Artık batılı da sünnet oluyor

GAZİANTEP (İHA) - İslam ülkelerinde yaygın olan sünnet, Batılı Hıristiyan toplumlarda da rağbet görmeye başladı. Bilimsel araştırmalar sonucunda, sünnetli erkeklerle evlenen kadınlarda rahim kanserine daha az rastlanmasından dolayı Amerika ve Avrupa ülkelerinde yeni doğan erkek çocuklarının da sünnet edildiği bildirildi.

Reklam
Reklam

Çocuk Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nevzat Uçaner, yaptığı açıklamada, sünnetin dini açıdan öneminin yanı sıra sağlık açısından da çok faydalı olduğunu söyledi. Uçaner, sünnetli erkeklerle evlenen kadınlarda rahim kanserinin daha az rastlandığının bilimsel olarak kanıtlandığını belirterek, "Sünnet derisi şekil itibarı ile idrar yapmaya engel ise sünnet yapılması şarttır. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların sünnetli erkeklerde daha az görüldüğü bilinmektedir. Sünnetin sağlık açısından faydalı olduğunu artık batı toplumları da kabul etmektedir" dedi.

'TOPLU SÜNNETLER STERİL VE HİJYENİK ORTAMDA YAPILMIYOR' Uçaner, sünnetin tıbbi anlamda çok önemli cerrahi müdahale gerektirdiğini belirterek, "Bu nedenle sünneti mutlaka ehliyetli kişiler yapmalıdır. Rast gele insanların sünnet yapması ileride tamiri olmaya ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. Fenni sünnetçi, berber veya sağlık memurlarının sünnet yapması uygun değildir. Ehliyetsiz ve uzman olmayan kişilerin sünnet yapması çok sakıncalı. Ehliyetsiz kişilerin yaptığı sünnetler; idrar yollarında enfeksiyona, idrar yollarında daralmaya, şekil bozukluklarını, idrar yapamama, kanama ve enfeksiyona bağlı ölümlere sebep olabilmektedir. Bu kişilerin yaptığı sünnetlerden dolayı aileler bize başvuruyor. Ehliyetsiz kişilerin hatasını, bizler düzeltmek ve iyileştirmek zorunda kalıyoruz. Özellikle bazı dernek ve kuruluşların yaptığı toplu sünnet şölenleri asla sıhhi değildir. Steril ve hijyenik şartların az olduğu toplu sünnetler, toplu katliamda öte bir şey değildir" şeklinde konuştu.

Reklam
Reklam

Opr. Dr. Nevzat Uçaner, hijyene dikkate edilmediği ortam ve şartlarda yapılan toplu sünnetlerin ciddi arıza ve her türlü hastalık riskinin arttığını vurgulayarak, toplu sünnetlerden dolayı kendilerine gelen çok sayıda vaka olduğu, bu çocukların tedavilerinin aylarca sürdüğünü kaydetti.

Sünnette lazerin yerinin olmadığını belirten Uçaner, "Lazer, iç organlar ve göz için geçerli. Teknik olarak sünnette uygulanması mümkün değil. Kater denilen elektrikli bir aletle yapılan sünnetler var. Yakma suretiyle sünnet yapılıyor. Bu da çok tehlikeli. Sterilize edilmiyor ve çıplak elle sünnet yapıldığı için hastalık riski artıyor" diye konuştu.

'2-3 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARA SÜNNET YAPILMASI UYGUN DEĞİL' Çocuk Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nevzat Uçaner, sünnet yaşının bölgeye göre farklılık gösterdiğini ifade etti. Sünnetin bebek yaşlarında yapılmasının uygun olduğunu kaydeden Uçaner şunları söyledi: "Sünnet, en az düğün kadar önemlidir. Şölenler yapılır. Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde genelde 1 yaşına gelmeden çocuklar sünnet edilir. Batı bölgesinde ise çocuklar 5-6 yaşına geldiğinde sünnet ediliyor. Sünnetin çocuğun psikolojini etkilememesi için küçük yaşta yapılması en idealidir. Sünnet doğar doğmazda yapılabilir. Hiçbir sakıncası yoktur. 1 yaşına kadar yapıldığı gibi, 4 ile 7 yaş arasında da yapılmasında hiçbir sakıncası yoktur. 2-3 yaşındaki çocuklar çok hareketli olduğu için bu dönemlerde sünnet yapılmaması daha iyi olur."

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın