Şener, "davayla ilgili kaçamak ifadeler kullanıyor" dediği Erdoğan'ın konunun üzerine gidilmesini engelleyen tavır sergilediğini, ayrıca Erdoğan ve iktidardaki bazı önemli isimlerin davada adı geçenlerle içiçe olduğunu savundu. 32.Gün Genel Yayın Yönetmeni Rıdvan Akar'ın sorularını yanıtlayan Şener, şunları kaydetti:
"Mahkemenin ‘Asıl failler Türkiye'dedir' derken saydığı, zikrettiği isimlere baktığımızda da bunlarda Türkiye'de belli bazı kuruluşların başındalar. Dolayısıyla süreç ve zincir aslında fotoğrafı bilinmez hale getirmiyor. Ve bu belli kurumların başında olan kişilerde siyasi iktidar tarafından himaye ediliyor. ‘Hırsız bizim hırsızsa ona sahip çıkmamız gerekir' diyenler var hâlâ bu ülkede." Şener ayrıca " ben Kanal 7 bağlantılı olarak Sermaye Piyasası Kurulu'nda bir çalışmanın devam ettiğini biliyorum. Çünkü daha önce bana da gelmişlerdi... Bu tür ziyaretler sadece masum bir şekilde sorunları anlatmak için yapılmaz. Elbette bu anlatılanlar bir talebi de içerecek şekilde algılanmalıdır... " dedi. SPK'nın Kanal 7 ile ilgili karar vereceği süreçte Zekeriya Karaman'ı Başbakanlık koridorlarında gördüğünü de kaydeden Şener, "Pek çok iddialar ortaya atıldı. Başbakan bu iddialara kendince cevaplar verdi. Ama görüyoruz ki sadece bir konuda değil, birçok konuda söyledikleri doğru çıkmıyor. Ama bırakma niyeti göstermiyor. Sayın Başbakan'ın üslubu kin ve nefreti artırmaya yönelik" ifadelerini kullandı.