Bir protestocunun portresi

Suriyeli muhalif eylemci Tamam el Saab, ölümü ardından da protestocuları birbirlerine kenetleyen bir güç.

O, destekçilerine göre barışçı bir eylemci, hükümete göre tehlikeli bir 'terörist' idi.

Tamam el Saab'ın 20 Temmuz'da Suriye'nin başkenti Şam'da, hükümete bağlı kuvvetlerce öldürülmesi bir gazeteciye göre başkentteki protestocuları iyice biledi.

Devlet denetimindeki medya, Saab'ın başkentin kuzeydoğusundaki Berze semtinde "teröristleri temizlemeye yönelik" bir operasyonda öldüğünü açıkladı.

Reklam
Reklam

Berze'deki muhalif eylemciler ise, "devrimcilerin dayısı" dedikleri Saab'ın semtte sadece barışçı eylemlere öncülük ettiğini, yaralı bir eylemciyi kurtarmaya çalışırken bir keskin nişancı tarafından vurulduğunu söylüyor.

Şam'da gazetecilere getirilen kısıtlamalar, bu çelişkili bilgilerin hangisinin doğru olduğunu incelemeyi zorlaştırıyor. Ancak tezatlar, ülkedeki görüşler arasındaki nasıl bir uçurum oluştuğunun da göstergesi.

'Silah yığınağı'

Tamam el Saab, son bir yıldır Suriye hükümetinin arananlar listesindeydi.

Nisan ayında resmi haber ajansı SANA, Berze'nin dışında, Saab'a ait bir çiftlikte patlayıcı, otomatik tüfekler, tabancalar ve el bombaları gibi silahlarla iletişim malzelemeri bulunduğunu duyurdu.

Üç ay sonra ise SANA yine Berze'de bu kez Saab ile Ahd el Mağribi adlı bir kişinin adlarının aralarında sayıldığı bir grup 'terörist'in öldürüldüğünü bildirdi.

Reklam
Reklam

Resmi kaynaklar ajansa, bunun ardından binlerce kişinin yetkililere teslim olduğunu, çok sayıda kişinin de gözaltına alındığını söyledi.

Aynı kaynaklara göre operasyonda üzerine makinalı tüfekler monte edilmiş taşıtlar imha edildi, çok miktarda silaha el kondu.

Zıt öyküler

Ancak Berze'de pek çok kişi Tamam el Saab'ı ve nasıl öldüğünü çok farklı şekilde anlatıyor.

Onların anlattığı Saab, 40'lı yaşlarını süren bir üç çocuk babasıydı... Şam'ın banliyölerinde, barışçı protesto hareketine esin kaynağı olmuştu.

Ailesinden bazıları, Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın babası Hafız Esad dönemindeki baskının mağduru olmuş ve ülkeden ayrılmışlardı.

Para biriktirmek için uzun yıllar Körfez ülkelerinde inşaatlarda çalışan Saab, 10 yıl önce ailesine rahat bir hayat yaşatma beklentisi ile Suriye'ye döndü.

Onu tanıyan eylemciler, 2011 Mart'ında askerler Dera'da demokrasi isteyen protestocular üzerine ateş açana dek siyasetten uzak durduğunu söylüyor.

Reklam
Reklam

Ama bu olaydan bir kaç gün sonra, Şam'ın merkezindeki Ümeyye Camii'nde bir gösteriye katıldı.

Ülkede tepki dalgası yayılır, eylemlere baskı da artarken, Saab Berze'de eylemler organize etmeye ve gençleri bunlara katılmaya çağırmaya başladı.

23 yaşındaki bir eylemci "Daha iyi bir Suriye için mücadele etmek üzere protestolara katılmamızı istiyordu" dedi.

"Ne yapacağımız, ne diyeceğimiz konusunda hep bize danışırdı; tehlikeden uzak durmamızı söylerdi. Üzerimizde çok etkisi oldu."

'Barışçı değişim'

Saab'ın mesleği ve eğitim düzeyi, üniversite ve üzerinde eğitim görmüş kesimleri eylemlerinde yer almaya ikna etmesine engel oluşturmadı.

30 yaşında bir gazeteci onun için "O başlı başına bir okul gibiydi. Bize öfkemizi nasıl kontrol edeceğimizi ve rejimin tuzaklarına düşmekten nasıl korunacağımızı gösterdi" diyor.

Reklam
Reklam

"Daima değişimin barışçı yoldan sağlanmasını istedi; tüm Suriyelileri kucaklayacak sloganlar seçmemizde ısrar etti, yeni Suriye'de hepimizin birleşmesi gerektiğini düşünüyordu."

21 yaşındaki protestocu ve yardım çalışanı Nada da gençleri birbirlerine kenetlediğini belirtiyor. "Tamam, Berze'de her gece yaptığımız protestonun tüm Şamlıları çekecek bir ortam olmasını istiyordu, öyle de oldu" diyor.

"İşten çıkınca protestoya katılmak için Berze'nin yolunu tutuyorduk. Onun ruhu sayesinde bizi bir arada tutan sloganları haykırmaktan keyif duyuyorduk."

Başka eylemciler de her protestonun sonunda Saab'ın katılımcılara devrimin temel amaçlarından, yani rejimi devirip yeni özgür ve demokratik bir Suriye oluşturma hedefinden sapmayacakları konusunda yemin ettirdiğini anlatıyor.

Bu nedenle Tamam el Saab'ın ölümü Berze ve Şam'ın genelinde pek çokları için büyük bir kayıp...

Reklam
Reklam

Ancak şimdi kendi gibi, barışçı değişim çağrısı da silahların kurbanı olabilir.

Ölümü ardından düzenlediği protestolarda onunla omuz omuza duran gençlerden çoğu, yönetime karşı mücadelede silaha yönelmeyi düşünebilir.

Haberin Devamı İçin Tıklayın