---
title: "Özgür Özel, Yeni Parti’nin “evet” kararının perde arkasını anlattı"
date: "2026-08-12 08:01:27"
author: "Şevket Taner Şahin"
tags: "Güncel"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/ozgur-ozel-yeni-parti-nin-evet-kararinin-perde-arkasini-anlatti-110107305809"
original_url: "https://haber.mynet.com/ozgur-ozel-yeni-parti-nin-evet-kararinin-perde-arkasini-anlatti-110107305809"
---
# Özgür Özel, Yeni Parti’nin “evet” kararının perde arkasını anlattı
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM’de 467 milletvekilinin “evet” oyuyla kabul edildi. Yeni Parti’den 35 milletvekili de yasaya destek verirken 54 Yeni Partili vekil ise ‘hayır’ oyu kullandı.
“Erdoğan ne derse tersini söyleyelim” siyasetini doğru bulmadığını söyleyen Özgür Özel, Yeni Parti’nin 35 milletvekilinin yasaya “evet” demesinin gerekçesini açıkladı. Nefes gazetesi yazarı Deniz Zeyrek’e konuşan Özel, milletvekillerini serbest bıraktıklarını belirterek “Vicdanen içim rahat. Yıllardır savunduğumuz bir görüşün, sırf Erdoğan karşıtlığı nedeniyle tersini yapmamız doğru değil” dedi.
İşte Deniz Zeyrek’in bugünkü yazısında yer alan bölüm:
Özgür Özel’le dün telefonda konuştuk. Silivri Cezaevi’ne nakledilen Yeni Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper’i ziyarete gidiyordu.
Doğrudan tepkileri sordum. Şu yanıtı verdi:
“Ne yaptığımız zaman içinde anlaşılmaya başlandı. Olumlu yorum ve tepkiler de gelmeye başladı. Ben şuna inanıyorum. Yeni Parti olarak yeni nesil bir iş yaptık. Evet oyunu dayatsak milletvekillerimiz zora girecekti, bazıları da grup disiplinine aykırı davranmak zorunda kalıp sıkıntı yaşayacaktı.
![2](https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/25804988/1200xauto.jpg)
Genel Başkan’ın tutumu da önemliydi. İlkesel davranması lazım. Biz de hibrit bir model geliştirdik. Çok ötesindeydik ama demokrasi konuşurken en zoru katı bir karar alıp milletvekillerine dayatmaktı. AK Partililerin tamamı görmedikleri metne imza attı. Ben Yeni Parti milletvekillerimize ‘Bana güvenin, derdimi kürsüde anlatacağım, ben sizi vicdanınız ve seçmeninizle baş başa bırakıyorum’ dedim. Onlar da şehirlerinden gelen görüşe göre oy kullandılar. Diyarbakır gibi, Kürt seçmenin çok olduğu İstanbul seçim bölgeleri gibi yerlerde “evet” isteyenler vardı ama mesela benim şehrimde, Manisa’da ağırlıklı görüş ‘hayır vermelisiniz’ oldu. Manisa’dan iki milletvekili ‘hayır’ dedi.”
Özel’e gelen eleştirileri anımsattım. Yaşadıkları çelişkili durumu izah ederken önce “Akın Gürlek’in içinde bulunduğu bir heyet bizim de içimize sinmiyor elbet” dedi ve ekledi:
“Ancak bir yanda bir ilke var. Bir terör örgütü fesih oluyor. Birtakım adımlar var. Milliyetçi hassasiyetleri olan partilerin ‘hayır’ demesi anlaşılır ama ‘Kürt sorunu vardır’ diyen, 1989’da bu konuda kapsamlı bir rapor hazırlayan sosyal demokrat bir partinin böyle bir ilk adıma karşı gelmesi ilkesel durmuyor. Bizim ilkesel davranmamız lazım.”
Özel, bütün partinin, üyelerin, milletvekillerinin tamamının aynı tutumu sergilemesinin de çok zor olduğuna işaret ederek partinin büyük bölümünün “hayır” demesinin nedenlerini de şöyle açıkladı:
“Malumunuz, çok büyük saldırılara maruz kalıyoruz. Yasayla ilgili süreç şeffaf değildi. Olması gereken şeffaflık TBMM’de dahi izlenmedi. Bize dahi yarım saat önce gönderdiler. İnsanlar neyin tartışıldığını dahi bilmiyordu. Metinde olmayan şeyler varmış sanılıyordu. Böyle bir ortamda da herkese ‘evet diyeceksiniz’ demek, ortak bir karar almak çok zordu.
Hep birlikte hayır demek de bizi başka bir yere savuracaktı. Barışa şans tanımayan bir yere getirecektik. Faydacı bir yerden bakmadık ama terörün bittiği bir noktada da buna karşı çıkmakla suçlanacaktık.”
Özel’e birçok vatandaşın, hatta sol kimlikleriyle bilinen gazetecilerin dahi iktidarın bu yasayla yaşam ömrünü uzatmaya çalıştığını söylediğini, sonuçta çıkan tabloyla Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kazançlı çıktığını yazıp söylediklerini anımsattım.
Özel şu yanıtı verdi:
“Vicdanen içim rahat. Yıllardır savunduğumuz bir görüşün, sırf Erdoğan karşıtlığı nedeniyle tersini yapmamız doğru değil. Doğru kararı aldığımızı düşünüyorum.
Ben ‘adam yine kazandı’ diye bakmıyorum. Sonunda kazanılmış bir şey olacaksa en azından tek başına kazanmadı. Bir kazanan varsa ülke kazanıyordur.”
Özel’e yine de hayal kırıklığı yaşadığını söyleyen seçmenlerin gönlünü nasıl kazanmayı düşündüğünü de sordum. Sözlerini şöyle sürdürdü:
“Erdoğan ‘ak’ dese ‘kara’ diyen siyaset her zaman kazandırmıyor. Emin olun bizim evetlerden en çok rahatsız olan AK Parti oldu. Bizden bunu beklemiyorlardı ve hayır deseydik onu da kullanacaklardı. Hatırlayın, ‘evet derseler milliyetçileri, hayır derseler Kürtleri kaybederler’ deniyordu. Uzun vadede daha iyi anlaşılacağımızı düşünüyorum.
Öfkeli olanların, Erdoğan karşısında teslim olmayacağımızı gördükçe bu vehmin doğru olmayacağını göreceklerini düşünüyorum. Bu kadar önemli bir meselede konjonktürel hareket etmek, öfkemize yenilmek doğru değildi.”
