---
title: "Fransa'dan beklentimiz sürece katkı yapması"
date: "2008-06-30 17:18:00"
author: "site"
tags: "Politika"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/fransadan-beklentimiz-surece-katki-yapmasi-110100399479"
original_url: "https://haber.mynet.com/fransadan-beklentimiz-surece-katki-yapmasi-110100399479"
---
# Fransa'dan beklentimiz sürece katkı yapması
ANKARA (İHA) - Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Fransa'nın yarın AB Dönem Başkanlığı'na devralacağını belirterek, "Bizim Türkiye olarak Fransa'dan beklentimiz, müzakere sürecimizin şeffaflık ve ahde vefa prensipleri çerçevesinde devam etmesi ve yeni fasılların açılmasına zemin hazırlayacak bir dönem olmasıdır. Bu konuda Fransa'nın müzakere sürecine katkı yapması beklentimizdir" dedi.
Şahin, Bakanlar Kurulu'nun toplantısının ardından bir basın toplantısı düzenledi. Şahin, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatında değişiklik öngören iki kanun tasarısının Bakanlar Kurulu'nda imzalanarak TBMM'ye gönderildiğini söyledi. Birinci kanun tasarısının Kayseri'de Melihşah Üniversitesi adıyla yeni bir vakıf üniversitesi kurulması amacıyla hazırlandığını belirten Şahin, AK Parti hükümetleri döneminde bu güne kadar 10 vakıf üniversitesi, 41 de devlet üniversitesi olmak üzere toplam 51 yeni üniversite kurulduğuna dikkat çekti. Yarın, TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda 2 vakıf üniversitesi ile ilgili kanun tasarısının ele alınacağını bildiren Şahin, "Açılmasını öngördüğümüz iki vakıf üniversitesi ile birlikte vakıf ve devlet üniversitesinin toplam sayısı 130'a ulaşmaktadır" dedi.
Şahin, ikinci kanun tasarısının ise Yüksek Öğrenim Kurumları Teşkilatı Kanununda değişiklikler öngördüğünü söyledi. Bu kapsamda TOBB ETÜ'nün tarafından Türkiye'nin geri kalmış yörelerinde eğitim bilimleri enstitüleri kurulmasını amaçladığını ve bu enstitülerin kampüslerinde ilk ve orta öğretim okulları açılmasının öngörüldüğünü belirten Şahin, "Bu okulların nerede açılacağı MEB ile birlikte tespit edilecektir. Uluslararası yüksek kalite ve standartlarda, laboratuvar da olacak. Bu okulların açılmasıyla amacımız, o bölgelerin kalkınmasında etkin bir rol oynamak ve aynı zamanda insanımızı daha bilgili ve kültürlü yetişmiş insanlar olarak topluma kazandırmaktır" diye konuştu.
Bakan Şahin, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan'ın AB süreciyle ilgili kurula bilgi verdiğini de kaydederek, AB Dönem Başkanlığının yarın Fransa'ya geçeceğini hatırlattı. Şahin, Fransa'nın AB dönem başkanlığından beklentilerini ise şu sözlerle özetledi:
"Bizim Türkiye olarak Fransa'dan beklentimiz, müzakere sürecimizin şeffaflık ve ahde vefa prensipleri çerçevesinde devam etmesi ve yeni fasılların açılmasına zemin hazırlayacak bir dönem olmasıdır. Bu konuda Fransa'nın müzakere sürecine katkı yapması beklentimizdir."
Bakan Şahin, gündemin en önemli maddesi olan Eczacılar ile Hükümetin arasında sürdürülen protokol görüşmeleri için de, "Ortak akılda birleşeceğimize inanıyorum. Bir sorun olacağı kanaatında değiliz" sözleri ile taraflara anlaşacağı yönünde görüş bildirdi.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bakan Şahin, Fransa'nın NATO kanadına girmek istediği ve Türkiye'nin veto yetkisinin bulunduğunun hatırlatılatılarak, 'Müzakere süreci devam eden Türkiye'nin tutumunun ne olacak?' şeklindeki soru üzerine, Şahin, "Fransa'dan beklentileri açıkladım. Bunun dışında da Fransa'dan başka bir tavır doğrusu beklemiyoruz. Başka bir konuyu da AB sürecine denkleştirmek veya bu bağlamda farklı müzakere içerisinde olmayı biz Türkiye olarak etik açıdan uygun görmeyiz. Biz Türkiye tarafı olarak, bu altı aylık dönem içerisinde de açılan 8 fasıla yeni fasılların eklenmesini beklentisi içerisindeyiz" dedi.
**MALEZYA İLE ENVER İBRAHİM MESELESİ**
Başbakan Erdoğan'ın Malezya ziyareti öncesinde Malezya'nın muhalif lideri Enver İbrahim'in Türk Büyükelçiliğine sığınması ve yaşanan gelişmelerin anımsatılması üzerine Şahin "Bu konuyla ilgili olarak bir bakan arkadaşımızın sorusu üzerine Sayın Babacan, kurulu kısaca bilgilendirdi. Dün Enver İbrahim, Kuala Lumpur'daki büyükelçiliğimizde güvenlik gerekçesiyle misafir kalacağını ifade etmiş. Hükümetimiz ve Büyükelçiliğimiz Malezya tarafıyla çeşitli temaslarla bulunmuş. Bugün Enver İbrahim elçiliğimizden  
ayrılmıştır. Biz bu konunun kısa sürede ve sükunetle sona ermiş olmasını, iki ülke arasındaki tarihi dostluk ve kardeşlik ilişkilerine bağlıyoruz" diye konuştu.
**ECZACILAR İLE PROTOKOL GÖRÜŞMELERİ**  
Eczacıların protokoldeki bazı maddeleri asla kabul etmeyeceklerini ve Hükümetin bu konuda herhangi bir önlem alıp almadığının sorulması üzerine Bakan Şahin, şunları söyledi:  
"Bu konuda tıkanıklığın neredelerde olduğu konusunda Bakan Çelik bilgi verdi. Ancak, Çelik'in bu açıklaması üzerine gerek Maliye, gerekse Sağlık Bakanı'nın ilave açıklamaları karşısında yeni protokolün yarın yürürlüğe gireceği şeklinde izlenimim oldu. Bunu sadece sizinle paylaşabilirim"  
Bakan Şahin, İstanbul'da birçok hastanenin katkı payı konusunda protokolü imzalamadığı yönündeki haberlere ilişkin olarak da, böyle bir konunun bakanlar kurulu gündemine gelmediğini söyleyerek, "Vatandaşlarımızın sağlık hizmite alması noktasında önemli adımlar attı. Bu adımlardan geri dönüş olamaz. Özel sağlık kuruluşlarıyla da oturup konuşacağız. Ülke ve onların şartları gözünde bulundurulacak. Ortak akıl egemen olarak, ortak bir çözüm bulunacaktır" dedi.
**AKPM'NİN KARARI**
Bir gazetecinin sorusu üzerine Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin (AKPM) 'Parti kapatma kararı alınırsa müzakere süreci askıya alınır' şeklindeki kararını da değerlendiren Şahin, şunları kaydetti:
"AKPM zaman zaman buna benzer karar tasarılarını görüşür. Çoğu zamanda kabul eder. Bu AKPM'nin kendi iç işleyişiyle ilgili bir konudur. Tabi Türkiye ile ilgili olduğu için herkesi ilgilendirmektedir. Bu karar tasarısında Türkiye'nin lehine tespitler olduğu gibi üzerinde düşünülmesi gereken Türkiye'nin aleyhine diye değerlendirilebilecek bir takım cümlelerde olmuştur. Bizim Hükümet olarak bu konu ile ilgili şu anda yapacağımız herhangi birşey yoktur. Aslında Türkiye, AB bağlamında bilindiği gibi demokrasi standalarını daha da yükseltmeyi, hak ve özgürlükler sınırlarını daha da genişletmeyi hedeflemiş ve bu konuda çok önemli adımlar atmıştır. Bu karar tasarısında Türkiye'nin atmış olduğu bu adımlar da değerlendirilmekte. Hatta zaman zaman övgü ile bahsedilmektedir. Gelmiş olduğumuz bu noktada Türkiye daha da ileriye gitmelidir. Demokrasi standartlarını da yükseltmelidir. Gerçek anlamda Cumhuriyetimizin 85. kuruluş yıldönümünü kutlayacağımız bu yıl, bu bakımdan demin söylediğim alanlarda çok daha ileri noktalarda olmayız. Türkiye'ye yakışan budur. Bu konuda her türlü uyarıyı da kuşkusuz ki değerlendirerek daha iyi olması için Hükümetimiz üzerine düşeni yapmıştır, yapmaya da devam edecektir."
