---
title: "Erkekler de fiziksel şiddete maruz kalıyor"
date: "2005-03-12 10:21:00"
author: "site"
tags: "Güncel"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/erkekler-de-fiziksel-siddete-maruz-kaliyor-110100161475"
original_url: "https://haber.mynet.com/erkekler-de-fiziksel-siddete-maruz-kaliyor-110100161475"
---
# Erkekler de fiziksel şiddete maruz kalıyor
İZMİR (İHA) - Karşıyaka Rehberlik ve Araştırma Merkezi tarafından rehber öğretmenlere yönelik olarak düzenlenen toplantıda, "Aile içi şiddet" konulu bir konferans veren Ege Üniversitesi Çocuk ve Ergen Alkol, Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi (EGEBAM) Psikiyatri Uzmanı Dr. Zeki Yüncü, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı verilerine göre kadınların yüzde 10'unun kocalarının, erkeklerin yüzde 3.5'inin de eşlerinin fiziksel şiddetine uğradığını söyledi.
Karşıyaka Ziya Gökalp Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen toplantıda konuşan Dr. Zeki Yüncü, "Erkeklerin yüzde 3.5'i eşinin fiziksel şiddetine uğramakta, kadınların yüzde 12'si eşinin sözel saldırısına maruz kalmaktadır. Ailede çocuğa yönelik fiziksel şiddet oranı yüzde 45'tir. Yine aile içindeki cinsel şiddet oranı yüzde 9 olarak görülmektedir" dedi.
Şiddeti; insanların bedensel ve ruhsal açıdan zarar görmesine, yaralanmasına ve sakatlanmalarına neden olan bireysel ve toplu hareketlerin tümü olarak tanımlayan Dr. Yüncü, kadınların erkeğe göre şiddet karşısında daha savunmasız olduğunu söyledi. Aile içi şiddetin çoğunlukla gizli kaldığını ve özel hayat olarak kabul edildiğini açıklayan Dr. Yüncü, şöyle devam etti:  
"Aile içi şiddetin bedensel, ruhsal ve birtakım sosyal etkileri bulunmaktadır. Büyüme ve gelişme geriliği, bedende travma sonucu oluşan hasar, kendini suçlu hissetme, güvende azalma, ruhsal örselenme, sosyal hayattan uzaklaşma gibi birtakım olumsuzluklara yol açmaktadır. Erkek olma, kalabalık ailede büyüme, alkol ve madde kullanımı aile içi şiddeti arttırmaktadır."
Aile içi şiddetin kuşaktan kuşağa geçebildiğini açıklayan Dr. Yüncü, "Şiddet uygulayan yetişkinlerin önemli bir bölümünde çocuklukta aile içi şiddete tanıklık öyküsü bulunmaktadır. Kuşaktan kuşağa geçen, şiddetin kendisi değil, içselleştirilen öfke, korku ve çökkünlük duygularıdır. Aile içi şiddeti önlemek için, öncelikle bunun toplumsal ve sosyal bir sorun olduğunu kabul etmek gerekir. Eğitim bu sorunun çözümünde önemlidir. Şiddete meyilli kişilere danışmanlık hizmeti verilmelidir. Yine şiddeti öğreten yayınlara kısıtlama getirilmesi gerekmektedir" diye konuştu.
