Araştırmacı Kansu Şarman, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan 2. kitabı, "Türk Promethe'ler / Cumhuriyet'in Öğrencileri Avrupa"da adlı çalışmasında, Türkiye'nin yakın tarihinde, şimdiye kadar pek ortaya çıkmamış bir bölümüne de ışık tutuyor.
"Türk Promethe'ler-Cumhuriyet Öğrencileri Avrupa'da" Türkiye'nin Batı tarzında eğitim almış yeni bir nesil yetiştirme çabasını örneklerle anlatan bir kitap. Avrupa öğrencilerinin anılarında yeni cumhuriyetin gençlerinin çalışma heveslerini, batılı değerlerle bütünleşme çabalarını ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'nden 70 yıl öncesinden başlayan Avrupa'yla bütünleşme girişimlerinin ilk temel taşlarını bulacaksınız.
Araştırmacı Kansu Şarman, 1925-1945 döneminde Avrupa üniversitelerinde devlet bursuyla okuyan Türk öğrencilerin öykülerini tanıklıklar, mektuplar, belgeler ve fotoğraflarla anlatıyor.
"SİZİ BİR KIVILCIM OLARAK GÖNDERİYORUM, VOLKAN OLUP DÖNÜNÜZ!"
Cumhuriyetin ilanından hemen sonra yetenekli öğrenciler Atatürk'ün işte bu sözleriyle Avrupa'nın çeşitli ülkelerine uğurlanır. Amaç, Cumhuriyet'in kalifiye eleman ihtiyacına cevap bulmak ve batı tarzında eğitim almış yeni bir nesil yetiştirmektir.
1925-1945 yılları arasında çeşitli branşlarda Avrupa'ya gönderilmiş ve döndükten sonra kendi alanlarının öncü isimleri olmuş 40 öğrencinin Avrupa'daki günlerine ait tanıklıklarının belgeleri ve fotoğraflarıyla yer aldığı bu çalışmada edebiyattan, müziğe, matematikten kimyaya, mühendislikten güzel sanatlara kadar alanında ilk olmuş, önemli pek çok isim yer alıyor.
Avrupa öğrencilerinin anılarında yeni cumhuriyetin gençlerinin çalışma heveslerini, batılı değerlerle bütünleşme çabalarını ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'nden 70 yıl öncesinden başlayan Avrupa'yla bütünleşme girişimlerinin ilk temel taşlarını bu kitapta bulacaksınız.
Kitapta Sorbonne'da okuyan ilk Türk kadını ve Madam Curie'nin öğrencisi Kimyacı Remziye Hisar, Yazar Sabahattin Ali, Besteci Ahmet Adnan Saygun, Kuzey Anadolu fay hattının varlığını ilk kez ortaya koyan Jeolog İhsan Ketin, kendi kuramıyla dünyanın ünlü matematikçileri arasına giren Cahit Arf, Şair Cahit Sıtkı Tarancı, Ressam Mahmut Cûda, Tarihçi Enver Ziya Karal, Mühendis Şahap Kocatopçu, Arkeolog Ekrem Akurgal gibi bir çok öncü ismin aralarında bulunduğu 40 öğrencinin günlüklerinden faydalanılıyor.
TÜRK PROMETHELER'İN HİKAYESİ Cumhuriyetin ilanından bir yıl sonra modern eğitim dallarında yetişmiş eleman sıkıntısı kendisini hissettirmeye başladı. Bu durumun giderilmesi için yetenekli ancak maddi durumları yeterli olmayan öğrenciler branşlarında yüksek öğrenim düzeyinde ihtisas yapmaları için Avrupa'daki okullara gönderildi.
Bu konudaki teklif Atatürk'ün isteğiyle 1923 yılı hükümet programına konuldu.
29 Ekim 1924'te yani Cumhuriyetin birinci kuruluş yıldönümünde açılan Maarif Vekaleti Avrupa sınavıyla, bu uygulama hayata geçirildi.
İlk gruptaki 22 öğrenci, 8 Ocak 1925 günü Avrupa'nın değişik ülkelerine gönderilmek üzere yola çıktılar. Bu öğrencilerin ardından Maarif Vekaleti, her yıl düzenlediği Avrupa sınavıyla edebiyattan, müziğe, matematikten kimyaya, mühendislikten güzel sanatlara kadar pek çok branşta yetenekli öğrenciyi Avrupa'nın gelişmiş ülkelerinde eğitime göndermeye başladı.
1929'da, 1416 sayılı 'yurtdışında eğitim' yasasıyla uygulama düzenli hale getirildi. Başta Fransa ve Almanya olmak üzere Belçika, İsviçre ve İngiltere, sınavları kazanan Türk öğrencilerin eğitim aldığı ülkeler oldu. II. Dünya Savaşı döneminde bir süre ara verilen uygulama savaştan sonra Avrupa ülkelerine ABD ve Kanada'nın da eklenmesiyle yoğun olarak devam etti.
Darülfünun konusunda yapılacak büyük değişikliğin ilk tohumları da Avrupa'ya öğrenci gönderme projesi ile atıldı. Böylece Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde fen ve sosyal bilimler dallarında eğitim alan öğrenciler üniversitelerde görevlendirilerek 1933'teki üniversite reformunun kaynağını oluşturdular.
Kitaptan
Cahit Sıtkı Tarancı (Şair): Son hadiseler üzerine (Paris bombardımanı) Paris'ten Haziran'ın 13'ünde ayrılmak zorunda kaldık. O günden beri Fransa yollarında bisikletle bombardımanlar altında olanca hızımızla kaçarak 10 gün kadar yol aldık. Nihayet Bordeaux'ya vardık. Bu şehirde sefirle talebe müfettişimizi bulduk."
Remziye Hisar (İlk kadın kimyacı): Sorbonne'da o yıllarda çok tanınmış hocalar vardı. Langevin gibi, Madam Curie gibi. Hoca kürsüye çıktığında talebe ayağa kalkmaz, beğendikleri hocayı alkışlar, beğenmediklerine ayak sürtüp bağırırlardı. Yalnız Madam Curie'nin dersinde tüm öğrenciler çok sessiz ve hürmetkardılar.
Ekrem Akurgal (Arkeololog ): "Kurfürstendamm'da bir yıl süreyle oturduğum evin sahibi Dr. Platschek adlı komünist bir bayandı. Bu evde Nazi yandaşı bir genç, Gebert adlı liberal bir öğrenci, bir Çinli iki Amerikalı bir de ben oturuyorduk. Gizli polis teşkilatından sık sık baskın yapılırdı. Ancak liberallerin odalarına hiçbir teftiş yapılmazdı."
Enver Ziya Karal (Tarihçi ): Bugün sinemaya gittim. Fransa'ya geldiğimizden bu yana ilk defadır güzel bir gün geçirdim. Film Rus inkılabına ait idi. Yarın milli bayramımız... Gurbette milli bayram, ne hazin şey. Bir iki tebrik yazdım. Biri Maarif Vekili Necati Bey'e, öteki de liseli arkadaşlarıma. Onların kopyalarını bir hatıra olsun diye defterime yazıyorum.