---
title: "Yıldırım-Toroğlu kavgası"
date: "2005-10-06 11:00:00"
author: "site"
tags: "Güncel"
canonical_url: "https://haber.mynet.com/yildirim-toroglu-kavgasi-110100150925"
original_url: "https://haber.mynet.com/yildirim-toroglu-kavgasi-110100150925"
---
# Yıldırım-Toroğlu kavgası
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Erman Toroğlu'nun 5 Ekim 2005 günü Hürriyet gazetesinde yayınlanan 'Aziz Yıldırım'ın yemek daveti' başlıklı yazısında yeralan iddialara, çok sert bir açıklamayla yanıt verdi.  
Fenerbahçe Kulübü'nün resmi internet sitesinden duyurulan açıklamada Başkan Aziz Yıldırım şu ifadelere yer verdi;  
"Sayın Toroğlu,  
Hürriyet Gazetesi gibi saygın bir gazetedeki köşenizde "Aziz Yıldırım'ın Yemek Daveti" başlığı altında, kamuoyunu yanıltıcı mahiyette, objektif gerçeklerden uzak, yanlış bilgileri aktarmaya devam ediyorsunuz.  
Şunu bilmeniz gerekir ki, benim muhatabım gururla Başkanlığını yaptığım Fenerbahçe Spor Kulübü organları ve Fenerbahçe camiasıdır. Görevim sebebi ile her türlü hesabımı da sadece ve sadece bu organlara ve yüce Fenerbahçe camiasına veririm.
Daha önce Fenerbahçe'nin gelirlerine temlik koydurduğum iddiasında bulunmuştunuz. Şimdi ise temlik koymadığımı "öğrendiğinizi" ifade ediyorsunuz. Sorumlu bir gazetecinin objektif olarak doğrulanmamış bir bilgiyi yazmaması gazetenizin ve basının genel etik kuralıdır. İkrarınız ilk yazınızda bu kurala uymadığınızın kendi ağzınızdan kabulüdür.  
Bu kez yine, bir önceki yazınızda olduğu gibi, kamuoyunu yanıltıcı mahiyette, objektif olmayan yanlış bilgileri vermeye devam ediyorsunuz. Sizi güya, locama yemeğe davet etmişim. Şahsınızla en az 3 yıldır görüşmüyorum. Sizi davet edebilmem için sizi aramam ve konuşmam gerekir. 3 yıldır konuşmadığım bir insanı, konuşmamı engelleyen sebepler ortadan kalkmadan, aksine derinleşmiş iken, nasıl ve niye locama davet edeyim? Makul her insanın en azından medyadaki bana ve kulübüme karşı olan duruşunuzda bir değişiklik yok iken, benim sizi hem de locama ve yemek yemeğe davet etmeyeceğimi bileceği açıktır. Kaldı ki, bizler için çok özel ve kutsal bir mekan olan Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'na benim sizi özellikle davet etmem düşünülemez.  
Konu ile ilgili size bir bilgi daha vereyim. Sayın Daum'la beraber, Sayın Şansal Büyüka, Sayın Esat Yılmaer, Sayın Alaaddin Metin ve Sayın Nezih Alkış bir ay önce yemek yedik ve değerli spor adamlarıyla Sayın Daum her konuda bilgi alışverişinde bulunduk ve yanlış hatırlamıyor isem Sayın Şansal Büyüka da sizin böyle bir toplantıda hazır bulunmanız halinde, yapmış olduğunuz yanlışları yapmayacağınızı söyledi. Bu görüşüme size nasıl aktarıldı, bilemem. Ancak şunu bilmelisiniz ki, sizi hiçbir zaman aramadım ve aracılar vasıtasıyla davet etmedim. Sizden ricam artık uykudan uyanın.  
Gelelim "taraftara havale" konusuna. Şunu bilmelisiniz ki, 100 yıla yakın mazisi olan, sayısız başarılara imza atmış Kulübümüzün sahibi Genel Kurul üyelerimiz ve büyük Fenerbahçe taraftarlarıdır. Biz yöneticiler onlardan aldığımız güç ile Kulübümüzü idare ederiz. Siz yanlış ve gerçek dışı iddialarınız ile beni taraftara karşı sorumlu hissetirdiğiniz sürece bunun hesabını Fenerbahçe'nin büyük taraftarına vermek durumundasınız. Sizin gibi "delikanlı" olmakla övünen bir şahsın niçin endişelendiğini de anlayamıyorum. Tanrı her zaman doğruların yanındadır."  
**TOROĞLU'NUN YAZISI**  
Erman Toroğlu ise Hürriyet gazetesinde yayınlanan yazısında konuyla ilgili şu ifadelere yer vermişti;  
"**Aziz Yıldırım'ın yemek daveti**  
Geçen hafta Aziz Yıldırım'a bazı sorular yönelttim cevabı da geldi.   
En önemlisi, Fenerbahçe'nin gelirlerine kesinlikle temlik koyulmadığıydı. Bundan evvelki yazılarda sorduğum, "Fenerbahçe'nin ne kadar borcu var. Aziz Yıldırım şahsi olarak ne kadar para verdi" sorusuna hala cevap yok.  
Hakan Bilal Kutlualp için "Sen bu şahsı iki senedir tanıyorsun, onun ne olduğunu ben sana Divan Toplantısı'nda açıklayacağım" diyor.   
Hakan Bilal, Mehmet Arslan ve benim yemek yediğimizi yazmış, ancak yeri de yanlış zamanı da. Yemek yediğimiz mekan İstanbul'un sayılı balık restoranlarından birisiydi. Yani çok kalabalık bir restaruanttı, gizli olma şansı yoktu. Masadaki dördüncü şahsın ismini sayın Yıldırım vermemiş veya verememiş. Nedeni bilinmez, nedendir bilinmez. Ben söyleyeyim... Eyüp Kosif.  
**Her türlü sohbet**   
Bodrum'da da tamamen tesadüf eseri bulunduğum 8 kişilik yemek grubunda her türlü sohbet yapıldı. Masada Fenerbahçe eski başkanı Metin Aşık vardı. Yüksel Çağlar, Hakan Bilal Kutlualp, Turgay Aksoylu ve Şansal Büyüka ile beraberdik. Çok keyifli bir sohbet oldu ama sayın Yıldırım'ın dediği gibi Fenerbahçe'yi rakı mezesi yapmadık. Sayın Yıldırım ayrıca masada da rakı içilmedi, kırmızı şarap vardı.   
Sayın Aziz Yıldırım, Ben herkesle yemeğe giderim. Daha 15 gün önce sen, beni, hem locana maç izlemeye, hem de yemeğe davet etmedin mi?   
Yıldırım'ın yazıma verdiği yanıt sonuna kadar gayet makul ve düzgün gidiyordu. Ama son cümle yine bir çuval inciri berbat etti. Yani geçen haftaki atılan başlığı sayın Aziz Yıldırım onayladı. "Çok iyi şeyler yapıyor, bir tekmede yıkıyor" demiştik. Sayın Aziz Yıldırım'ın son cümlesi şuydu sayın okurlar...  
**Maça gidiyorum**  
"Sizi Fenerbahçe'nin büyük taraftarlarına havale ediyorum..."  
Yine sayın Aziz Yıldırım bir başka ortak arkadaşımıza "Erman maça gelmesin, maça aldırmayacağım" diyor. Ben de İstanbul Emniyeti'nden koruma isteyerek, maça gidiyorum.  
Şimdilerde de internet sitelerinde mesajlar geçiyor, "Başkanımızın gönderdiği havaleyi aldık. Gerekeni yapacağız" diye.   
Sayın Aziz Yıldırım, artık bundan böyle senin bana gözünün içi gibi bakman lazım. Beni hep kontrol ettirmen lazım. Başıma birşey gelmesin diye özel önlemler aldırman lazım. Allah muhafaza, ya başıma bir şey gelirse!
