---
title: "Sezer:DSP'li milletvekilleri programa ret oyu verecek"
date: "2007-09-03 19:55:00"
author: "site"
tags: "Politika"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/sezerdspli-milletvekilleri-programa-ret-oyu-verecek-110100267416"
original_url: "https://haber.mynet.com/sezerdspli-milletvekilleri-programa-ret-oyu-verecek-110100267416"
---
# Sezer:DSP'li milletvekilleri programa ret oyu verecek
Ankara (AA) - DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, 60. Hükümetin programının, "yapılacak işlerden çok, icraatı anlatan bir metne benzediğini, geleceğe dönük hedefler koymadığını" savunarak, DSP'li milletvekillerinin ret oyu vereceğini bildirdi.
Sezer, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, 60. Hükümetin programını değerlendirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, hükümet programını okurken, "kalkış"  
kelimesi yerine "take-off" kelimesini kullanmasını yadırgadığını belirten Sezer, "Kelimeyi duyunca, 'uçmuş bunlar' diye düşündüm" dedi. Erdoğan'ın, "aktif dış politikadan" söz ettiğini ifade eden Sezer, en pasif dış politikanın AK Parti hükümetleri döneminde izlendiğini ileri sürdü.
Programda, "sivil bir uzlaşma anayasası" ve "geniş toplumsal uzlaşma" gibi ifadeler kullanılarak, uzlaşıya vurgu yapıldığını belirten Sezer, "Bunu olumlu bir yaklaşım olarak görüyoruz. Ancak Sayın Başbakanın yakın bir zamana dek olduğu gibi, bundan sonraki süreçte de uzlaşı ile dayatmayı birbirine karıştırmamasını diliyoruz.
Kaygılarımız var; sistemin başka bir noktaya çekilmesi gibi girişimlerde bulunmamaları konusunda uyarıyoruz" diye konuştu. Sezer, Anayasa değişikliği çalışmalarına da değinerek, "Eğer sivil anayasa çalışmaları, Atatürk'ü Anayasadan silme girişimine dönüşürse, bunun sorumluluğunun altından kimse kalkamaz" dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, yemin törenindeki laiklik tarifinin de son derece düşündürücü olduğunu ifade eden Sezer, Gül'ün tarifi ile AK Parti'nin seçim bildirgesindeki tarifin aynı olduğunu belirtti. Sezer, "O zaman tarafsızlık sözü nerede kalıyor?" diye sordu. Programda, "Hükümetimiz, medyanın bağımsızlığına önem vermektedir" denildiğine işaret eden Sezer, "medyayı kendisine tutsak etmeye çalışan bir Başbakan ve onun hükümetleriyle karşı karşıya olduklarını" savundu.  
Sezer, insan hakları ihlallerine ve işkenceye karşı "sıfır tolerans"ını çok isabetli bir hedef olarak gördüklerini kaydetti. Hükümet programında dokunulmazlıkların sınırlandırılması konusuna tek sözcükle bile yer verilmediğini ifade eden Sezer, "Bu da Sayın Başbakanın dokunulmazlıkların sınırlandırılmasından korktuğunu ve  
yargıya güvenmediğini ortaya koymaktadır" dedi.
AK Parti'nin, Cumhuriyet tarihinde görülmedik bir biçimde kadrolaştığını savunan Sezer, "Eğer kadrolaşma bu hızıyla giderse ve Sayın Gül de iktidarın yeni kadrolaşma girişimlerine kayıtsız kalırsa, bunun toplumda yeni gerginliklere yol açacağını şimdiden anlatmak istiyorum" diye konuştu. Büyük çoğunluklu tek parti iktidarının, AK Parti'yi iyice şımarttığını öne süren Sezer, şöyle devam etti: "Ondan olsa gerek, programda Türkiye'nin en uzun ömürlü, en uyumlu ve en reformcu hükümeti olan 57. Hükümeti kastederek, 'verimsiz koalisyon ve kayıp yıllar' ifadeleri kullanılmaktadır. Bir kere bu ayıptır, günahtır, vicdansızlıktır, insafsızlıktır. Çünkü 58 ve 59. AKP  
hükümetleri, merhum Ecevitimizin başkanı olduğu 57. Hükümetin mirasını yemiştir bugüne dek. Ecevit hükümeti, AKP'ye enkaz değil, büyük bir ekonomik miras devretmiştir."
