"Cumhurbaşkanlığı saygınlığa en büyük darbeyi vurdu"

ANKARA (ANKA) - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Abdullah Gül'ün yargılanması ile ilgili kararı eleştiren cumhurbaşkanlığına sert çıkarak, "Bir cumhurbaşkanlığı kurumunun Türkiye'deki bir yargı kurumunun kararı hakkında ‘kötü niyetli' diye açıklama yapması hukukun da cumhurbaşkanlığı makamının da saygınlığına en büyük darbeyi vurdu" dedi.

Reklam
Reklam

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yargılanması ile ilgili karara dikkat çekti. Konunun dokunulmazlık konusu olduğunu söyleyen Baykal. "Türkiye'de dokunulmazlık konusunun ne kadar yanlış bir biçimde ortaya çıktığı bu olayla ortaya çıktı. Bunun ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Yine bu kürsüde cumhurbaşkanı için demiştim. O seçeceğiniz cumhurbaşkanı sabah büyükelçileri kabul eder, akşam mahkemede hesap verir demiştim. Geldiğimiz nokta bunun ne kadar doğru ve gerçekçi bir nokta olduğunu ortaya koydu. Konunu iki yönü var. Birincisi anayasa yönü. Bizim dokunulmazlık düzenlememiz yeterli, adaletli toplumun bekleyiş ve vicdanına yatkın belirlenmiş değil. Suç ayrı, milletvekilliği ayrıdır. Vekillik saygın onurlu görev. Milletvekili olması açık bir yanlış ve suçtan dolayı hesap vermeyeceği anlamına gelmez gelmemeli" dedi.

Reklam
Reklam

-"DOKUNULMAZLIK TÜRKİYE'DE MUTLAK ZIRH OLDU"-

Dokunulmazlık konusunun birçok ülkede farklı şekilde düzenlendiğini anlatan Baykal, hiçbir ülkede Türkiye'deki gibi olmadığını söyleyerek, "Bizdeki gibi tatildeyken ve toplantıdayken dokunulmazlık yok. Kimsenin dokunulmazlığı da kaldırılmıyor. Mutlak bir zırh haline geldi. Yanlış. En utanç suçları işleyen insan milletvekili diye takip edilmiyor. Cumhurbaşkanlığı onurludur, ama en yüksek saygın olan Türkiye'nin bir hukuk devleti olmasıdır, hukukun işlemesidir. Herkesin hukuka tabi olduğunun bilinmesidir. Herkes hukuk karşısında eşit. Hukuk, ‘cumhurbaşkanı şu şekilde suçlardan yargılanır' düzenlemişse; o düzenleme yerine getirilir. Cumhurbaşkanı ile ilgili düzenleme var mı, yok. Milletvekili ile ilgili var, cumhurbaşkanı ile ilgili yok. Şimdi, ‘olması lazım' diyor birileri. Evet olabilir ama yok. Önemli olan da bu. Hukukta önemli olan da bu. Uygundur, ama olmamış. Kıyasla yapıverelim. Onu yapamazsın. Hukuk cambazlığı ile olmaz. Bu yanlış. Cumhurbaşkanlığı dokunulmazlığı konusunu düzenlememiş Anayasa. Bu talep haklı da olabilir" dedi.

Reklam
Reklam

-"CUMHURBAŞKANLIĞI, EN BÜYÜK DARBEYİ VURDU"-

Söz konusu dosyanın hakimin önüne geldiğini ve Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmeden önce işlendiği iddia edilen suçla ilgili karar verdiğini söyleyen Baykal, "Dokunulmazlığı olduğu sürece ellenmemiş. Şimdi dokunulmazlığı yok. Bakınız mahkeme bir karar aldı, doğru mu yanlış mı. O kararı irdeleyecek merciler var. Onlara götürürsün değerlendirir. Öyle mi yapıyoruz?" sorusunu sordu. Cumhurbaşkanlığı'nın kendi anlayışı içinde söz konusu karar karşısında bir bildiri yayınladığını ve "yargının kararının kötü niyetli olduğunu" ifade ettiğini söyleyen Baykal, "Bir cumhurbaşkanlığı kurumunun Türkiye'deki bir yargı kurumunun kararı hakkında ‘kötü niyetli' diye açıklama yapması hukukun da cumhurbaşkanlığı makamının da saygınlığına en büyük darbeyi vurdu. Böyle bir şey olur mu? Doğrudur, yanlıştır cumhurbaşkanlığına ne? O zaman cumhurbaşkanlığını hiç ilgilendirmez" diye konuştu.

Reklam
Reklam

-"ÇİFTE STANDART EN ÜST MEVKİDE HİMAYE BULUYOR"-

Başbakan ve cumhurbaşkanlığının konuyla ilgili açıklamalarına dikkat çeken Baykal, "Bu kadar uğraşacağınıza cumhurbaşkanlığına bir dokunulmazlık getirin. Cumhurbaşkanlığına dokunulmazlık olmadığını buradan yıllar önce söylemiştim. O yanlış varsa yetkili merci düzeltir, düzeltmiyorsa saygı göstereceksin. Çifte standart devletin en üst mevkilerinde himaye görüyorsa, sorunumuz var demektir" dedi.

-"DENİZ FENERİ ŞEBEKELERİN İÇ İÇE OLDUĞUNU ORTAYA KOYDU"-

Deniz Feneri eV ile ilgili olarak hukuk sürecinin bir türlü resmen işletilemediğinin ortaya çıktığını da kaydeden Baykal, "Dosya yok dediler dosyaya gerek yok ama bekledik. Geldi, tercüme edeceğiz dediler, şimdi de eksik belgeler var, dediler. Alman mahkemesi kendi tahkikat açısından ‘bunlara ihtiyacım var, 12 şirket hakkında ve 16 kişi hakkında bilgileri derhal gönder. Karşılıklı anlaşmamız var yardım istiyorum' dedi. Bu da gitmiyor. Bizim beklediğimiz dosya geldiği halde tahkikata başlanmıyor" dedi. Eski Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in soruşturmanın başlatılması için eksiksiz olması gerektiğini ifade ettiğini anımsatan Baykal, Ergenekon konusunda ise sabah saat 04.00'te eve baskınların olduğunu anımsattı. Baykal, "Belgeler yolda tamamlarız' denildi. Böyle bir şey oluyorsa, bunu yapan insanların demokrasi ve insan haklarına saygısına inanabilir miyiz?" dedi. Baykal, Deniz Feneri'nin TV kanalı, başka yolsuzluklarda adı geçen kurumlar ve Deniz Feneri "kadrosunun" ne kardan iç içe olduğunu gösterdiğini söyleyerek, "TV kanalı ile olayların nasıl iç içe geçtiği, trilyon davasında adı geçen ve Deniz Feneri kadrosu nasıl iç içe, şebekeler üstü üste binmiş o da bu vesileyle görüldü" dedi.

Reklam
Reklam

-"KİMSE HAZRETE DOKUNAMIYOR"-

Baykal, geçen hafta RTÜK Başkanı Zahit Akman'ın Deniz Feneri dolayısıyla hala görevde kalması ile ilgili Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın; Akman'dan istifasını istediği haberlerinin gündem olduğunu anımsattı. Söz konusu istifanın medyada sevinçle karşılandığını ve hükümetin harekete geçtiği yolunda anlamlandırıldığını ifade eden Baykal, istifaya davet etmesine karşın istifa olmadığını söyledi. Akman'ın üçüncü dönem Başkan seçilme talebinden vazgeçtiğinin ortaya çıktığını belirten Baykal, "Kamuoyuna şirin gözükmeye niye çalışıyorsun. Şimdi yarış başladı. Eski Adalet Bakanı ‘ben ondan önce istemiştim' dedi. Bunun gücü nerden geliyor. Adalet Bakanı, Başbakan Yardımcısı istifa istiyor o orada kalıyor. Maşallah bu gücü nerden geliyor kimse dokunamıyor hazrete. Eğer teminini ötesinde görevden almaya hazırsan çık ifade et. RTÜK toplansın, hep beraber alıverelim. Hükümet üyeleri nasıl içine sindiriyor. Ben bundan üzüntü duyuyorum. Bunun gücü nerden geliyor kimse dokunamıyor. Bu çok acı bir olay" dedi.

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın