Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın DTP'li belediyeleri kazanmak üzere AKP'lileri harekete geçirmesinin ardından, DTP de elindeki belediyeleri güçlendirmek için yeni bir eylem planı hazırladı. Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) 1-3 Şubat 2008 tarihlerinde Diyarbakır'da gerçekleştirdiği 3. Ekoloji ve Yerel Yönetimler Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı. DTP'li belediyelerin bulunduğu 11 bölgede gerçekleştirilen üç aylık ön hazırlık çalışmalarının ardından düzenlenen konferansta, DTP'li belediyelerin AKP'ye kaptırılmaması için alınması gereken önlemler masaya yatırıldı.
Konferansta Türkiye ve Ortadoğu'nun son derece hassas ve kritik bir süreçten geçtiği, gelinen aşamada Türkiye'nin artık bir yol ayrımına geldiği vurgulanarak, "Ya tarihsel kardeşliği dikkate alan, eşit ve özgür temelde birlikteliğe dayalı Demokratik Cumhuriyet yaratılacak ya da günümüzde devlet ve iktidar yaklaşımında açığa çıkan inkar-imha ve halkları iradesizleştirmeye dayalı pragmatik neoliberal politikalar sonucu, halkları birbirine kırdırmaya yönelik büyük bir kaos ve çatışma süreci yaşanacaktır" görüşü dile getirildi.
-HEDEF 100 DTP'Lİ BELEDİYE-
AKP'nin özellikle 22 Temmuz seçimleri sonrasında DTP'ye yönelik şiddet politikalarına hız verdiğinin savunulduğu konferansta, Diyarbakır'da yapılan Demokratik Toplum Kongresi ve Ankara'da yapılacak olan Demokratik Cumhuriyet Konferansının yeni anayasa tartışmaları ve Kürt sorunun çözümü yolunda önemli bir fırsat olduğuna değinildi.
Konferansta 54 DTP'li belediyenin son 8 yılda 80 yılda gerçekleştirilemeyen birçok hizmeti bölge halkına ulaştırdığı hatırlatılırken, Mart 2009 seçimlerinde DTP'li belediyelerin sayısının 100'e çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi. Konferansa katılan DTP'liler yerel seçimlerin Kürt sorununun demokratik yollardan mı yoksa şiddet ve inkar temelinde mi çözüleceğine ilişkin stratejik bir rol oynayacağını dile getirirken, AKP'nin başta Diyarbakır olmak üzere DTP'li belediyeleri kazanma hedefine karşı izlenecek yol haritasını da çıkardı.
Konferansın sonuç bildirgesinde, DTP'li belediyelerin Mart 2009'a kadar yapması gerekenlere ilişkin alınan kararlardan bazıları ise şöyle sıralandı:
"-Belediye hizmetlerini sunmanın yanı sıra tabandan tavana demokratik mekanizmalar yaratarak halkın planlama, karar alma ve denetleme süreçlerine katılımı sağlanacak. Konfederal sisteme dayalı toplumsal demokrasinin geliştirilmesi en önemli çalışma alanlarından biri olacak. -DTP'li belediyeler bölgede doğayla barışık kentler yaratmak üzere, tarihi-kültürel varlıkları korumak, yaşanılabilir yeşil kentler yaratmak için çalışacak.
-KADINLARA POZİTİF AYRIMCILIK UYGULANACAK-
-Kadınların ekonomik, sosyal, kültürel, idari tüm yaşam alanlarında ve karar süreçlerinde yer alması sağlanacak. Kadına yönelik pozitif ayrımcılık yaklaşımı benimsenecek.
-Gençliğin ekonomik, sosyal, kültürel, mekânsal vb. kentsel politikaların belirlenmesi ve denetlenmesi süreçlerine katılımları güçlendirilecek. Çocuk, yaşlı ve engelli vatandaşların toplumsal yaşama katılmalarının önünü açacak projeler geliştirilecek.
-Bölgenin içinde bulunduğu ağır yoksulluğa karşı ‘Sosyal Belediyecilik' çalışmaları yapılacak. Kentlerde sosyal dayanışma ve paylaşım ağları kurulacak. Yine bu kapsamda istihdam odaklı girişimlerin önü açılacak, bu girişimler teşvik edilecek ve desteklenecek.
-Erzak ve kömür dağıtımı gibi sadaka kültürünü yaratan uygulamalara karşı, kooperatifçiliğin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması teşvik edilecek. Yoksul ve dezavantajlı kesimlerin yerel yönetim hizmetlerine ulaşımları kolaylaştırılacak.
-DTP'Lİ BELEDİYELER KÜRTÇE KULLANMAYI SÜRDÜRECEK-
-Uluslararası mevzuat ve meşruluk temelinde, resmi dil olan Türkçe'nin yanı sıra Kürtçe ve yerelde kullanılan diller, başta yerel yönetim olmak üzere tüm kamusal alanlarda kullanılmasının ve bu hakkın yasal güvence altına alınmasının takipçisi olunacak. Yerel yönetimlerde resmi dilin yanı sıra Kürtçe'nin kullanımına devam edilecektir.
-Âdemi Merkeziyetçi yönetim anlayışını geliştirmek amacıyla bilimsel ve özerk Yerel Yönetimler Akademisi kurulacak."