Bağlar Belediyesinin, Bağlar Kadın Kooperatifi ve Sigrid Rausing Trust Vakfı ile Diyarbakır ve 13 ilçesinde ortaklaşa gerçekleştirdiği "Namus Cinayetleri ve Kadın İntiharları Araştırması" raporu kitaplaştırıldı.
"A.A, evlenerek İzmir'den Diyarbakır'a göç etmiş, en büyüğü 7 yaşında en küçüğü 4 aylık olan 5 çocuk annesiydi. Çocuklarını çok seviyordu. Şimdi çocukları yetim yurdunda. A.A'nın anlattığına göre annesi ölmüş, babası başkomisermiş. Evlerinden her gün kavga gürültü sesi geliyordu. Çocukların çığlığından herkes rahatsızdı. Adam hep bağırır, hakaret ederdi. Dayak sesleri gelirdi. Ağza alınmayacak küfürler ederdi. İnsan korkuyor biz de dayanamıyorduk, ama yapılacak bir şey yoktu. Polis bile bir şey yapamıyordu. Ölmeden 1 gün önce bize geldi (Çocuklarımı alıp götüreceğim, onları temizlik yaparak da olsa okutacağım, ben de bu dayaktan kurtulacağım. En büyük isteğim çocuklarımı iyi yetiştirmektir) dedi. Bize (Eğer çığlıklarımı duyarsanız yalvarırım 155'e haber verin) demişti."
Körhat Mahallesi'nde oturan ve kumar borcunu ödemek için eşinin altınlarını isteyen, ancak alamayan katil kocanın mahkeme ifadesinden:
"3 yıllık evliyim hamallıkla geçiniyorum. Kumar oynadım, paramı kaybettim. Alacaklım, bana (Şerefsiz niye borcunu ödemiyorsun) dedi. Eve gelip eşyalarımı alacağını söyledi. Adamın gelip mahallede itibarımı sarsacağını düşündüm. Eşimle kumar oynamam nedeniyle tartıştık. Namaz kılarken (Allah canımı alsa da kurtulsam) dedi. Sonra da beni terk edeceğini söyledi. Beni terk etmesinden korktum. Bir anda kendimi kaybettim. Eşimin boğazını sıkmaya başladım. Çocuk sesi duymasın diye ağzını bağladım. Can çekişmeye başladı. Acı çekmesin diye mutfaktan bıçak alarak bıçaklamaya başladım ve öldürdüm. Sonra da benden alacağını isteyen adamı arayarak (Ben ailemi öldürdüm gel şimdi paranı al) dedim."
Raporda, başkasıyla Çorum'a kaçtıktan sonra pişman olup kocasına dönen F.K'nin 2 gün sonra kocası tarafından 12 bıçak darbesiyle öldürülmesinden sonra ailenin cenazeyi almak istemediği ve cenazeyi yıkayan kişinin günaha girdiği düşüncesi anlatılıyor:
"Önce cenazeyi almak istemeyen aile, kadın kurumlarının cenazeyi alacağını duyunca bu kez sahiplendi. Ancak F.K'nin amcası cenazenin yıkanmasını istemiyordu ve (Niye bu kadar önem veriyorsunuz yaşasaydı Çorum'da genelevde olacaktı) diyordu. Ancak kadın kuruluşları üyeleri cenazeyi yıkatmak için bir kadın getirdiler. Yaşlı bir kadın getirildi, ancak cenazeyi istemeyerek yıkadı. (Ben de günaha giriyorum. Namustan öldürülmüş) dedi." Diyarbakır kent merkezinde bir kişinin, telefonla başkasıyla konuşan ablasını öldürmesi olayıyla ilgili mülakatta ise "E, zararsız bir kızdı. Onu öldürdü dedikleri kardeşi de zararsızdı. AA ablasını öldürünce herkes yadırgadı. Aslında sorun telefon değildir. Erkekler büyük görünmek isterler. Televizyon dizilerinden mafya, ağa filmlerini seyrediyorlar, etkileniyorlar. A.A da etkilenmişti" deniliyor.
AA