Haber Video
Galeri
Erkek
Kadın
Teknoloji
Yurt Haber
Sinema
Şehir Fırsatları
Arşiv 
Mynet Haber > Politika Haberleri > Baykal'dan Erdoğan'a "simge" eleştirisi
Mynet haber bugün 10,345,584 kişi, bu haber 327 kişi tarafından okundu.
   

Baykal'dan Erdoğan'a "simge" eleştirisi

Güncelleme:15 Ocak 2008 16:41

ANKARA (ANKA) – CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın türbanla ilgili olarak söylediği "siyasi simge olsa ne olur" sözlerine sert çıktı. Baykal, Türkiye'de sorunun başörtüsü değil, "türban" olduğunu vurgularken, "Her kim ki buna başörtüsü sorunu diyorsa o bir şeyi gizlemek içindir. Türkiye'deki problem bu değil. Türkiye'deki problem türban sorunudur" dedi. Baykal, "Başbakan Türkiye'yi çok tehlikeli istikametlere sürükleyecek çok temel kavram kargaşaları içindedir. Allah Türkiye'yi korusun" diye konuştu.


Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, İspanya'da düzenlediği basın toplantısında türbanla ilgili "Velev ki bir siyasi simge olarak taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı suç kabul edebilir misiniz? Simgelere bir yasak getirebilir misiniz? Özgürlükler noktasında dünyanın neresinde böyle bir yasak var?" açıklamalarına sert tepki gösterdi.


"Türkiye'deki sorunun adını doğru koymak lazım" diyen Baykal, "Kimse kimseyi aldatmasın, kimse kimseyi yanıltmasın. Türkiye'deki sorun hiçbir şekilde bir başörtüsü sorunu değildir" diye konuştu.

-SORUN TÜRBAN SORUNU-

Türban sorununun "başörtüsü" sorunuymuş gibi sunulmasının "bir şeyi gizlemek" için olduğunu savunan Deniz Baykal, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'de başörtüsü diye bir sorun yoktur. Hiçbir yerde yoktur. Üniversitelerde de başörtüsü sorunu yoktur. Başörtüsü bizim hayatımızın, yaşamımızın tarihimizin kültürümüzün içinden çıkan bir geleneksel giyinme biçimidir. Bununla ilgili olarak hiçbir yerde bir sorun yoktur. Geçmişte olmamıştır, bugün yoktur gelecekte de olmayacaktır.


Kadınlarımızın, doğal, geleneksel kılık kıyafetiyle hiçbir şekilde problemi olan hiçbir kesim yoktur, olamaz. Türkiye'deki problem bu değil. Türkiye'deki problem türban sorunudur. 40 yıl önce Türkiye'de türban mı vardı? 30 yıl önce türban mı vardır? Ne oldu? Türkiye'nin tarihinde türban diye bir olay mı var? Nereye özgü bu türban? Hangi coğrafyada? Ege'den mi? Orta Anadolu'dan mı çıkmış, Orta Asya'dan mı gelmiş. Nerden bu? Akdeniz'de, Toroslarda mı var? Var mı böyle bir şey. Yok.

-SİYASİ SİMGE-

Herkes buna siyasi simge diyor. Başbakan da bugüne kadar bu siyasi simge değildir diyordu. Bizde tebessümle izliyorduk. Ama şimdi Başbakan artık yeni bir noktaya gelmiş. Başbakan kendisini yeni bir konuma taşımış, şimdi çıkıyor meydan okuyor. Diyor ki, ‘siyasi simge olsa ne çıkar' İtiraf etti. O bir siyasi simge. Bu itirafı yapıyorsun işte.


Yani siyasi simgenin olmasının ne zararı var? Şimdi kararını al bir defa, siyasi simge mi değil mi? Simge ise, siyasi simge mi, dini simge mi? Dini simge olduğu tartışma götürür diyor da, siyasi simge değildir diyordu. Dini anlayışın gereği diyordu. Şimdi dini ve siyasi simgedir diyor.

-PERUK TAK DİYORDUN-

Türkiye böyle bir aşamaya gelmiş. Daha düne kadar üniversiteye türbanlı girmek isteyen kız çocuklarına, başınıza peruk takın tavsiyesi yapıp, 'Türkiye'de kurumlar arasında uyum sağlanmadan harekete geçmeyiz' diyen sizsiniz. Şimdi birden bire, siyasi simge olsa ne çıkar, dini simge olsa ne çıkar derken ne değişti. Yüzde 47 mi? Bunun altında yatan neden yüzde 47 mi? Yüzde 47'nin Türkiye'de pek çok çevreyi kıstırdığını, teslim aldığını düşünerek mi bunu söylüyorsun? Dayatmalarına, 'yanlış yapıyorsun' diyecek bir babayiğidin artık Türkiye'de kalmadığını mı düşünerek mi diyorsun.


Yüzde 47 ile pek çok çevreyi kendi etki alanına çekmiş olmayı başarmış olabilirsin. Yer yer başardığını da görüyorum. Ama bunu gerçekleştirmiş olman senin Türkiye'yi içine soktuğun bu yanlış istikamette hiçbir demokratik tepki görmeden yoluna devam edebileceğin anlamına kesin gelmez. Senin bu yolculuğunda senin karşına elbette

demokratik güçler çıkacaktır ve sana bunun yanlışını anlatmaya devam edecektir."

-ALLAH TÜRKİYE'Yİ KORUSUN-

Paranın siyasetle içli dışlı olmasının demokrasiyi yozlaştırdığına dikkat çeken Baykal, şunları söyledi:
"Siyaseti dini ilkelerin, dini dayatmaların baskı alanı haline dönüştürerek, siz belki bir yere varabilirsiniz ama varacağınız yerde dünyanın hiçbir yerinde demokrasi demezler, laik bir Cumhuriyet demezler. Varacağınız yerde sizin de iftihar etme imkanınız olmaz. Oraya siz mi varırsınız, yoksa sizi aşan başkaları mı varır, onu da hep beraber yaşar görürüz. Bu yol iyi bir yol değildir. Başbakanın kafası karışıktır. Başbakan Türkiye'yi çok tehlikeli istikametlere sürükleyecek çok temel kavram kargaşaları içindedir. Allah Türkiye'yi korusun."

-BATTI MI MERKEZ BANKASI'NIN ANKARA'DA OLUŞU-

Deniz Baykal, konuşmasında Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınma kararını da eleştirdi. Bankanın İstanbul'a taşınmasının maliyetinin 100 milyon dolardan aşağı olmayacağını ifade eden Baykal, "Sayın Başbakan, 100 milyon doları harcayacak yer mi bulamıyorsunuz?" dedi.


Merkez Bankasının, 1930'dan beri Ankara'da görev yapan temel bir kuruluş olduğunun altını çizen Deniz Baykal, bankanın eski ve yeni yöneticilerinin de taşınma kararına karşı olduğunu söyledi.


Merkez Bankasının özel bankalarla ilgili sorumluluğunun BDDK'ya verildiğini hatırlatan Deniz Baykal, "O nedenle özel bankalarla daha yakın ve doğrudan ilişki içinde bulunması gerektiği iddiası anlamını kaybetmiştir" diye konuştu. Baykal şunları söyledi:


"1930-2008. 78 yıldan beri bu böyle gidiyor kardeşim. Ne zaman bir sıkıntı oldu? Nereden bu ihtiyaç çıkıyor? Bir rahatsızlık mı var? Kaldı ki Merkez Bankasının, Başkentten alınması hem Başkentin kimliğine zarar verecektir hem Ankara gerçeğine zarar verecektir. İstanbul'a da bir şey kazandırmayacaktır. ‘İstanbul'a da bir şey kazandırmayacaktır' derken, ‘hiçbir İstanbulluya bir şey kazandırmayacaktır' demiyorum. İstanbul'a bir şey kazandırmayacaktır."


Dünyanın çeşitli ülkelerindeki mali merkezler ve başkentlerden örnekler veren Deniz Baykal, "Türkiye'nin mali merkezi İstanbul, ama başkenti Ankara. Merkez Bankası da bırakın Ankara'da dursun. Battı mı size Merkez Bankası'nın bunca yıldır Ankara'da bulunuşu" dedi. (ANKA)

Bu haberi okudunuz mu?

>><<
Tüm Haberler
Kişisel Sağlık Ürünleri
Diğer Politika Haberleri

Facebook ile Bağlan Daha Fazla Bilgi Facebook ile Bağlan
Kapat Facebook ile Bağlan
Kapat

Haber Videoları

Bu kız plastikle besleniyor
13 saat önce önce eklendi.
34.650 kez izlendi.
Dünya bu görüntüyü konuşuyor
15 saat önce önce eklendi.
309.125 kez izlendi.
Kılıçdaroğlu'na DİSK toplantısında protesto
15 saat önce önce eklendi.
22.510 kez izlendi.
Ahırda operasyon böyle gerçekleştirildi
17 saat önce önce eklendi.
206.342 kez izlendi.
İletişim Reklam Adklik Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir