---
title: "Yazıcıoğlu'ndan özelleştirme uyarısı "
date: "2005-06-21 12:59:00"
author: "site"
tags: "Politika"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/yazicioglundan-ozellestirme-uyarisi-110100176157"
original_url: "https://haber.mynet.com/yazicioglundan-ozellestirme-uyarisi-110100176157"
---
# Yazıcıoğlu'ndan özelleştirme uyarısı 
ANKARA (İHA) - Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, hükümetin AB ve özelleştirme politikalarını eleştirerek, iktidara "Titre ve kendine gel" uyarısı yaptı. Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün ise, esnafın perişan olduğunu Eylül-Ekim aylarında Türkiye'de yeni bir kaosun yaşanabileceğini ifade etti.
ATO Başkanı Sinan Aygün ve yönetim kurulu üyeleri, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu ziyaret etti. BBP Genel Merkezi'nde gerçekleşen ziyarette, Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan Yazıcıoğlu, kendilerinin masa başında siyaset üretmeyen daima halkın içinde bulunan, toplumun tüm kesimleriyle diyalog halinde olan bir parti olduğunu belirterek, "Televizyon ekranlarında gösterilen bir Televole Türkiyesi, iktidar ve onun kalemdaşlarının yazdığı Türkiye, IMF'in raporlarına yansıyan bir Türkiye ve bunun karşılığından işçisi, işsizi, çiftçisi, esnafı, memuruyla Anadolu Türkiyesi var. İşte biz onların içindeyiz" dedi.
Türkiye'de 1 milyon insanın açlık sınırında, 19 milyon insanın da yoksulluk sınırının altında yaşadığına dikkat çeken Yazıcıoğlu, buna rağmen iktidarın ülkenin yüzde 9.9 büyüdüğünü açıkladığını söyledi. "Madem bu kadar çok büyüme var halkın da bunu hissetmesi gerekir" diyen Yazıcıoğlu, bu büyümenin ithalat vergilerinden kaynaklandığını ve rakamlarla oynanarak gösterildiğini iddia etti. İthalat vergilerini hızla büyüyen kanserli hücrelere benzeten Yazıcıoğlu, "Kanserli hücre hızlı büyür ama öldürür. İthalat vergileri de aynan öyledir. Önemli olan hızlı büyüme değil rasyonel, sürdürülebilir büyümedir" şeklinde konuştu.
BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu, halkın geçim derdine düştüğü günlerde hükümetin de Cumhuriyet döneminden bu yana kurulmuş stratejik kurumları satışa çıkardığını belirterek, BBP olarak stratejik kurumların özelleştirilmesine ve yabancı sermaye satılmasına karşı olduklarını kaydetti. Petkim, Tüpraş, Türk Telekom, Erdemir gibi stratejik öneme sahip ve aynı zamanda kar eden kuruluşların satılmasının hiçbir anlamı olmadığını vurgulayan Yazıcıoğlu, Başbakan Erdoğan'ın, "15 yıl önce ben de satılmasın derdim" şeklindeki konuşmalarına da tepki gösterdi. Bu kuruşların satışına karşı olduklarını ve tüm Türk milletini bu konuda duyarlılığa davet ettiklerini belirten Yazıcıoğlu, "Başbakan Erdoğan'ın düşüncelerinin ne yönde değiştiğini bilemeyiz, ama kar eden kuruluşları niçin satıyorsunuz" şeklinde konuştu.
**"KIBRIS BU ÜLKENİN KIRILMA NOKTASI"**
İktidarın Ankara Anlaşması ile ilgili uyum protokolünü imzalamasının Kıbrıs Rum Kesimi'ni tanıması anlamına geleceğini belirten Yazıcıoğlu, bu imzanın aynı zamanda KKTC'yi yok etmek olacağını söyledi. İktidarın Kıbrıs'a son noktayı koymak zorunda olduğunu belirten Yazıcıoğlu, AB'nin parçalanmaya başladığı bir dönemde her şeyi verip karşısında hayal alan bir Türkiye istemediklerini kaydetti. Türkiye'nin, Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu ve Türk dünyasına liderlik yapan bir ülke haline gelmesini gerektiğini söyleyen Yazıcıoğlu, iktidara "titre ve kendine gel" uyarısı yaptı.
Aygün ise, hükümetin Kıbrıs ve AB politikalarında büyük bir yanlış yaptığını belirterek, Ankara Protokolü'nü imzalamanın Rum kesimini tanımak olduğunu, Rumlar'ın limanlara demirlemesi, havaalanlarını kullanması anlamına geldiğini söyledi. "Kıbrıs bu ülkenin kırılma noktasıdır" diyen Aygün, Türkiye'nin dostu olarak bilenen Almanya'nın bile parlamentosunda sözde Ermeni soykırımını kabul ettiğini hatırlattı. Türkiye'yi, Ermenistan'da soykırımcı, Kıbrıs'ta işgalci olarak gören Avrupa Birliği'nin yıllardır Türkiye'ye neden müzakere tarihi vererek oyaladığını anlayamadığını ifade eden Aygün, "Parçalanma sürecine giren, kendi Anayasaları'nı bile kabul etmeyen AB, Türkiye'ye dayatma ve zulümlerden vazgeçmeli" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin AB ile ilişkilerini gözden geçirmesi gerektiğini ifade eden Aygün, özelleştirmelere de karşı olduğunu dile getirdi. Esnafın içinde bulunduğu zorlukları da ifade eden Aygün, "Esnafın durumu içler acısı. Eylül ve Ekim aylarında Türkiye'yi bir kaos, kriz ortamı bekliyor. Vergi oranları çok yüksek, iş yerlerimizi kapatıyoruz. Bu IMF, AB, Dünya Bankası Türkiye'yi kaosa sürüklüyor" şeklinde konuştu.
