geldim. Glock marka silaha mermi sürerek yanıma aldım. Normal girişten avukat kimliği göstererek Danıştay'dan içeri girdim. 5. kata çıktım. 2. Daire üyelerini ararken, sonradan müzakere salonu olduğunu anladığım yere çay götüren çaycıyı takip ederek bu salona girdim. Vakit Gazetesi çıktısındaki resimlerden yüzlerini öğrendiğim kadarıyla, içeride bulunan 6-7 kişiyi süzdüm. Ve önce başkan olduğunu anladığım kişiye, daha sonra kararda imzası olduğunu düşündüğüm iki kişiye ateş ettim. Ben üç el kurşun attığımı düşünüyorum. Sonradan öğrendiğime göre, alakasız iki hakime daha kurşun değmiş. Bunlara sekerek mi değmiş, yoksa ben olayın heyecanıyla mı hatırlamıyorum. Onlara da kurşun değmiş ki ben onlara kesinlikle hedef alıp ateş etmedim. Hatta bu iki hakimden ki bunların türban aleyhindeki kararda imza ve ilgileri yoktur. Özür diliyorum. Onların da bana birer tane mermi atma hakları var diye düşünüyorum. Sonuç itibariyle odaya girişim, silahla eylem yapmam ve çıkmam toplam 30 saniye kadar sürmüştür. Oradan merdivenle zemine indim. Çıkışta polisler beni yakaladı. Yakalanmadan kimseyi hedef gözetmeksizin duvara da bir el ateş etmiştim"   
İfadesinde Tekin Irşi'yi hiç tanımadığını belirten Arslan, olayın azmettiricisi olduğu iddia edilen ve yaralı olarak yakalanan Türk Silahlı Kuvvetleri'nden atılma Muzaffer Tekin ile 3-4 kez görüştüklerini ancak samimiyetlerinin olmadığını söyledi. Tekin'in bu olayla ilgisinin olmadığını belirten Arslan, olayı kendisinin icra edip gerçekleştirdiğini söyledi. Soruşturmada adı geçen Osman Kadı'nın gerçekleştirilen eylemlerle ilgisinin bulunmadığını söyleyen Arslan, yasal bir konuyla ilgili talep gibi Mustafa Birben'in adresini istediğini, Kadı'nın da kendisine mesaj çektiğini belirtti. Arslan, soruşturmada adı geçen Teoman E, Mehmet Zekeriya Ö, Hüseyin G, Zeki Yurdakul Ç. ve Atilla E.'nin ne olayla ne de kendisiyle özel bir ilişkilerinin söz konusu olmadığını söyledi. Arslan, ifadesinde, yaptığı eylemlerin yasa dışı bir örgüt işi olmadığını savundu.
