---
title: "\"Sistemin kendisi sakat\""
date: "2006-09-26 13:58:00"
author: "site"
tags: "Güncel"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/sistemin-kendisi-sakat-110100249740"
original_url: "https://haber.mynet.com/sistemin-kendisi-sakat-110100249740"
---
# "Sistemin kendisi sakat"
ANKARA (İHA) - Milli Eğitim Bakanı Çelik, eğitim sisteminin bozukluğu sonucu "dershanelerin" vazgeçilmez hale geldiğini söyledi. Çelik, "Sistemin kendisi sakat" diyerek, Türkiye'de süreci değerlendirme yerine sonucun değerlendirildiği bir sistemin olduğunu, sonucun ise tek sınavla belirlendiğini belirtti.
"Eğer sınava girenlerin yüzde 10'u lisans programına girebiliyorsa, öğrenciler her çareye başvurur" diyen Çelik, dershanelerin bir sebep değil, sonuç olduğunu vurguladı. Çelik, "Bütün dershaneleri kapatsak, bitecek mi, hayır. Bu defa evler dershane olacak o zaman" diye konuştu. Çelik, dershaneciliğin ortadan kaldırmanın yollarını, "Üniversitede kontenjanları arttırmamız, alternatif eğitim getirmemiz lazım. Lise sistemimizi yeniden dizayn etmemiz lazım. Biz bu konuda Meslek Liseleri ile Teknik Eğitim Fakültesi uzmanları arasında ortaklık kurmak ve paralellik kurmak için çalışıyoruz. Başka çalışmalarımız da var. Yüzde 10 civarında bir meslek lisesine yönelişte artış var. Alınacak tedbirlerle oran artacak" şeklinde sıraladı. AB ülkelerinin Türkiye'den eğitimli işgücü istediğine değinen Bakan Çelik, "İş gücümüz var, ama uluslararası yeterlilik kriteri yok. Artık bu kriteri belirleyeceğiz. Ona göre müfredat geliştireceğiz. Avrupa bizden diplomalı ve eğitimli marangoz istiyor" dedi.
"Ders kitaplarında hurafelerin bulunduğu" şeklindeki haberleri değerlendiren Çelik, "Yapılan bir ahlaksızlığı teşhir ediyorum. Yapılan ahlaksızlıktır, basın etiği diye bir şey var. Herkesin dikkat etmesi lazım. Bir gazete, bir ders kitabından 'dinsiz bilim aksak, bilimsiz din de kördür' sözünü alıntı yaparak, bizim ders kitaplarına hurafe yerleştirdiğimizi iddia ediyor. Bu ders kitabı 1999 yılında Talim Terbiye Kurulu kararıyla hazırlanmış ve DSP hükümeti döneminde kuruldan geçmiş. Ders kitabı olarak okutulmaya başlanmış. Bizim zamanımızda hazırlanmadı. Üstelik alıntı yapılan bu söz, Albert Einstein'a aittir. Ama bunu getirip hükümetin ve bakanlığımın kusuru olarak teşhir ederseniz, etik olmaz. Bunu halka şikayet ediyorum. Bu, milletin ruh ve mana kökü bağlı olmayanların bağlı olanlara karşı olmasıdır. Bu değerleri hazmetmeyenler, kenarından köşesinden bize farklı eleştiriler getiriyorlar" açıklamasında bulundu.   
**DERS KİTAPLARINDAKİ ABDEST SUYU TARTIŞMASI**
Çelik, orta öğretimdeki din kültürü ders kitabında yer alan, "abdestin alyuvarları arttırdığı" paragrafını haber konusu yapıp, bunu hurafe ve bilim dışılığa örnek göstermenin de yalan yanlış bir haber olduğunu söyleyerek, bu iddianın sahibinin de Alman bilim adamı Elbert Schalle olduğunu ve abdest almanın insan vücuduna getirdiği rahatlığın vurgulandığını belirtti. Bu tarz alıntıların ders kitaplarına konulma gerekçesini açıklayan Bakan Çelik, "Biz bir dini konuyu anlatırken, bunun bilimle çatışan tarafının almadığını göstermek için alıntı yapıyoruz. Ama birileri işi gücü bırakıp suç bulmaya çalışıyor. Hiçbir şey bulamazlarsa, 'Hüseyin Çelik oksijen alıp karbondioksit vererek çevreyi kirletiyor' diyecekler. Birini yerden yere vurmak isterseniz bir şeyler bulursunuz" değerlendirmesini yaptı.
Ankara'nın Sincan İlçesi'nde, bir öğretmenin öğrencilerine dini içerikli mesaj attığı şeklindeki haberleri de değerlendiren Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "Hukuk kuralları neyi gerektiriyorsa gereği yapılacak. Müfettiş inceleme yapıyor. Cezası ne ise verilecek. Her kurumda bunlar olur. Bir örnekten hareketle, herkes bunu yapıyormuş gibi düşünüyorlar" diye konuştu.
Bir başka gazetede de ders kitaplarındaki tasavvuf anlatımlarıyla tarikatların övüldüğü yorumunun yapıldığını kaydeden Çelik, "Eğer tasavvufu görmezlikten gelirseniz, tarihimizi, Mevlana'yı Yunus'u, Hacı Bayram-ı Veli'yi yok sayıyorsunuz demektir. Bu insanlar tasavvuf ehlidir. Tasavvuf müziğimiz var. Tasavvuf edebiyatımız var. Tasavvufumuzun yerini görmeyenlerin kültürden nasibi yoktur. Ama bunların dertleri başkadır" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı'na geldiği günden beri yapılan icraatlar hakkında da bilgi veren Bakan Çelik, "Türkiye'de 85 bin derslik yaptık. Bu bir rekordur. 406 bin bilgisayarı okullara dağıttık ve öğrencilerin yüzde 90'ını bilişimle tanıştırdık. 40 yıllık müfredatla eğitim yapılıyordu. Müfredatı değiştirdik. Öğretmenliğe kariyer sistemi getirdik. Türkiye'deki bilişim sektörü 4 yılda 5 kat büyüdü.
En büyük bilişim firmaları bu yükselişe hayran, ama bizim insanımız bunu görmüyor, üzülüyorum. Parasız ders kitabı devrimdir. 140 milyon kitap dağıttık bu yıl. Görme özürlü vatandaşlarımız için 272 kitabı breil alfabesiyle bastık. Eğitimde feda edilecek tek fert yoktur. Özürlüler insanca yaşamanın onurunu bizimle yaşadı. Çocuğuna eğitim veren her özürlü ailesine aylık 360 YTL yardım parası veriyoruz ve özürlü öğrenciyi evinden alıp, evine bırakıyoruz. Kırsalda eğitimi yaygınlaştırmak için 120 adet ortaöğretim yurdu yapıldı. Bursları yüzde 300 artırdık. Yüksek öğretimdeki burs miktarını 45 YTL'den 150 YTL'ye çıkardık. Milli Eğitim Bakanlığı bütçesini, bütün bakanlıkların bütçesinin üstüne çıkarttık. Eleştirenler buna bakmalı. Başbakanın öncelikli hedefi eğitimdir. Vergi mevzuatında yapılan değişikle eğitim atağı başlattık. Bir okulu yaptıran ikincisini yaptırıyor. Okul öncesi eğitim yüzde 11'den 22'ye çıktı. Yüzlerce proje hayata geçirildi" diye konuştu.
