Herşey Ankara'nın Seyranbağları semtinde Üzümlü Sokak'ta bulunan boş arazide top oynayan çocukların bir torba içinde buldukları çürümüş el parçalarıyla başladı.
Yaşlı olduğu tahmin edilen kadının kimliği ve yaşının belirlenmesi için parçalar Adli Tıp'a gönderildi. Ancak ne parmak izi çıkarılabildi ne de Kemikler kırıldığı için yaşı belirlenebildi. Bu arada sadece tırnakları arasında bir erkeğe ait olduğu sanılan deri kalıntıları DNA incelemesi sonucu tespit edildi. Bu kalıntılar sayesinde polis, morgtan çalındığı ve atıldığı düşünülen ceset parçalarının bir cinayete ait olduğuna kesin karar verdi ve soruşturma Ankara Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'nce yürütülmüye başlandı.
ABD yapımı bir filimde görülen bilgisayarla insan animasyonlarının bu ülkenin gizli servisi CIA tarafından kullanıldığını hatırlayan bir emniyet yetkilisi, İstanbul'da bulunan ve bu konuyla ilgilenen meslektaşlarından yardım istedi. Bulunan tüm parçalar teker teker pekçok açıdan fotoğraflanarak internet üzerinden İstanbul'daki bilgisayar uzmanlarına gönderildi. Aradan bir kaç gün geçtikten sonra yaşlı kadının ortalama bir görüntüsü yaratıldı. Bu görüntüleri fotoğraf haline getiren polis ilk ipucuna ulaştı.
Ancak soruşturma burdada bitmedi. 3 oğlu olduğu belirlenen yaşlı kadının 2 oğlunun yurtdışında yaşadığı, yıllardır dul ve alkolik olan oğlu Mehmet Ali Aşut ve onun kızları Kübra ve Büşra ile yaşadığı öğrenildi. Kimlik belirlenmesi için uzak bir akraba arayan polis Keçiören bölgesinde bulduğu İsmail Aşut adlı akrabasından DNA örneği aldı ve cesetin halen Yozgat'a tatile gittiği ifade edilen Döne Aşut olduğu kesinleşti.
Hemen eve giden polis Aşut'un oğlu ve torunlarını gözaltına aldı. Gözaltına alındığı anda ağlayarak annesini öldürdüğünü anlatmaya başlayan Mehmet Ali Aşut, annesiyle para yüzünden tartışırken dövdüğünü ve bayıldığını sandığını ancak bir daha kalkmadığını söyledi. Yaşlı kadının ölümünü açıklayamayacağı için parçaladığını da söyleyen Aşut, işlediği cinayeti şöyle anlattı:
"Emekli maaşı olan annemle sürekli kavga ederdik. Ben para için, o alkol için sürekli birbirimize bağırırdık. Ölmeden önce bin 800 YTL KEY ödemesini Ziraat Bankası'ndan almıştı. Bu paradan bana da vermesini istedim. Ama alkol alacağım için vermedi. Ardından başlayan tartışmada dövdüm. Kafasına sopayla vurduğumda yere düştü. Sonra kızlar alıp yatağa yatırdı. Sakinleşmiştik ve yattık. Sabah kalktığımızda öldüğünü anladık. Cesedi ne yapacağımızı düşünürken parçalayıp bavula koymaya karar verdim. Salonda başını kesmeye başladım. Ortalık çok kan olunca banyoya götürüp kanını akıttım. Banyoda 6 parçaya ayırdıktan sonra salona tekrar getirdim. Ama gögüs bölümü bavula sığmayınca burada 2'ye ayırdım. Her gün bir parçayı çeşitli yerlere attım"